kapat

08.01.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
RAUF TAMER(rtamer@sabah.com.tr )


İğne ve çuvaldız

Soru sormak başka, sorgulamak başka.

Türkiye'de herkes birbirini sorguluyor, sonra da sanki sorgulamamış gibi:

- Efendim, elbette ki kararı yargı verir. Biz burada ne Hâkimiz, ne de Savcı.

Öyleyse niye sorguluyorsun?

*

Hele bir de sürmekte olan bir dava'yı etkilememek için, -güya- dikkatli sorgulayanlar var.

İciğine cıcığına kadar her şeyi kurcalıyor, sonra da:

- Efendim mesele yargıya intikal ettiğine göre, konuyu burada keselim türünden, sanki hakkaniyet sergiliyor.

Böylelerine cevap bile vermemek lâzım. Yürüyüp geçeceksiniz.

*

Bir de başka tipler var.

Suçsuz olduğunu, sokaktaki habercilere yana yakıla ve bağıra bağıra anlattıktan sonra Türk Adaleti'ne güveniyorum diyerek tıpış tıpış mahkemenin yolunu tutanlar.

Bunlar, içerde söyleyeceklerini, dışarda söylüyor.

Bizim köyde derler ki:

- Davalı'nın aptalı, derdini mübaşire anlatır.

İşte tam öyle.

*

Ayrı bir problem de şu:

Medya'nın, yargı üzerindeki etkisi...

İnkâr edilmez bir gerçek...

Sırf bu yüzden içerde yatan günahsız insanlar var... Günahlıların duruşmaları ise sürekli tac'a atılan toplar gibi ertelenmektedir.

Neden?

Gecikmiş Adalet neden?

Hâkimlerin büyük kısmını tenzih ederim ama üzerimizde baskı var diyen bazı Hâkimlere rastlamıyor muyuz?

Neymiş o baskı?

Medya'dan başka ne olabilir?

*

Herkes kendi işine bakarsa, yargı da nefes alacaktır.

Gerçi Medya olmasaydı, Susurluk dahil hiç bir skandal, deşifre olmayacaktı. Büyük yolsuzlukları da hep Medya bulup çıkardı.

İtibar da kazandı.

Ama bu ona bir ayrıcalık veremez... Her şeyi ölçüsünde bırakmak lâzım.

Teşhir, çok kötü bir şey.. Müstahak olanı var, olmayanı var.

Kameraları görünce herkes korkuyor... Bir ayıbı varsa da korkuyor, yoksa da korkuyor.

Bu olmaz.

Kameralar, sadece korkulacak değil, biraz da sevilecek ve güvenilecek nesneler olmalı..

Bu daygu ve dileklerle Ramazan Bayramınızı kutluyorum.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır