Beşiktaş yine aynı. Futbol oynamıyor, heyecan yok. Arada girilen tesadüfi pozisyonlar. Tribünde tansiyon da yok. Göztepe de ondan pek farklı değil. İş böyle olunca da sahada futbol yok.
Yıllar önce zemin bozuk derdik. Bahanemiz hazırdı. Kışın ortasında yağan yağmura rağmen tıkır tıkır top oynanan harika bir saha var. Ama futbol yok.
Göztepe derseniz kalabalık defans, karınca gibi yardımlaşma, arada bir hücum. Onlarda da estetik yok. Sarı-kırmızılılar, rakip kaleye çok fazla gitmemelerine rağmen bir ara geliştirdikleri hücumların birinde Şifo Mehmet'ten kaptıkları topla 4 defa verkaç yaparak golü buldular. Beşiktaş takımında bir Allah'ın kulu çıkıp, "Nereye gidiyorsun" deyip rakibi durduramadı.
Böyle ıslak bir zeminde kaleye şut atmazsan gol bulma şansın zorlaşır. Beşiktaş da vakit ilerledikçe bu sefer karambol golü bulmaya çalıştı. Nitekim Ertuğrul'la attıkları ikinci gol böyle bir pozisyondan geldi. Bu golde hiç kimsenin yardımı değil, Ertuğrul'un şahsi becerisi vardı.
Bir-iki ufak hatasına rağmen sahanın en iyisi Kadir Tozlu'ydu. Futbolculardan fazla çalıştı. Çok koştu. Pozisyon aldı.
Briegel'in artık zaman istemesi değil takımına futbol oynatması lazım. Hiçbir bahanesi yok. Dün atılan iki gol de şahsi becerilerden geldi. Ne bir kanat hücumu ne bir verkaç, sahada antrenmanda hazırlanılmış hiçbir şey yok. Ayhan çalışır gözüküyor ama etkisiz. Mehmet de aynı. O zaman da takım yürümüyor.
Seyirci de Beşiktaş'tan ümidini kesmiş. Dün iki senedir bağırdıkları "Yönetim istifa" çağrılarını bile yapmadılar. Herhalde bütün camia futbol takımı dahil kongreye kilitlenmiş. Maalesef Türkiye'de bu tip işler futbolcuyu çok etkiliyor.