Yunanİstan aynen Türkiye'de olduğu gibi, AB ülkelerinde pek rastlanmayan manzaralarla dolu.. Ayakkabı boyacıları, simitçiler, kestaneciler, işportacılar Atina'nın sokaklarında dolaşıyor. Ne var ki, Yunanlı seyyar satıcıları, babadan oğula geçen bu işi yapabilmeleri için Atina Belediye Başkanlığı'ndan özel çalışma izni almaları gerekiyor. Gerekiyor ama, Atina Belediyesi seyyar satıcılara verdiği çalışma izni ücretini artırmaya karar verince yer yerinden oynadı.
Çalışma izni almanın maliyeti ayda 2 milyon drahmiye (yaklaşık 3.7 milyar lira) ulaşmaya başladı. Bu ücreti ödeyemeyenler seyyar satıcılığı terketmek zorunda. Ancak Atina Belediye Başkanlığı bu yüke dayanamayıp seyyar satıcılığı terkedenlerden kalan "boşluğu" kapatmak için başka bir yöntem uyguluyor. "Boşta" kalan seyyar satıcılık izinlerini "açık artırma" yöntemiyle seyyar satıcı adaylarına satıyor. Bu bağlamda Atina'nın en büyük meydanı Syndagma'da simitçilik yapmak ayda 2 milyon drahmiye (3.7 milyar), Hilton Oteli'nin arkasında kantin açmak ayda 6 bin dolara, Omonina meydanında işportacılık yapmak ayda 3 bin dolara mal oluyor.
Yunan basınının ortaya çıkardığı Belediye'nin bu yöntemleri "haraç kesmek" ve "emekçileri istismar etmek" gibi suçlamalara neden oldu. Yıllardır seyyar satıcılık yapan yaşlı Yunanlılar, bu meblağlara dayanamıyor ve kendilerini "emekliye" ayırmak zorunda kalıyorlar.