kapat

19.01.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
İstanbul'a neden geldiler?
Güneydoğu'da darbe üstüne darbe yiyen Hizbullah, toparlanmak ve maddi kaynak sağlamak için kendi deyimleriyle İstanbul'a hicret etti. İslamcı işadamlarını haraca bağladılar, vermeyeni kaçırdılar

HİZBULLAH lideri Hüseyin Velioğlu'nun İran'dan döndükten sonra neden Güneydoğu'yu değil de İstanbul'u tercih ettiği konusunda çeşitli yorumlar yapılıyor. Bunlardan en önemlisi Güneydoğu'da güçlü olan örgütün son aylarda giderek etkinliğini kaybetmesi olarak gösteriliyor. Öyle ki bir hafta önce Diyarbakır'da yapılan operasyonda 200 Hizbullah militanı yakalandı. Hizbullah itirafçısı Abdülaziz Tunç'un verdiği bilgiler doğrultusunda örgütün 20 bin sayfalık ana arşivi ele geçirildi. Örgütün tüm sempatizanları, yardım edenler, örgüt elemanlarının isim listelerinin yanısıra örgütün gerçekleştirdiği eylemlerin çoğu bu sayede aydınlatıldı.

Peki örgüt neden son dönemlerde güç kaybetmeye başladı? Terör uzmanları bu konuda PKK'nın Abdullah Öcalan yakalandıktan sonra değişen stratejisine dikkat çekiyorlar. PKK'nın değişen stratejisi Hizbullah'ı da güç durumda bıraktı. Örgüt, PKK'ya tavır konusunda ikiye bölündü. Bir grup PKK'yla eskisi gibi savaşmak niyetinde değildi. Artık PKK etkisi bölgede yoktu. Şimdi hedef devletti. Aksini düşünenler ise PKK'yla savaşın sürdürülmesini savunuyordu.

Örgüt bu tartışmayı sürdürürken, güvenlik güçleri ve istihbarat birimleri PKK terörünün azalmaması sonucu Hizbullah'a yönelik daha rahat çalışmaya başladı. Üzerindeki baskının artması sonucu Hizbullah yeni yerleşim merkezleri aramaya yöneldi.

28 ŞUBAT'IN ETKİSİ
Hizbullah'a karşı yapılan operasyonların Öcalan'ın yakalanmasından sonra başladığını söylemek çok doğru değil. Operasyonların sayı olarak arttığı gerçek, ancak Öcalan yakalanmadan önce de güvenlik güçleri Hizbullah'ı sıkı bir takibe almıştı. Özellikle 28 Şubat kararlarından sonra Radikal İslami örgütlere karşı güvenlik güçlerinin operasyonlarına hız verdiği biliniyor. Milli Güvenlik Kurulu'nun irticayı ve İslami örgütlenmeleri Türkiye'yi tehdit eden unsurların en tepesine taşımasının ardından adeta bir sürek avı başladı. 28 Şubat kararlarından sonra İBDA-C lideri Salih Mirzabeyoğlu'nun, Adnan Hocacılar'ın yakalanması bu tezi kuvvetlendiriyor.

İster PKK'nın güç kaybetmesi, ister 28 Şubat kararlarının kararlılıkla uygulamaya konulması olsun, Hizbullah'ın kapana kısılması örgütü İstanbul'a kaydırdı. Hizbullah'ın Günüydoğu'da daralan çemberden çıkıp İstanbul'da nefes almak istemesinin bir başka nedeni de ekonomikti. Örgüt finansman açısından zor bir döneme girdi. Örgüte sempati duyan işadamları eskisi gibi para yardımında bulunmuyorlardı. Velioğlu'nun İstanbul'a gelmesinin ardındaki gerçeklerden biri de dağılma sürecine giren finans kaynaklarını yola getirmekti. Yola gelmeyenler ise kaçırılıp rehin alınıyordu.

Hizbullah'ın operasyonlarda büyük güç kaybettiğini ve ekonomik desteğinin tamamen kesildiğini de kaydeden yetkililer, şöyle devam ettiler: "Bölgeden artık para toplayamayan örgüt bu sorununu çözmek için batı illerine yöneldi. Örgüt kendi tabiriyle de buna (hicret) diyor. Batı illerine yerleşmeye çalışan örgüt gelir kaynakları kısılınca, bu kez de zengin işadamlarını kaçırma ve bazı vakıflardan zorla para almaya çalışıyor."

(HABER MERKEZİ)


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır