kapat

08.01.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
MEHMET ALTAN(maltan@sabah.com.tr )


Ankara devreden çıkıyor

Kimi MHP'li bakanların kine ve intikama dayalı "asmalı kesmeli, vurdulu kırdılı" demeçleri eğer kendi taraftarlarının "iç tüketimine" yönelik değilse, bu zevatın Türkiye'de ve dünyada olup biteni hiç anlayamadığı gibi "vahim bir durum" çıkıyor ortaya.

"Kan politikası" güden ve "ırkçılık" dışında düşünsel bir malzemesi olmayan siyasetçiler, dış dünya dinamiklerinin Türkiye'deki etkisine biraz dikkat etseler, Amerika tarafından derdest edilerek Türkiye'ye verilen Abdullah Öcalan'ın asılmasının da artık imkânsıza yakın olduğunu görürler. Ayrıca, böyle olmasa bile, ülkenin iç istikrarını yeniden dinamitleyecek bir intikam politikasının topluma yarar sağlamayacağı da açık bir gerçek.

Yedeğe almak
Günlük gazete haberlerine göz atmak bile, Türkiye'nin dış dünya tarafından nasıl "yedeğe alınıp" sakin sulara çekildiğini gösteriyor. Türk halkını 75 yıldır "zenginleştirip özgürleştiremeyen" Ankara artık toplumun zenginleşip özgürleşmesinden menfaati olan dış dünya tarafından "bağlanıp çekilerek" götürülmekte...

Anlaşılan ekonomiyi IMF ve Dünya Bankası, siyaseti de ABD ve AB'nin belirlediği yeni bir döneme girilmiş bulunuluyor.

1999 yılında ekonominin yüzde 5 civarında fakirleşmesine, kamu açığının taşınamaz bir hal almasına, sadece bütçe açığının 24 milyar dolara ulaşmasına, iç borçların 50 milyar dolara fırlamasına neden olan beceriksizlik birikiminin yarattığı çaresizlik Türkiye'yi "yeryüzünün denetimi" altında "ekonomik aklın" ve "yeryüzünün siyasi standartlarının" egemen olduğu bir ülke olmaya zorluyor.

IMF'den al haberi
Uluslararası Para Fonu Türkiye Masası Şefi Carlo Cottarelli'nin önceki gün, Türkiye Bankalar Birliği panelinde yaptığı konuşma bundan sonraki ekonomik trendin tüm resmini veriyordu. Konuşmasını izleyince "para politikasından tarım reformuna"ÿ20kadar nelerin nasıl olacağını görebiliyordunuz.

Cottarelli'nin faizler ile ilgili verdiği bigileri, diğer gazete haberleri de doğruluyor ve tamamlıyordu. Örneğin faizlerin tepetaklak gitmesinin analizini yapan bizim gazetede, Merkez Bankası'nın IMF ile yapılan stand-by anlaşmasına uyarak belirlediği para politikasının faizi çökerttiği vurgulanıyordu. IMF anlaşması bir öncesi uygulamayı değiştirerek, ilk ağızda başarı kazanmıştı.

Türkiye'nin kamu açığının en iri kalemlerinden birini oluşturan tarım için de Cottarelli'nin söyledikleri gazete haberlerine şöyle yansıyordu:

"Tarım reformu ile ilgili bir soruya ise, sübvansiyon sisteminin kamu finansmanına yük getirdiği, doğrudan gelir desteğine dayalı sistemin hem kamunun, hem çiftçinin yararına olduğu yanıtını verdi. Cottarelli bu sistemde tarım için yapılacak harcamanın önceden bilindiğine, faizlerin düşmesiyle çiftçinin daha az maliyetle kredi alabileceğine işaret etti.

Tarımsal teşviklerin son derece tehlikeli olduğunu da belirten Cottarelli, hububat fiyatlarının uluslararası fiyatlara çekilmesi gerektiğini söyledi."

Ankara'da bürolar
Yıllardır süren tarımda oy avcılığının bitmekte olduğunun işaretini veren IMF Türkiye Masası Şefi, Mart ayı içerisinde Ankara'da bir büro açacaklarını da söylüyor. Demek ki, kurumun periyodik teftişlerinin yerini sürekli denetim alıyor.

Gene dünkü gazetelerde yeralan 20 trilyonluk kokain taşıyan bir geminin yakalanması haberinin içeriği, Ankara'da açılan "yabancı büroların" işlevlerini somutlaştırmaktaydı. ABD'nin Uyuşturucu ile Mücadele Örgütü (DEA), Peru'dan gemiyle yola çıkarılan 50 kilo kokaini saptamış, bu geminin Mersin'e gitmekte olduğunu istihbar etmiş ve uydu ile gemiyi takip ederek, Mersin'de 14 Türk'ü yakalatmıştı.

IMF ekonomik yasaları hayata geçiren programları kovalarken uyuşturucu ile mücadele eden dünya örgütleri de, Türkiye'deki "suç ekonomisinin" önünü kesiyor.

Siyasal kriterler
Ekonomik hayatın çerçevesi iyice netleşirken, siyasal ölçütlerin de içerikleri Avrupa Birliği'nin internet sitelerinde uygulanmaya hazır bir vaziyette bekliyor.

Kopenhag Kriterleri'nin demokratik kültürü özümseyen bir bütün olduğunu gösteren metinleri "europa.eu.int" adresinde buluveriyorsunuz. O zaman da, MHP'li bakanların bunlara da göz atmadığını anlıyorsunuz.

Avrupa Birliği'ne tam üye adaylığı, çok kapsamlı bir mevzuat yeniliğini, bundan daha önemlisi derinlemesine bir zihniyet değişimini içeriyor.

Eskilerinizi atın
Irkçılığa bu metinlerde yer yok.

Nitekim, Abdullah Öcalan ile ilgili karar için, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının beklenmesi gereğinin devlet kademelerinde yoğun bir vurgu ile tekrarlanması da bu yeni iklimin kaçınılmaz bir sonucu.

Bu analizleri, ayağı yerden kesik "entel yorumu" zanneden ve hâlâ devlet bankası kredisi ile devlet ihalesi peşinde koşan vurguncular, "bu hamurun daha çok su kaldıracağını" düşünerek kendilerini rahatlatıp, akıntıya kürek çekmeye devam ediyorlar.

Ama yanılıyorlar.
Kamu maliyesinin iflas ettiği, dünyaya bir türlü kendi insiyatifiyle ayak uyduramayan bir yönetimin dünya tarafından sıkı bir denetime alınması bu kez eskilere benzemiyor. Herkesin dış dünya tarafından neredeyse birey birey tanınıp, dosyalandığı, olayların her detayda izlendiği, Ankara'da yabancı büroların pıtrak gibi açılmaya başladığı bu yeni dönem, "dünya iradesinin" başka bir iradeye imkân tanımayacak kadar kararlı olmasının sonucu.

Bu sürece denk gelmeyen her plan, bununla uyumlu olmayan her demeç, kıymeti harbiyesi olmayan bir eski şov olarak kalacak.

Türkiye kendi sorunlarını normalleşerek çözecek. Halkıyla kavgalı olmayan, Kürt sorununu, din sürtüşmesini, piyasa ekonomisini, dünya standartlarını uygulayarak aşmış, özgürleşmeye ve zenginleşmeye yönelmiş yeni bir Türkiye.

On yıldır içe kapanık askeri bir iklimde mezralaşmış Türkiye yeniden dış dünyanın çağdaş rüzgarlarına açılıyor.

Günlük gazete haberlerine, dünyanın pusulasını keşfetmek için dikkatle gözatma zamanı şimdi. Orada yeni bir hayat biçimi göreceksiniz.

Tüm okurlara, özlediğimiz bir Türkiye'nin kapılarının açılmaya başlandığı bu yeni dönemde mutlu bayramlar.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır