kapat

19.01.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Not artışı 3 ay sonra
Hazine Müsteşarı Selçuk Demiralp, Türkiye'nin not artışı için rating kuruluşları programının ilk üç aylık sonuçlarını görmek istediklerini söyledi

Hazine Müsteşarı Selçuk Demiralp, göreve başladığı ilk günden bu yana koruduğu suskunluğunu bozdu. Demiralp, IMF ile yürütülen Stand-by programından banka operasyonuna, Türkiye'nin rating notundan dış borçlanmaya, nema ödemelerinden mevduata güvence sistemine, mali sektörün geleceğinden off-shore bankalara kadar sorularımızı şöyle yanıtladı:

* Türkiye'nin rating notu ne zaman yükselecek?

Kredi derecelendirme kuruluşları oldukça ince eleyip sık dokuyorlar. Hemen reaksiyon vermekten kaçınıyorlar. Standart &Poors ve Moody's ilk kez programa çok hızlı yanıt verdi. Nitekim, bunun avantajını 30 yıllık borçlanmada gördük. Rating kuruluşları, programın ilk 3 aylık uygulama dönemini görmek isteyecekler. İlk 3 aylık performans ve IMF'nin ilk dönem incelemesi bu açıdan çok önemli. Türkiye'nin hazırlık dönemindeki başarısı kadar uygulama dönemindeki başarısı, kararlılığı ön plana çıkacak.

* Kur avantajının ortadan kalkması, reel faizlerin inmesi nedeniyle yabancı sermaye için Türkiye'nin eskisi gibi cazip olmayacağına katılıyor musunuz?

Hayır. Yabancı sermaye politik ve ekonomik istikrarın bulunduğu ülkeye gelir. TL'nin getirisi az olacağı için yabancı sermayenin gelmeyeceği görüşlerine katılmıyorum. Şu anda borsadaki yatırımcıların büyük bir bölümü yabancılardır. Önemli olan istikrarı hissettirmek ve güven vermektir. 2000 yılı performansı ile Türkiye'ye dönük yabancı sermaye artışı çok daha hızlı olacaktır.

* Stand-by programının iç ve dış piyasalara yansıması beklediğiniz gibi oldu mu?

İlk defa bir Stand-by programı Washington'la ilgili ülkede aynı andan kamuoyuna açıklandı. Stand by gibi karmaşık bir programın toplumun geniş kesimlerince bilinmesi başarı için kaçınılmazdır. Basın, sanayi çevreleri, hatta kamu ve özel sektör çalışanları, programın Türkiye ekonomisi için çok önemli olduğuna inandılar. Ayrıca, hükümetin 6 aylık icraat dönemi boyunca yapısal kararları almakta gösterdiği performans da iç ve dış piyasaları olumlu etkiledi. Bir ülkede ekonomik istikrar için politik istikrar olmalı. Türkiye, son yıllarda görülmedik ölçüde bu istikrarı yakaladı.

* Programın kredibilitesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

IMF programlarının en önemli yanı kredibilitesi ve ağırlığıdır. Son yıllarda yapılan en kapsamlı ve reformcu bir program.

* Programda özelleştirmenin önemi nedir?

Bu program, dengeler üzerine kurulmuş bir program. Dengelerden biri çalışmazsa program sıkıntıya girer. Bu nedenle program tüm unsurları ile birlikte çalışmalı. Bunları, kamu harcamaları-gelir politikaları, kur politikası, özelleştirme, iç ve dış borçlanma ve yapısal reformlar olarak sıralayabiliriz. Bir ayak çalışmazsa diğer ayaklara baskısı fazla olur, programın dengeleri bozulabilir. Bu açıdan özelleştirme konusunda çok hassasız.

300 trilyonluk nema ödemesi Şubat'ta
* Mevduata yüzde 100 güvence yakın zamanda kaldırılacak mı?

Mevduata yüzde 100 güvencenin kaldırılmasında zamanlama çok önemli ancak bu işlem 2000 içinde yapılacak. 1-2 ay içinde bu yönde bir karar alınacağını tahmin etmiyorum. Yani, 2000 başında böyle bir şey düşünmüyoruz. Bu karar Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nda da alınabilir. Kurul faaliyete geçmeden önce de. Bunu, ekonominin gidişatı etkileyecek.

* Zorunlu Tasarruf Hesapları'ndaki birikimleri nasıl tasfiye edeceksiniz? Bu yılki nema ödemesi miktarı ne kadar?

Zorunlu Tasarruf birikimleri için özel emeklilik sigortasına dönüştürülmesi de dahil birkaç seçenek üzerinde çalışılıyor. Şubat ayında 300 trilyon lirayı aşan nema ödemesi yapılacak.

Off-shore'a önlem
* Fon'a devredilen bankalarla ilgili bir hazırlığınız var mı?

Fon'a devredilen 5 bankaya mevduat dahil 300 milyon doların üstünde kaynak aktarıldı. Ancak bankalar kapatılmadığı için hızlı mevduat çekilişi yaşanmadı ve Fon'a büyük yük getirecek bir uygulama olmadı. Şu anda Fon'da 8 banka var. Türkiye'de perakende bankacılık yapmak isteyen yabancılar bu bankalarla ilgileniyor. Banka bilançoları ile ilgili çalışmaların bitmesini bekliyorlar. 3-4 tanesi için çok sıkı süre içinde görüşmelere başlanacak. Şubat'ta herşey netleşecek.

* Off-shore mevduat krizi çözülecek mi?

Önce 5 bankayla ilgili resmin çıkması lazım. Toplanan paraların ne şekilde kullanıldığını bilmemiz gerekiyor. Bu paralar eğer bankanın içindeyse mevduat sahiplerine paraları ödenir. Ancak kimsenin mutazarrır olmasını, sıkıntıya düşmesini istemeyiz. Bu yönde çözüm mutlaka aranacaktır. Off- shore banka sistemine yasal önlem getirilmesi gerekiyorsa, bu yönde hükümete öneride bulunulacaktır.


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır