America Online ve Time Warner birleşmesinin basın açıklamasını okuyacak olursanız gelecek için nasıl bir strateji çizdiklerini görmek mümkün. Bu dokümanı işi gereği ilgili kim varsa okudu. Olayın gidişatından yolun nereye varacağı belli, bütün dünya birleşecek.
Size bir on yıl sonrasını yazıvereyim...
Önce telefon ve bilgisayar birleşti.
Yani bilgisayardan, başka bilgisayarlara gitmek mümkün oldu.
Bilgisayar üzerinden haberleşmek, mektuplaşmak, dükkanlara ulaşmak, sipariş vermek, resim görmek, faks çekmek...
Ardından bilgisayar üzerinden müzik dinlemek, televizyon seyretmek de mümkün oldu.
Şimdilerde istediğimiz filmi, istediğimiz haberi, istediğimiz kanalın istediğimiz programını istediğiniz zaman bilgisayardan izleme aşamasındayız.
Sonuçta bilgisayar, televizyon, telefon aynı ortamda buluşuyor ve oradan bütün dünyaya açılıyorsunuz.
Yakında arkadaşınıza telefon ettiğinizde görüntülü olarak -dilerseniz kocaman ekranda- göreceksiniz.
Bu imkanlar yan yana gelince kullanıcıyı kendi tarafına çeken şu avantajları yakalıyor:
Benim hatlarımdan dünyaya açıl.
Benim filmlerimi izle.
Benim müziklerimi dinle.
Haberleri benden izle.
Benim televizyonlarımı seyret.
Benim gazetelerimi oku.
Benim üzerimden haberleş.
Peki kullanıcı o hatlardan başka yerlere gidemez mi?
Gider!
Ama ilk kim yaparsa bu alışkanlığı ilk kim yaratırsa onda kalır!
Memnun müşteri kolay kolay alışkanlık değiştirmez.
Adamlar Amerika'da bunu yaptılar.
Türkiye'de bu gidişi çok iyi takip eden, görenler var.
Benzer birleşmeler Türkiye'de de olacak.
Televizyon, internet, müzik, sinema birleşecek. Kendi içinde evlenecekler.
Sonra daha da büyük evlilikler başlayacak.
Türkiye'nin en büyüğü ile Avrupa'nın en büyüğü evlenecek, bütün Avrupa, Amerika ile evlenecek. Sonuçta belki iki, en fazla üç, dünya devi ve onların altgrupları olacak.
Bu arada lisan meselesi de ortadan kalkacak. Aklınıza gelen her şey, istediğiniz her lisana tercüme ediliyor olacak.
Kısacası, Avrupa Birliği iyi de aslında dijital ortamda bütün dünya hızla birleşiyor.
Türkiye açısından durum hiç de karanlık değil, bunu da cep telefonu gibi hepimizin kullanacağına hiç şüpheniz olmasın.
Hizmeti nasıl olsa alacağız, pazar global.
Ama üretici olarak, içerik açısından dünyaya katacak neyimiz var, ona bakmak lazım!
Bir süre el sıkışacağımıza, "Merhaba"dan sonra eli kalbin üzerine koyup "Eyvallah" yapalım! Sıvı sabunu, kolanyalı mendili eksik etmeyin.
Buna
inanamayacaksınız!
Kristof Kolomb'un yumurtası gibi, altını masaya vurunca dik duruyor da...
Önce akıl etmek gerekiyor.
İnsanların aklından geçenleri okuyabileceğinizi söylesem...
Mümkün!
Ama akıl etmek gerekiyordu...
Adamın biri akıl etmiş, bayıldım .
İnternette arama motorları var ya (Bizdeki "arabul" gibi)... Oraya yazıyorsunuz aklınızdaki konuyu arıyor.
Mesela "Sabah Gazetesi" diyorsunuz size web adresini veriyor. Veya "İstanbul lokantaları" dersiniz. Konunuzsa "Su pompaları" dersiniz... Arar, adresi getirir.!
Birinin (webcrawler) aklına gelmiş, kendi sitesinden yapılan aramaları bant halinde yayınlıyor.
O anda, o arama motoruna ne sorulmuşsa canlı yayın olarak görüyorsunuz. Arayanın kim olduğunu elbette bilmiyorsunuz ama ne aradığını görüyorsunuz. Millet neler neler arıyor.
Dünyanın nelerle uğraştığını izleyen bir röntgenci durumundasınız.
Şu anda birileri (farklı insanlar) iç çamaşırı, dünya petrol fiyatları, orhan gazi, kodak, Lord, ispanya... aradı. Bu keyfi yaşamak için www.webcrawler.com sitesine gidin, search'ün altında küçük harflerle "search voyeur" yazıyor, orayı tıklayın.
Aynı hizmeti verecek ilk Türk sitesi de bana haber versin, millet nelerle uğraşıyor, hep beraber öğrenelim!