Koalisyonu oluşturan partilerin liderlerinin önceki gün aldıkları karar da; işte tam böyle, sonradan "kolay" gibi görünen çok "zor" bir goldür..
Ve itiraf etmek gerekir ki; kararın ardından "sayfa sayfa" söz üreten medyanın kanaat önderleri; kararın öncesinde sınıfta kalmışlardır.
Sonradan golü yorumlayan tüm "medyatik ve akademik yorumcular", ne yazık ki, golün nasıl atılabileceği konusunda önceden hiçbir tahminde, hiçbir öngörüde bulunamamışlardır.
(Elbette; bu satırlar, bizi, hepimizi içine alan açık sözlü bir özeleştiri için kaleme alınmıştır...)
Bu kararın nasıl alınabileceğini tahmin dahi edemeyenlerin hele bir de "beklenen karar" yorumunda bulunmaları dudaklarda tebessüm uyandırmaktadır.
Gidin bir ay öncesine..
Tarayın bütün arşivleri.. Konuyla ilgili binlerce yorum bulursunuz... Birbirinden çok farklı görüşlere sahip olanların da söyledikleri aşağı-yukarı aynıdır.
Farklı yorumların özeti şudur:
"Karar, başbakanlıkta bekletilir."
"Hayır... karar, meclise havale edilir..." Ancak, "karar, başbakanlıkta bekletilir" diyenler, ardından da önemli bir gerçeğin altını çizelerler:
"Lakin, MHP buna kesinlikle karşıdır."
MHP, buna karşıysa, karar başbakanlıkta nasıl bekletilir ki?
Yanıt? Yanıt yok!..
"Karar, meclise gönderilir" diyenlerin de DSP ve ANAP muhalefeti ve "Avrupa handikapı" orta yerde dururken, bunun nasıl mümkün olabileceğine ilişkin hiçbir önermeleri yoktur...
Tarayın bütün arşivleri...
Konuyla ilgili binlerce yorum bulursunuz. Yani bu ülkenin bütün medyatik ve akademik kanaat önderleri, haftalardır bu iş üzerine "ciddi ciddi" kafa yormuştur.
Büyük bir çoğunluk, bu işin hükümet içinde "uzlaşma"yla sonuçlanacağından da emin görünmektedir.
Ama, bu uzlaşmanın nasıl sağlanacağı konusunda hiçbir fikri yoktur...
Aslında bütün yorumlar, sihirli formülü arar, ama bulamaz... Binlerce kanaat önderinin yedibuçuk haftalık arayışı sonuçsuz kalırken, formül, üç liderin yedibuçuk saatlik arayışından çıkar.
"Olumsuz gelişme olunca hemen infaz..."
Arayın, tarayın bütün yorumları...
Bu çok "basit" formülü bulamazsınız.
Liderler zirvesinden çıkan bildirideki o tarihi "uzlaşma" paragrafı, daha önce kaleme alınmış hiçbir yazıda hiçbir metinde yoktur!..
Yoktur!..
Bu yazı dışardan gazel okuyan iflah olmaz "biz futbol yorumcularına" karşı, sahada ter döken futbolcuların hakkını teslim etmek için yazılmıştır.
Yani, yıllardır bu ülkede bütün olumsuzlukların müsebbibi gösterilip, günah keçisi ilan edilen "siyaset" kurumunun ve siyasetçinin hakkını teslim için...
Önceki günkü karar, siyasetin temel itici gücü olan "sorumluluk" kılıcının, sırtında yumurta küfesi olmayanlara karşı üstünlüğüdür...
Sorumluluk; en zor doğumların ebesidir. Ülkeleri, sıkışıp kaldıkları bunalım anlarından çekip çıkaranlar; kendilerini sorumlu kılanlar; ya da halk tarafından sorumlu kılınanlardır...
Sorumluluk denen iki ucu keskin kılıcı kuşananlardır...
Gordion'un kör düğümünü çözen o "sihirli paragraf"ın; biz "medya kalemşörleri" tarafından atlanırken; "Siyaset silahşörleri" tarafından kaleme alınmasının altındaki sır budur...
Bu noktadan sonra bizim söyleyebileceğimiz de şudur:
"Evet... İyi bir goldü!..."