


AİHM kararını merak ediyor musunuz?
Hindistan'daki İngiliz Genel Vali'sinin başından geçmiş ilginç bir olay var:
İngiliz karşıtı bir gösteri sırasında bir Hintli, valinin yüzüne tükürmüş.
Vali cebinden mendilini çıkarmış, yüzünü silmiş ve Hintli'ye demiş ki:
"Şu anda sana her şeyi yapabilirim. Çok öfkeli olduğum için hemen öldürülmeni bile emredebilirim. Ama elimi kolumu bağlayan bir şey var: O da İngiltere'nin yüce çıkarları. İşte bu yüzden seni öldürtmüyorum, sana dokunmuyorum."
***
Türkiye'deki kimi yöneticiler İngiliz vali gibi düşünüyor, kimileri ise hemen idamdan yana.
Ankara, Öcalan konusunda sıkıntılı.
Yukarı tükürse Türk bıyığı, aşağı tükürse Avrupa sakalı.
Ne yapacağını bilemiyor.
Şehit ailelerinin açtığı kampanyalar, madalyaları iade etme, hükümeti mahkemeye verme çabaları, iktidar partilerini iyice ürkütüyor.
Kapalı toplantılarda idam karşıtı düşüncelere hak verseler bile, kendi seçmenleri önünde bunu itiraf edemiyor ve bir çözüm yolu arıyorlar.
Bu güç durumda en uygun kaçış yolu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararını beklemek olarak beliriyor.
Eğer bu kararı beklersek, iş bir kaç yıl buzdolabına kaldırılabilir.
O zamana kadar da kim öle kim kala!
AİHM, bizim siyasilerin cankurtaran simidi gibi.
"Bakalım" diyorlar "AİHM ne karar verecek?"
***
Oysa bu karar şimdiden belli.
Kendi yasalarından idam cezasını çıkartmış ve bu kuralı temel ilkelerinden biri haline getirmiş olan Avrupa'nın İnsan Hakları Mahkemesi, hiç idam kararı verebilir mi?
"Öcalan asılsın!" yönünde bir karara varabilir mi?
Dolayısıyla biz havanda su dövüyor ve sonucu şimdiden belli bir kararı bekliyoruz.
***
Karar açıklandığı zaman; "Avrupa Öcalan'ı idam etmemizi istemiyor. Biz de bu iradeye saygı gösteriyoruz." denilecek.
Sonuçta, Türkiye kendi adalet kurumunun üstündeki bir gücü kabul etmiş olacak.
Geçenlerde de yazdığım gibi AİHM'nin İngiltere aleyhinde aldığı karar, İngiliz kamuoyunda derin bir iç burukluğu yarattı.
Bir çocuk suçlunun, yetişkinler mahkemesinde yargılanması ve İngiliz bakanın ceza talep edebilme yetkisi AİHM tarafından hukuka aykırı bulundu.
İngiliz hukuk sistemi sorgulandı ve mahkum edildi.
Oysa zamanında yasalarını gözden geçirebilseler ve gerekli düzeltmeleri yapabilselerdi bu duruma düşmeyeceklerdi.
***
Gelin biz de idam sorununu kendi irademizle, kendimiz için gözden geçirelim.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin şimdiden belli olan kararını bekleme bahanesinin ardına saklanmayalım.
Böylesi daha onurlu.