kapat

13.01.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
HINCAL ULUÇ(uluch@sabah.com.tr )


Hagi mi, Sergen mi?...

Bir zamanlar Hakan Şükür ile Saffet'i mukayese ederlerdi durmadan.. Mukayese etmek için değil..

"Galatasaray'ı nasıl yapar da karıştırırız" diye..

Fenerli medyanın klasik oyunudur bu.. Bab-ı Ali'nin esaslı bir bölümü bu temeller üzerine kurulmuştur.

Ya Fenerbahçe şampiyon olacak, ya Galatasaray şampiyon olmayacak..

Bunları Allah konuşturuyor zaman zaman.. Geçen hafta içlerinden biri "Beşiktaş'ın beş kez bu sayede şampiyon olduğunu" anlatıyordu.

Terbiye özürlü adam bu ilkeyi her fırsatta haykırırken, onun paralı askerlerinden ne beklersiniz?..

10 numara kimin olacak?..

Hagi mi, Sergen mi?..

Terim, Hagi'yi istemiyor!..

Fatih Terim ilk fırsatta bu dedikodulara hem de en kesin ve en net yanıtı verdi.

Hagi'ye uygun olduğu ilk maçta 10 numarayı teslim etti. Sergen'i de son 15 dakikada oyuna aldı.

Hala kapanmamakta ısrar eden ağızlara da, basın toplantısında son sözü söyledi:

"Bana Sergen'i sormayın.."

Terim'in Sergen'i zorunlu oynattığı Van maçının bir bölümünde sol kanatta kullandığını da gözden kaçırdı Bab-ı Ali..

Sol kanatta Sergen'e gereksinimi yoktu Terim'in..

Ama Fener'de iken Zeman onu sol kanatta oynattığı için isyan etmiş ve Fener medyası, hocanın değil futbolcunun yanında yer almıştı, bozguna kürekle gitmeye meraklı olduklarından.

Fatih Terim daha ilk maçında Sergen'e "Hadi bakalım sol kanada" diyerek, Galatasaray'da iplerin kimin elinde olduğunu hemen göstermişti. Bu gösteri de Fenerli medyanın pek işine gelmemişti doğal olarak..

Hagi mi, Sergen mi, eğer Galatasaray'da olay yaratmak için sorulmuyorsa, çok aptalca..

Böyle bir mukayese söz konusu bile olamaz..

Neden?..

Bakın neden?..

Elinize iki boş kağıt alın..

Birisinin tepesine "Hagi'nin Sergen'den öğrenmesi gereken şeyler" yazın..

Ötekine de, "Sergen'in Hagi'den öğrenmesi gereken şeyler.."

Şimdi bu iki beyaz kağıdı doldurmaya çalışın..

"Hagi'nin Sergen'den öğrenmesi gereken şeyler" kağıdına eğer bir tek madde yazabilirseniz, lütfen hemen bana postalayın, bütün okuyucularımız da öğrensin.

"Sergen'in Hagi'den öğrenmesi gereken şeyler" kağıdına ise galiba bir kaç sayfa ilave yapmanız gerekecek..

O zaman söyleyin bakalım, neyi mukayese ediyoruz?.

***

Hagi, Avrupa maçlarında yokmuş da, lig maçlarında varmış!..

Vay anasını Sayın seyirciler?..

Büyük maçlarda oynayamadığı için Romanya onu Yüzyıl'ın Futbolcusu seçti..

Onun için "Milli takımı bıraktım" dediğinde milleti matem tuttu. Onun için geri dönüşünde bayram yaptılar..

Klüplerdeki futbolunu geçin.. Hagi Romanya'nın bütün Dünya ve Avrupa Kupası maçlarında harikalar yaratarak oynuyor. Dünya Kupası finallerinde kaç kez çıplak gözle ve büyük keyifle izledim onu..

Nerden çıkıyor bu "Avrupa'da yok" şabalaklığı..

Avrupa maçlarında, dikkat buyurun, iki futbolcu için özel önlem alıyor, rakip teknik direktörler.. İki futbolcunun karşısına kademeler koyuyorlar..

Hakan Şükür bir.. Hagi iki.. Taktikleri birinciye gol attırmamak, ikinciyi topla buluşturmamak..

Kaç rakip eksiltiyor bu ikisi dikkat etseler, Hagi'nin ne işe yaradığını görecekler..

Hagi'ye saldırılar, Ezop masalını hatırlatıyor bana.. Hani Tilki ulaşamadığı üzüme koruk dermiş ya..

***

Hagi Avrupa maçlarında hakeme itiraz etmiyormuş da, yerli hakemlere ediyormuş.

Peki neden?..

Avrupalı hakem, Hagi'nin itirazına gerek bırakmıyor ki.. Kasıtlı tekmelerin daha ilkinde çekiyor sarıyı, Hagi'nin altın ayaklarını korumaya alıyor. Faulü veriyor, kartı gösteriyor. Niye itiraz etsin ki Hagi?.. Manyak mı adam?..

Yerli hakem dikkat edin ayni şeyi yapmıyor. Bir tekme faul.. İkinci tekme ikinci faul.. 27'nci tekme, 27'nci faul.. Yahu Allahlık hakem.. Bu millet buraya faul seyretmeye gelmedi. Futbol seyretmeye geldi. Futbol oynatsana.. FİFA senden bunu istiyor, yıllardır, eyyamcı adam.. Hani nerde kart?.. Hagi'nin on itirazından dokuzu bu.. "Hani nerde kart?.."

Futbol hayatının son yılında, adam futbol oynamak istiyor. Kural dışı, ahlak dışı durduruyorlar. Hakem faul çalınca görevi bitti sanıyor.. Hagi de insan sonunda.. Çıldırıyor.

Bab-ı Ali, yerli ile yabancı hakemin yorum farkını görmüyor mu?..

Hem de nasıl görüyor..

Ama amaç, güzel futbol, güzel seyir, keyif değil.. Fair play hiç değil.. Amaç bağcı dövmek..

Bağcı da hep Galatasaray!..

Denizli'ye, İrlandalı'dan..

Mustafa Denizli'yi Fener'in başına getirsinler bitsin bu iş..

Daha düne kadar Denizli'ye sövmek için yarışanlar, onun için demedik laf bırakmayanlar, şimdi onu takımlarının başında görmek için deli oluyorlar..

Daha kötüsü..

Mustafa Denizli de Fener'in başına geçmek için deli oluyor..

Milli takımı Avrupa Kupası finallerinde oynatmak ve daha sonra Dünya Kupası elemelerine çıkarmak gibi fevkalade onurlu, aynı ölçüde zorlu bir görevi yapacağı yerde, Fenerbahçe'nin başına geçmek için tüm kulislerin göbeğinde dans ediyor..

Bu noktada da İrlandalı'ya, Denizli'ye bir açık mektup yazmak görevi düşüyor.

***

Bak Denizli Hocam..

Eğer Fenerbahçe özlemlerin aklını başından aldı ise, bu milletin sana verdiği 1 milyon doları ve görevi derhal iade et, git can attığın görevini canının istediği gibi yap..

Fenerbahçe'nin bugün nasıl bir gayya çukurunda olduğunu bu ülkenin en aptalları bile biliyor. Bugün, bugünkü koşullarda Fenerbahçe'de görev dünyanın en ağır, en zor teknik direktörlük görevidir.

Full time ve günde 48 saat çalışmayı gerektirir. Senin gibi hakkındaki en büyük eleştiri "tembellik" olan bir Teknik Direktör, bu full time işten vakit ayırıp, milli takımı part time düşünemez..

Bak Denizli hocam..

Senin dehan beyninde.. Sen beyninin tümünü işine verdiğin zaman başaran adamsın.. Böldüğün anda, hezimetlerin başlıyor. Fenerbahçe beni ilgilendirmiyor.. Ama bir Türk gazetecisi olarak milli takıma çeyrek beyin ayırmana tahammülüm yok..

Sakın ola bana "Bunları nerden çıkarıyorsun, fol yok yumurta yok" deme..

Bunca dedikodu kol gezerken, benin tanıdığım Denizli, bunları daha ilk anda bıçak gibi keserdi. Bırakın milli takım hocası olmayı, boşta olsa da "Kesin efendiler, Fener'in bir hocası zaten var. Orda bir hoca olduğu sürece Denizli adını kimse kullanamaz" derdi. Eski Denizli bunu hep dedi, Mustafa Hocam.. Meslek etiğine hep sahip çıktı.. Yeni Denizli susuyor. Susarak çanak tutuyor. "Aman yan cebime koyun" diyor. Yeni Denizli, Şansal Büyüka'nın evinde sabahlara kadar Aziz Yıldırım ile toplantılar ve anlaşmalar yapıyor. Fener başkanının her çağrısına, gizli kapaklı koşuyor.

Mustafa Hocam.. Silkin.. Kendine gel.. Bu ülkenin, bu milletin tanıdığı, sevdiği, güvendiği Denizli ol gene.. Yoksa fısıldananlar doğru mu?.. Paraya gerçekten o kadar fazla mı ihtiyacın var?..

İrlandalı Dostun!..

Ateş olmayan yerde

Necdet Çobanlı ağabeyimden bir faks aldım. "Bana yapılanlar, benim gibi duygusal bir adamı çok yaralıyor. Karar verdim. Başkanlık yarışında hiç kimseye destek olmayacağım ve kongreye bile katılmayacağım" diyor. Futbol tarihinin en büyük Galatasaraylısını sonunda küstürmeyi başardık. Hep birlikte kına yakabiliriz.

***

"Galatasaray'ın Doğal Lideri İnan Kıraç bütün başkan adaylarına 'Tek listede toplanın' çağrısında bulundu.."

Türkiye'nin manşeti bu.. İnan Kıraç Galatasaray'ın nerden doğal lideri oluyormuş, bunu gazetenin spor şefine sormak lazım.

Olma çabasında olduğu doğru.. Onun için klüp küçük kalsın istiyor ki, hep elinde olsun. Son kongrede devirdiği çamla, kafasının içini ortaya koyduğundan beri, kongredeki son birkaç sempatizanını da kaybetti.

Kıraç Galatasaray Spor Klübü'nün kongre üyesi olmadan öte hiçbir şey değildir bu bir.

Galatasaray'da başkanı ve yönetimi kongre seçer. İnan Kıraç kafası değil.. Bu da iki..

Süren, Yalman, Canaydın ve Cansun tek listede birleşecek, seçime öyle girecekmiş.

Tek liste olan yerde demokrasi mi olur?.. O zaman klübü yönetecekleri, Galatasaray'ın doğal sahibi kongre mi seçmiş olur, yoksa bu tek listeyi belirleyen üç beş kişi mi?. Hiç kimse Galatasaray kongresini kuklaya çevirmeye kalkışmasın!.. İnan bey seçecek. Kongre onaylayacak.. Hadi canım sen de!..

***

Vefa Küçük "Fenerbahçe'de bekçilikten başkanlığa her göreve hazırım" demiş. Tam, Ali Şen'e rakı sehpalığı bile yapmış zattan beklenen laf..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır