


Niye yapmadınız?
Biliyorsunuz.
Tam 16 yıldır hiçbir idam kararı infaz edilmedi...
Yâni 1984'ten beri.
Bunun anlamı şudur:
- İdam, fiilen kalktı.
Ama yasalarda yazılı olarak kaldı.
Dikkat buyurun, 1984 diyorum... Güneydoğu'da henüz tek kurşun atılmamıştı bile... Apo henüz popüler olmamıştı... Olup olmayacağı da belli değildi...
Peki ne bekledi Türkiye? İdam cezasını kaldırmak için ne bekledi?
1984'ten bu yana tam 11 tane Hükümet geldi geçti... Meclis 5 kere değişti.
Şimdi konuşanların içinde Demirel de Başbakanlık yaptı... 84'ten bu yana albüme bakarsanız, bugünkü Meclis Başkanı Akbulut da Başbakanlık yaptı.
Hele Mesut Yılmaz, üç kere Başbakanlık yaptı. İki kere de Ecevit yaptı...
Peki, neden idam kalkmadı?
Niye kimse tırnağını oynatmadı?
*
Bugün çıkmış diyorlar ki:
- Biz idam fikrine öteden beri karşıyız... Yâni, mesele, Apo meselesi değil.
Tamam da, mesele Apo meselesi oldu şimdi... Bunu herkes böyle algılıyor. Hem de Avrupa'ya bir ödün olarak...
Ne lüzum vardı bunlara?
Siz 16 yıldır zaten fiilen kalkmış idam cezasını hukuken de kaldırsaydınız, Avrupa bize şimdi Apo'yu asmayın diye onur kırıcı bir baskı yapamayacaktı... Yüreği yanık Şehit anneleri de Apo'yu asın diye yollara dökülemeyecekti.
Çünkü herkes bilecekti ki, Türkiye'de idam yok.
Yâni, başımıza bu problemi siz açtınız.
Şimdi Devlet Bahçeli'den icâzet bekliyorsunuz.
Bahçeli henüz 8 aylık milletvekili.
Bülent Bey ise 1957'den beri Meclis'te...
Mesut Bey 1983'ten beri Meclis'te.
Bahçeli işte bu kozu kullanmalı...
İcâzet verirken, bâri bunları hatırlatmalı... Bunca yıldır beni mi bekliyordunuz diye sormalı.
Bu kadarcığı o'nun hakkıdır...
*
Koalisyonların zorluklarını anlıyoruz ama, bu ülkeden tek başına iktidar'lar da geldi geçti.
- Süleyman Bey, 1965-71 arasında tek başına iktidar'dı.
- Özal'ı karıştırmayalım... O rahmetli oldu. Ama Akbulut, 89 Kasım-91 Haziran arası tek başına iktidar'dı... Mesut Yılmaz, 91 Haziran-91 Kasım arası tek başına iktidar'dı.
Büyük çoğunluğa sahip tek parti iktidarı'ydı bunlar.
Niye idam'ı kaldırmadılar?
Şimdi yumurta geldi, kapıya dayandı.
- Efenim bu mesele Apo meselesi değil.
Tamam... İnandık... Biliyoruz... Apo meselesi değil. Ama "Apo meselesi" haline geldi.
- Efendim, Avrupa istiyor diye değil.
Tamam... İnandık... Biliyoruz... İdamın kalkmasını biz istiyoruz... Ama "Avrupa istiyor" izlenimi doğdu.
Ne hakkınız vardı buna?
Yazık.
Ege'de de aynı hatayı yaptınız.
Akıl ve mantıkla sahiden artık çözmek istediğiniz problemleri, - eğer 40 yıldır çözebilseydiniz- şimdi Avrupa böyle istiyor diyemeyecekti kimse.
Ne büyük aksilik bu yarabbi.
Kimsenin karşısında asla eğilmediğimiz hâlde, hep eğilmiş gibi gözüküyoruz.