kapat

10.01.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
RAUF TAMER(rtamer@sabah.com.tr )


Hesap-kitap

Bizden bu vergileri niye topluyorsunuz?

550 milletvekiline çanta dağıtmak için mi?.. Koskoca adamların çantaları yok mu?

Niye topluyorsunuz bu vergileri?..

Arpalıklara ve yan kuruluşlarına yeni personel almak için mi? Dağbaşlarına jakuziler ve ruhsatsız misafirhaneler kurmak için mi?

Hangi birini sayalım?

Niye topluyorsunuz bu vergileri?

Arabalar köprüden bedava geçsin diye mi?

Ne hakkınız var buna?

*

Ürünlere ikide bir zam yapıyorsunuz, sesimizi çıkarmıyoruz.

Elektrik'ten benzine, çay'dan tüpgaz'a kadar her gün yeni fiyatlar biçiyorsunuz, yine sesimizi çıkarmıyoruz.

Çünkü inanmışız.

Ekonominin düzlüğe çıkması için ulusal bir seferberliğe ve örnek bir fedakârlığa karar vermişiz.

Ama siz bizim inancımızı sömürüyorsunuz.

Bizden topladığınız paraları har vurup harman savuruyorsunuz.

Hem de tasarruf genelgeleri'ne rağmen.

*

Sultanahmet'te dilenip Eminönü'nde dağıtmak, halk diline girmiş bir "hesapsızlık" ifadesidir. Yâni bunu, kimin parasıyla kime fiyaka yapıyorsun diye tercüme ederler.

Sırf hesapsızlık olsa, hadi neyse ama, insanların dilenmesi zaten gurur kırıcı bir şey... Dilenerek topladığı parayı çarçur etmesi ise, apayrı bir sorumsuzluk... hattâ ahlâki bir hafiflik.

Halk arasında bu böyledir.

Böyle bilinir, böyle konuşulur.

Bunu devlet katına taşımaya dilimiz varmıyor, sadece üzgünüz.

*

Daha önce de yazdık.

Yineleyelim:

- Vergi mi?.. Toplayın.

- Zam mı?... Yapın.

- Arabamızın üç tekeri, evimizin bir göz odası devletimin olsun. Helâldir. Çünkü inanıyoruz ki bu darboğazı geçeceğiz.

Ama bizi kandırmayın.

İnancımızı kırmayın.

Umudumuzu söndürmeyin.

Zar zor bulduğumuz moral yapımızı, bize kaybettirmeyin. Bir daha bulamayız.

*

Öyle savurganlıklar var ki, şuraya alt alta yazmaya utanıyorum.

Sokağa attığımız paralarla, orta halli bir Asya Ülkesi'nin bütçesi onarılır.

Yapmayın.

Allah'ın gücüne gider.

Şu vecizelere bir bakar mısınız?

- Üzümünü ye, bağını sorma.

- Gemisini yürüten kaptan.

- Ayranı yok içmeye...

Sorumsuzluk ve pişkinik ifade eden bu ilkesiz lâflar, belki halklar arasında rağbet görebilir ama devlet katlarına tırmanabilir mi?

Güzel de bir deyişimiz var:

- Ak akçe, karagün içindir.

İşte ak akçeleri, böyle karagünler için toplamış bir ulus, şimdi üzüm üzüme baka baka kararır mantığındaki bir savurganlığın, sermayesi olamaz...

Ecevit Mercedes kullanmıyormuş.

Çok güzel.

Ama benim Mercedesimin vergisini iyi kullanmaya mecburdur.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır