|
|
Off Shore banka krizi çözülür mü?
Off Shore zedelerden gelen telefonların ardı arkası kesilmiyor. Mağdurlar çaresizlik içinde bilgi alabilecekleri her kapıyı aşındırıyor.
Kocasından habersiz bir iki milyarını yatıranı mı ararsınız, ameliyat parasını denkleştirmek için yüksek faize kananları mı? Hepsi var. Peki ne olacak? Devlet Bakanı Recep Önal acı ama gerçek olanı dile getiriyor:
"Off Shore'dan tek kuruş vergi alınmıyor. Bu hesaplarda mevduat güvencesi de bulunmuyor. Ama devlet, büyüklüğünü gösterip bu paraları geri getirmeye çalışıyor."
Merkez Bankası ve Hazine kanadı, "Yüksek kazanç, yüksek risk demektir" havasında. Fon'a devredilen bankaların yeni yönetimleri ise çözüm yeri olarak Ankara adresini gösteriyor. Özellikle Yurtbank'taki durum tam anlamıyla facia. 35 trilyon liraya ulaşan Off Shore'lar için yapılabilen tek şey eski patron Ali Balkaner'in malvarlığına ihtiyati tedbir konulması. Gayrimenkullerin hissesi sayfalar dolu. Bugün görünen şu: Eğer Balkaner işbirliğine yanaşır ve ilk gün söylediği gibi borçlarını ödeme niyetini sürdürürse, Off Shore olayı 6 ayda çözülebilecek. Aksi halde hacizden mal satışına başlanacak. Burada da iki kaygı var. Ya ihaleye mafya karışabilir ya da gayrimenkuller ederini bulamaz. Bu durumda Off Shore'zedelerin en az 2 yıl bekleyeceği tahmin ediliyor. Hatırlatmadan geçmeyelim. Trilyonluk Off Shore'ların peşinden koşan yeni genel müdürler bu iş için sadece 650 milyon lira alıyorlar...
Asker farkı
Askerlerin, ülkenin kritik her konusuna yakın ilgisi artık bilinen bir gerçek. Geçen ay bu açıdan hayli ilginç gelişmeler yaşandı. Hükümet banka operasyonlarının ardından şimdi de Bankacılık Üst Kurulu'nu oluşturmaya hazırlanıyor. Sızan bilgilere göre, hükümetin DSP kanadının etkili bir ismine telefon açılıyor ve "Bu işe siyaseti karıştırmayın" deniliyor. Derken gündeme bir hassas konu daha geliyor. Askerler, yan ödeme katsayılarında özel artış istiyorlar. Bu hesaba göre, yüzde 15'lik genel zam 2'ye katlanıyor. Hükümet köşeye sıkışıyor. Ancak toplumun her kesiminden fedakârlık istenen bir ortamda asker, beklenen olgunluğu gösteriyor ve ek zam isteğini askıya alıyor.
* Vergi ters tepti
Nevzat Saygılıoğlu Turizm Bakanlığı Müsteşarı. Fikret Sevinç Muhasebat Genel Müdürü. 2 yıl önce vergi reformu yapılırken Nevzat Bey Gelirler Genel Müdürü, Fikret Bey yardımcısıydı. O tarihte gayrimenkul sahiplerine, "Aman değerini yükseltin, ileride zarar edersiniz" telkinleri yapılıyordu. Kader, iki maliyeciyi köşeye sıkıştırdı. Saygılıoğlu ve Sevinç kendi evlerinin değerini öylesine yüksek göstermişlerdi ki neredeyse verginin altından kalkamaz hale gelmişlerdi. Sonunda geçen yıl çıkan kanunun sağladığı avantajı kullanıp beyannameyi yenilediler ve değeri aşağıya çekip, ağır vergi yükünden kurtuldular.
KISA KISA...Duyarlı yönetim:
Dış Ticaret Müsteşarı Kürşat Tüzmen ve ekibi, bir zamanlar siyasetçilerin elini çekmediği ithalat rejimini bu yıl sessiz sedasız tamamladı. Şimdi çağdaş devlete yakışır bir duyarlılık içinde gerek Tüzmen gerekse İthalat Genel Müdürü Abdullah Köten şöyle diyorlar: "Yerli sanayiyi ayakta tutmak ve rekabetçi hale getirmek için yapmamız gerekenler varsa açıp bize söyleyin."
Teşvikte kan kaybı:
Hazine Teşvik Genel Müdürlüğü'nde kan kaybı yaşanıyor. Genel Müdür Yardımcısı Arif Özmen rahmetli oldu, Hayrettin Afşar EGS'ye geçti. Nazlı Tekin ise, yurtdışı tayin bekliyor. Genel Müdür Yardımcılığı için Mehmet Cavlı, Bedri Dilik, İsmet Salihoğlu, Ahmet Dereköy sırada bekliyor.
2000 alarmı:
2000 sendromu bütün bankaların korkulu rüyası idi, kazasız belasız atlatıldı. Mali sektör teknoloji sınavını bilanço sınavından önce geçti. 31 Aralık gecesi Ankara'da kamu bankaları alarmdaydı. Halkbank Genel Müdürü Yenal Ansen, yılbaşını sabah saat 01.00- 03.00 arasında banka personeliyle Bilgi İşlem Merkezi'nde kutlayanlardan biriydi.
Okan MÜDERRİSOĞLU
|
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|