kapat

16.01.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
NECATİ DOĞRU(ndogru@sabah.com.tr )


Fenerbahçe'de tramola!

Yok yok boşuna heveslenmeyin, futbol yazısı yazacak, şu güzel pazar günü Fenerbahçe futbolunun nasıl kurtarılması gerektiği konusunda ağır düşünce ve önerilerimi sıralayacak değilim... İstanbul'un sakin, durmuş oturmuş, köklü semti Fenerbahçe'de deniz doldurularak elde edilmiş toprak parçalarına "Anakent Belediyesi- Kadıköy Belediyesi- girişimci işadamı" üçgeni oluşturularak nasıl tramola atıldığını yazacağım.

Tramola atmak....

Denizde giden bir tekne rüzgarı sağdan almışken ve yelkenini sol tarafa şişirmişken, yelkencinin bir dümen marifetiyle, tekneyi tam ters duruma getirmesine tramola atmak deniyor. Tramola atmış tekne yüzde yüz pozisyon değiştirmiş duruma geliyor, rüzgarı soldan almaya ve yelkeni sağa şişmeye başlıyor.

Fenerbahçe'de tramola...Yüzde yüz ters pozisyon...

Osmanlı döneminden beri uygulanan kuralları tam tersine çevirerek halka açık olması gereken deniz kıyısında doldurulmuş Milli Emlak'a ait alanları, kapatarak parası bol belli bir azınlığa hizmet eden marinalar, alışveriş merkezleri, kafeler, pastaneler, lokantalar haline getirmek...

Bugün yazacağım...

Bu tramola hikayesidir.

***

Babalarının babası da Fenerbahçe'de, Kalamış'da, Moda'da doğmuş, büyümüş, yaşamış semt sakinlerinden Bülent Turan, Haşmet Bener, Murat Bener'in anlattıklarına göre, Fenerbahçe'de halka açık deniz alanlarının, halka kapatılıp, marina işletmesi sahiplerine verilmesinin hikayesi şöyledir: Fenerbahçe, Kalamış koyları Osmanlı İstanbulu'ndan beri balıkçı barınağı olarak halka ve balıkçılara açıktır. Cumhuriyet kurulduktan sonra da; 1936'da dönemin Ticaret Bakanı Şakir Kesebir, Fenerbahçe koyuna bir mendirek inşa ettirdi ve yelken sporları yapılsın, amatör denizcilik gelişsin diye halka açıldı. Milli yelkenciler burada yetiştiler. Kalamış Yelken Kulübü ile İstanbul Yelken Kulübü de burada yıllardır, yelken sporu yapmak isteyenlere hizmet veriyor. 1989 yılında dönemin Anakent Belediye Başkanı Bedrettin Dalan ise ana yolları genişletmek amacıyla ilave arterler projesini başlattı ve bunun için de sahilleri doldurarak toprak kazanmaya girişti. Bu arada Fenerbahçe ve Kalamış koylarının sahilleri dolduruldu. Kalamış Koyu dolgu bölümünde batılı anlamda Kalamış Marinası inşa ettirildi, Kadıköy Belediyesi'nin de rızasıyla (o dönemde belediye başkanı Osman Hızlan..) Tek-Art Firması'na ihaleyle kiraya verildi ve dönemin başbakanı Turgut Özal da törenle marinayı açtı.

***

Buraya kadar tamam...

İstanbul bir marina kazandı.

Herkes sevinçli...

Ancak marina işletmeciliğini alan Tek-Art şirketi Belvi bölgesinden Fenerbahçe yeni mendireğine kadar olan deniz kıyısını da demir parmaklıklarla çevirdi, halka kapattı, tekne sahiplerine açtı ve adı Fahri Korutürk Tekne Barınağı olan Fenerbahçe Koyu'nu da marina alanı olarak ilan etti, bu koya teknelerini bağlamış semt sakini yelkencilerden de kira ücreti talep etmeye başladı. Daha sonra da deniz doldurularak elde edilmiş alanlara alışveriş merkezleri, pastaneler, cafeler kuruldu. Oysa 3608 sayılı Kıyı Kanunu'na göre, denizin doldurulmasıyla elde edilen alanlar üstünde ancak halka açık olarak park, yeşil alan, yol, rekreasyon sahası yapılabilir.

İşte Fenerbahçe'de tramola...

Yasanın söylediğini tam tersi...

Kadıköy'ün şimdiki Belediye Başkanı Selami Öztürk de 1998 yılında sona eren Tek-Art şirketiyle yapılan sözleşmeyi yenileyerek 11 Eylül 2007 tarihine kadar uzatmış bulunuyor. Kendisiyle konuştuğum Tek-Art Şirketi Marinalar Müdürü Vedat Midilli, Kadıköy Belediyesi ile yaptıkları son mukaveleye, mukavelede yeralan tarif ve verilen krokilere göre, Kalamış Marinası ile Fenerbahçe bölümünün işletime, tasarruf hakkının şirketlerine ait olduğunu ve bunun da yasal olduğunu söylüyor.

Selami Öztürk ise sus-pus.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır