ÇEVRESİNDEKİ çarpık ve kaçak yapılaşma yüzünden kirlenmeye uğrayan Elmalı Barajı'nın bir yılda iki kez bakıma alınmasının normal olup olmadığını sorduğumuz yazıya İSKİ'den yanıt geldi. Yazıda İSKİ'nin 1999'u "Yeşil Havzalar Yılı" ilan ettiği, su havzalarını korumaya aldığı, Elmalı Barajı'na su sağlayan derelere akan atıksuların kollektörlerle uzaklaştırıldığı, kamulaştırma çalışmaları yapılarak 26 kaçak yapının yıktırıldığı anlatılıyor. Elmalı'ya gidecek atıksuların engellenmesi için toplayıcı şebekelerin, terfi hatlarının inşa edildiği, deniz deşarjı projesinin tamamlandığı anlatılıyor. Ümraniye'deki sanayi sitelerinin atıksularının kuşakla kollektörlerinde toplanıp havza dışına çıkarıldığı belirtiliyor. Ama bunlara rağmen İSKİ, yine de yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunu açık yüreklilikle kabul ediyor; yazıda deniliyor ki:
"MUTLAK koruma alanı dahilinde bulunan Çavuşbaşı Köyü'nün İSKİ'ye devredilmesi yolunda İçişleri Bakanlığı'na müraacatlar yapıldı. Fakat bu talep gerçekleşmedi. Çavuşbaşı'nda kısmi yıkım medyamızın da katılmasıyla gerçekleştirilmekle beraber yeterli olmadı; havzanın kirlenmesinde büyük rol oynayan bölge, belde haline getirilerek resmi makamlar tarafından tapu tahsis belgeleri 1977 yılında dağıtıldı. Bu da havzanın korunması çalışmalarını zorlaştırdı.
ELMALI Barajı'ndaki arıtma sistemi bütün dünyada uygulanan arıtma yöntemleriyle aynı, hatta daha da ileridir. Ancak sizin de belirttiğiniz gibi zaman zaman İSKİ'nin dışındaki etkenlerle bu baraj gölündeki bazı parametrelere yükselmektedir."
İSKİ'nin yazısında özetle, "Elmalı Barajı'nın yılda iki kez genel bakıma alınmasının mevcut koşullarda rutin bir işlem olduğunun, fakat bu işlemi rutinleştiren faktörlerin normal ve rutin olmadığının" altı çiziliyor. Havzadaki çarpık yerleşimin varlığı kabul ediliyor, somut örnek veriliyor, "İSKİ'nin yetki ve iradesi dışındaki parametreler"den söz ediliyor.
İSKİ'yi bu net açıklamasından dolayı kutlamak isteriz. Böyle açıklamalar, eleştiriler ve uyarıların kamuoyu önünde yapılması sayesindedir ki, ilgili kuruluşlar arasında iletişim kopukluğu ortadan kalkar. Hataların ve sorumlulukların bilincine varılır; doğrular bulunur.