


Lira dünya literatüründe
Arada sırada şikayet ederiz. Uluslararası iktisat literatüründe Türkiye'ye neredeyse hiç atıf yapılmaz. Örneğin 1994'de bizim döviz krizimiz Meksika'dan önce oldu. Herkes Meksika'yı inceledi. Kimse Türkiye'ye bakmadı.
Sonra Asya ülkeleri krize girdi. Ardından onları ele alan çok sayıda makale ve kitap yayınlandı. Heyecanla okuduk. Belki bu sefer Türkiye'yi hatırlarlar diye. Gene hevesimiz kursağımızda kaldı.
Durum çok açık. Dünya iktisat camiası Türkiye'de kriz olunca aldırmıyor. Daha da vahimi var. Türkiye hızlı büyüyünce de kimseye örnek gösterilmiyor. Velhasıl iktisat literatürüne girmekte çok zorlanıyorduk.
Geçen hafta bu durum değişti. Okuyucularımın iyi tanıdığı Rudi Dornbusch Financial Times'in 3 Ocak 2000 tarihli sayısında kısa bir yazı yayınladı. Türkiye'ye baş rolü vermiş.
Salı günü Sabah'ın ekonomi bölümünde kısa bir özeti çıktı. Deniz Gökçe de 8 Ocak 2000 tarihli Akşam'da uzun bir alıntı yapmış. Sağolsun, başlığını da "Asaf Hoca ve dandik para" koymuş.
Parası dandik olanın
Tahmin ettiniz sanıyorum. Dornbusch'un başlığını "Komik Para Komik Olmayınca" diye tercüme edebiliriz. İngilizcesi: "When funny money is no joke". Yani bir alay ve hiciv yazısı.
Kiminle alay ediliyor? Bir yanda bol vatan millet edebiyatı yapılan ama aynı anda parası pula dönmüş ülkelerle. Hedef tahtasının tepesinde Türkiye ve Ukrayna var. Ama İtalyanları da ihmal etmemiş.
Zaten ben de "dandik para" kavramını Dornbusch'dan almıştım. Aralık 1998'de Koç Üniversitesi'nde konuştu. Arşivimden kontrol ettim. İlk kez sözcüğü 13 Aralık 1998'de yayınlanan "Para Kurulu Çözüm Olabilir" adlı yazıda kullanmışım.
Aslında sorun Kristof Kolomb'un yumurtası gibi bir şey. Bir ülke parasına güvenin kaybolmasının ne anlama geldiğini bir kere anlayınca, gerisi çorap söküğü gibi geliyor. Bütün bilmeceler çözülüyor.
Kamu açıklarını para basarak karşılama ucuz popülizmi enflasyonu getiriyor. Enflasyon devalüasyonu. Devalüasyon paraya güveni azaltıyor. Güvensizlik enflasyonu hızlandırıyor. Öyle devam ediyor.
Nereye kadar? Türkiye'nin son yıllarda yaşadıklarına kadar. 1935'de bir dolar 1.26 TL ediyormuş. Şimdi 540 bin TL'ye dayandı. Bu ne demek? Aradaki 65 yılda Türkiye'de enflasyon ABD'nin 430 bin katı olmuş demek.
Dornbusch fırsatı kaçırır mı! Vazgeçin siz bu sevdadan demeye getiriyor. Belli ki şu milli para işini beceremiyorsunuz. Paranızı pul ediyorsunuz. Vazgeçin Merkez Bankasından. Bu işi iyi yapan bir ülkenin parasını kullanın. Kurtulun dandik paradan.
Milletvekilinden al haberi
Bence buraya kadar bir sürpriz yok. TL'yi 1 dolar=1.35 TL'den 540 bin TL'ye düşüreceksiniz ama kimse bunu görmeyecek. Mümkün mü? Elbette sizinle alay edecekler. Ne yapmalarını bekliyordunuz?
Ama hikayenin gerisi daha ilginç. Bir milletvekilimiz buna çok bozulmuş. Gazeteye yazdığı okuyucu mektubunu Financial Times yayınladı. Ünlü bir ABD üniversitesinden mezun milletvekili Dornbusch'a çatıyor. İktisat bilseydin geçen sene İMKB'de çok para kazanırdın diyor.
Ferhan Şensoy'un deyimi ile "Quel Alaka?" Ben anlamadım. Anlayan beri gelsin. Galiba "biz paramızı istediğimiz gibi pul yaparız ama sen bizimle alay edemezsin" demek istiyor. Çok hoş bir Çin atasözünü anımsadım. "Parmağınızla ayı işaret ederseniz, aptallar parmağınıza bakar". Milletvekilinin mektubunu okuyan yabancılar eminim Türkiye'nin parasının neden dandik olduğunu çok daha iyi kavramışlardır.
https://www.ibun.edu.tr/akat