kapat

07.01.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
microbanner
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
YAVUZ DONAT(ydonat@sabah.com.tr )


Demirel: REDDETMEM

Baba ile "günlük kabullerinin" sonrasında ve "iftarın hemen öncesinde" konuştuk.

İlk konu "Öcalan."

Soru:

- Ne olacak?

Yanıt çok kısa:

- Umarım bir uzlaşma bulunacaktır.

Yine soru:

- Bu iş hükümet krizine dönüşür mü?

Yanıt yine çok kısa:

- Umarım dönüşmez.

Biz "ayrıntı için" ısrar edince...

Baba'dan "kısa" bir yanıt daha:

- Sayın Başbakan hükümet krizi çıkmaması için büyük bir gayretin içindeler.

"BİRLİK, BÜTÜNLÜK"
Demirel "yönetimin her kademesiyle" konuşuyor.

Tabii "muhalefetle" de.

Herkese telkini "birlik, beraberlik."

Tabii ki partiler arasında "görüş ayrılıkları" olacak.

Zaten bu "demokrasinin... Çoksesliliğin" gereği.

Ama konu "Türkiye'nin birliği... Bütünlüğü" ise.

O zaman "tek ses" gerekiyor.

Baba'nın herkese tavsiyesi "Türkiye'nin bölünmemesi" konusunda dikkatli olunması...

"Bütünleşmenin" ana hedef alınması.

Baba'ya "bu konularda" da soru sorduk.

Ama yanıt alamadık.

Demirel "susmayı" tercih etti.

Sadece "Ecevit'in büyük bir özveri ile çalıştığını... Uzlaşmayı başaracağına inancını" vurguladı.

Hepsi o kadar.

"ECEVİT'E KATILIYORUM"
- Sayın Cumhurbaşkanım, biraz önce Sayın Başbakan'la konuştunuz.

- Evet.

Sayın Başbakan size "Cumhurbaşkanı'nın görev süresi" konusunu da açtı.

- Evet.

- Ve Çankaya çıkışında "bazı beyanlarda" bulundu. Ne diyorsunuz?

- Sayın Başbakan'ın neler söylediğini bilmiyorum. Ancak ne söyledilerse... Katılıyorum.

- Başbakan size "konuyu" açınca... Siz ne dediniz?

- Benim hiçbir talebim yok... Ama bana bir görev çağrısı olursa... Reddetmem.

"FORMÜL ÇOK"
- Efendim... Bir konu daha var.

- Neyle ilgili.

- Sizinle... Görev sürenizle...

- Bu konuda söyleyeceğimi söyledim.

- Ama Sayın Cumhurbaşkanım... Uzatma... Üç yıl... Beş yıl meselesi... Veya yeniden seçilmek...

- Onlar benim meselem değil.

- Efendim, bu konularda Sayın Ecevit'e bir şey söylemediniz mi?

- Söyledim.

- Ne dediniz?

- Sadece... Uzatma işini doğru bulmam.

- Öyleyse... Formül?

- Formül çok.

- Örneğin?

Yok, yok... Konuşmam... Bu konulara hiç girmem.

HASSASİYETLER
Ecevit bir konuda çok duyarlı...

"Kriz çıkmaması" konusunda.

Önce "Öcalan düğümünü" krizsiz çözmek istiyor.

Sonra da "Çankaya düğümünü."

Demirel'e gelince...

Aynı hassasiyet" başka biçimde de, onda var.

Öcalan konusuna "Türkiye'nin bütünlüğü" penceresinden bakıyor.

Çankaya işine ise...

"Onur... İtibar" penceresinden.

Yani, Çankaya'da oturmaya devam edecekse bu "itibarlı... İncitmeyecek... Herkesin katılacağı bir formül ile" olmalı.

"Ders almak..."

Şevket Kazan aylar önce "yazıyorum" demişti... Hafta başında da "kitap çıktı, gönderiyorum" diye telefon etti... Ve gönderdi.

Kitap "Öncesi ve Sonrasıyla 28 Şubat" kitabı.

28 Şubat'tan birkaç hafta öncesi...

Dönemin Genelkurmay Başkanı Karadayı ile Adalet Bakanı Şevket Kazan konuşuyorlar.

Kazan'ın anlattığına (Sayfa 3, 4, 5, 6, 7) göre...

Önce Karadayı söze başlıyor.

Ve beş hususu vurguluyor:

1. Silahlı Kuvvetler disiplinli bir kuruluştur. Disiplinsizliği hoş göremeyiz. Her yıl YAŞ toplantılarında disiplinsizlik nedeniyle bazı subay ve astsubayları ordudan ihraç ederiz.

2. Kararlarımız basın tarafından yanlış yorumlanıyor... Dindar subayları ihraç ettiğimiz imajı verilmek isteniyor.

3. Bu şekilde yazanlar hakkında bir şeyler yapılmalı.

4. Ayrıca... Pencereden, TBMM'ye doğru bakınca... Sarıklı, cüppeli insanlar görülüyor... Bu da hiç hoş değil... Müsamaha etmemek ve devrim kanunlarını uygulamak lazım.

5. Partiler, söylemlerinde dini istismar etmemeli... Gericiliğe taviz, ülkeye yarar getirmez.

***

Söz sırası Şevket Kazan'da:
1. Disipline uymayanların orduda barındırılması doğru olmaz.

2. Ancak YAŞ kararlarının başka nedenlerden kaynaklandığı konusunda yaygın rivayet var.

3. Basın hürdür, sansür edemeyiz.

4. Bu iş YAŞ'ın görev kapsamından çıkarılıp, başka birime devredilsin.

5. Devrim kanunları, toplumumuzu değiştireceği kadar değiştirmiştir.

6. Senelerdir Meclis'e girip çıkarım, bahsettiğiniz manzara ile hiç karşılaşmadım.

7. İnsan haklarına saygılı bir devlette din ve vicdan hürriyeti baskı altına alınamaz.

Şevket Kazan, Orgeneral Karadayı'ya soruyor:

- Sayın Evren 12 Eylül'den önce Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı yaptı. Bu görevlerde konuşma yaparken hiç ayet ve hadisle konuşur muydu?

Karadayı'nın yanıtı "Hayır."

Ve Kazan devam ediyor:

- O zaman neden 12 Eylül'den sonra meydanlarda hep ayetle ve hadisle konuştu?

***

Adalet Bakanı Kazan, sorusunu, yine kendisi yanıtlıyor:

- Benim kanaatim şudur... Yapılması gereken bir hizmet vardı... Sorunlar vardı... Toplumla uyum sağlayabilmek için, onun ihtiyacı olan her şeyden bahsetmek zaruri idi... Onun için o üslupla konuştu.

***

Kazan anlatıyor:

- Beni büyük bir dikkat ile dinleyen Sayın Genelkurmay Başkanı ayağa kalktı, ben de kalktım. Ayrılırken son sözleri şu oldu:

"Sayın Kazan, bu görüşmeden son derece memnun kaldım ve rahatladım. Keşke sizinle zaman zaman bu konular hakkında görüşüp, konuşsak,"

Ben cevap verdim:

"Ne zaman davet buyurursanız ben gelirim paşam... Ancak giderken şu hususu da arz etmeme izin verin lütfen. Sivil toplumu yönetmek, bir orduyu yönetmek kadar kolay değildir.......Ordu için disiplin ne derece önemliyse, sivil toplum için de özgürlükler o derece önemlidir.

***

28 Şubat "52 gün sonra" üç yaşını dolduracak.

Siyaset "üç yıl öncesine" takılıp, kalmamalı.

Erbakan'ın "çekirdek kadrosundan" olan Kazan'ın kitabı ise "sanki saatin 28 Şubat'ta durduğu... 28 Şubat'la hesaplaşmak istendiği" izlenimini veriyor.

Ancak "son sayfada" bir cümle var ki...

Katılmamak olanaksız:

- İnşallah hepimiz, yöneten ve yönetilenler olarak, bütün bu olup bitenlerden kendi hissemize düşen dersleri alırız.

İnşallah..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır