


Hukuk böyle diyor
Yargıtay Başkanı Dr. Sami Selçuk'la dün iki kez konuştuk... Başkan, iki konuşmada da söze "anlamıyorum" diye başladı.
Neydi Yargıtay Başkanı'nın anlamadığı?
Dr. Selçuk:
- Anlamıyorum, neyi tartışıyorlar?.. Kimse okumuyor mu?.. Kimse incelemiyor mu?
Konu "Öcalan konusu."
Yargıtay Başkanı:
- Hukuk henüz bitmedi... Hukuk, son sözünü söylemedi... Konu daha siyasetçiye gelmedi.
***
Yargıtay Başkanı diyor ki:
* Türkiye, ulus üstü hukukun kurallarını uygulamayı özgür iradeyle benimsemek gibi çağcıl bir davranışta bulunmuştur.
* Ulus üstü bir uygulama çevrimine girdiğinde öfkelerimizi, hınçlarımızı, duygularımızı, kişisel kaygılarımızı ve ideolojilerimizi bir kenara bırakacağız.
* Sokağın sıcak mantığı ile değil, hukukun soğuk mantığıyla, küresel ilkelere ve değerlere dayanan, yansız ve objektif hukukun kuralları ne derse, ona teslim olacağız.
* Ulus üstü bir hukuk uygulama çevrimine girdiğine göre, henüz hukuksal süreç bitmemiştir.
* Hukuk son sözünü söyledikten sonra, siyasal değerlendirme aşaması başlayacaktır.
* Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin önlem niteliğindeki kararlarına uyacaktır.
* Türkiye, hukukun üstünlüğünü benimsediğini gösteren bir devlet olduğunu kanıtlama fırsatını yakalamıştır.
* Bu fırsat iyi kullanılmalıdır.
* Tersi bir davranış hukuka meydan okumak demektir. Ve Türkiye'nin saygınlığını sıfırlar.
* Hukuka meydan okuyan kişi ve devletlere yakıştırılan nitelemeler bellidir.
* Bugüne değin doğru çizgide yürüyen Türkiye'yi çetin bir deney/sınav bekliyor.
* Konunun, hükümetlerin takdir yetkisi ile ilgisi yoktur. Olamaz da. Çünkü salt nesnel ve hukuksal niteliktedir.
***
Sami Selçuk:
- Söylediklerim yeterince açık değil mi?
- Açık.
- Öyleyse... Neyi tartışıyoruz? Konu daha siyasetçiye gelmedi ki.
- Adalet Bakanı dosyayı niçin Başbakanlığa gönderdi? Madem hukuk bitmedi... Dosya, Bakanlıkta kalsaydı.
- O ayrı konu.
- Nasıl ayrı?
- İç hukuk bitti... Dışarısı el koydu... Ama dışardaki de benim mahkemem... Devlet Güvenlik Mahkemem kadar bana yakın.
- Bu durumda beklemek şart diyorsunuz.
- Elbette... Tartışmak gereksiz.
- Dosya nerede bekleyecek? Başbakanlık'ta mı, Meclis'te mi?
- Nerede beklerse beklesin... Ama bekleyecek... Türkiye neyi tartışıyor, anlamıyorum.
***
- Sayın Başkan, hükümet bu konuda sizin fikrinize başvurmuyor mu?
- Herhalde kendi hukukçuları vardır.
- Öyleyse, hükümet neden bu tartışmayı donduramıyor?
- Konunun hükümetle... Siyasetle hiçbir ilgisi yok. Hukuk böyle diyor... Siyasetçinin devreye girmesini gerektirecek bir durum yok... Bu tartışmayla harcanan zamana yazık.
***
Yargıtay Başkanı "yukarıda söylediklerini" daha geniş olarak kağıda döktü.
Ve "iki sayfalık metnin" altını imzaladı.
Bize verdi.
Sayın Başkan...
Rica etsek, bu metni "bazı adreslere de" gönderir misiniz?
Örneğin "hükümete."
Örneğin "siyasi partilere."
Örneğin "Meclis'e."
Ne dersiniz?