


"Haklısınız ama..." diyor!
Söylemesi ayıp ben de bu köşede yazıyorum ya; Ankara'da makam araçları, bölge müdürleri, genel müdürleri, müdür yardımcıları, daire başkanları, odacıları, şoförleri, korumaları olup da hiç bir işe yaramayan yüzlerce müdürlük, genel müdürlük, 17 tane devlet bakanlığı şiştikçe şişiyor, her yıl büyüdükçe büyüyor, her yıl harcaması arttıkça artıyor.
3 yıllık özveri programı yapıldı.
Herkesin iflahı kesilecek.
Ankara da özveri yapacak mı?
Örneğin; Turizm Bakanlığı, büyücek bir belediyenin bir dairesinin 5-10 kişilik bir kadroyla kolayca kotarabildiği işleri yapmasına rağmen bakanlık olmaya devam edecek mi? Turizm Bakanı'nın kendisi bile samimiyetle "bizim bakanlığı iptal etmek lazım..." diye itiraf etti. Fakat biliyor musunuz, 2000 yılı için Turizm Bakanlığı'nın bütçesi yüzde kaç arttırıldı?
Tahmin edin, kaç arttırıldı?
Özveri yılındayız ya...
Memur maaşı yüzde 25 artacak.
İşçi maaşı yüzde 25 artacak.
Kira geliri yüzde 25 artacak.
Çiftçi geliri yüzde 25 artacak.
Emekli geliri yüzde 25 artacak.
Durmayın tahmin edin: Turizm Bakanlığı bütçesi yüzde kaç artacak?
***
Yüzde 50 mi artacak?
Çıkın... Çıkın...
Yüzde 75 mi?
Çıkın... Korkmayın çıkın...
Yüzde 100 mü?
Çıkın... Çıkın...
Yüzde 150 mi?
Hayır tahmin edemediniz. Turizm Bakanlığı'nın bütçesi yüzde 178.4 oranında arttırıldı. 1999 yılında 20 trilyon 458 milyar lira olan Turizm Bakanlığı bütçesi 2000 yılı için 56 trilyon 963 milyar liraya çıkartıldı. Ve Başbakan Ecevit, saf bir inanmışlıkla önceki gün kendisini ziyaret eden işçi liderlerine; "ekonominin düzlüğe çıkması için herkesten fedekarlık istiyoruz" diyor.
***
Özveriyi halk yapacak.
Devlet şişmeye devam...
Örneğin; 12 bölge müdürlüğü, 80 ilde il müdürlüğü bulunan, 1832 kişinin çalıştığı, Dünya Bankası'ndan faizle borç alıp 106 tane makam aracı satın almış, 14 milyon dolar yatırıp bilgiyasar sistemi kurmuş, bu yılın bütçesinden aldığı pay 16 trilyon liraya çıkmış İş ve İşçi Bulma Kurumu da hiç bir işe yaramıyor. Herkes kendi işçisini kendisi buluyor. Özel sektör, İş ve İşçi Bulma Kurumu'ndan gönderilen hiç bir işsizi işe almıyor. Zaten özelleştirme kararı alınmış, ayrıca devlete memur ya da işçi olacaklar da büyük çoğunlukla torpille, iltimasla işe yerleştiriliyorlar.
Madem ki fedekarlık yılındayız.
İş ve İşçi Bulma Kurumu niçin kapatılmıyor?
İş ve İşçi Bulma Kurumu'nun Genel Müdürü Necdet Kenar, bana "Bugün özel sektörün işçi bulmak için devlete ihtiyacı yok. Bunu piyasa kendisi hallediyor. Haklısınız ama..." diyor.
Aması ne...
***
Genel Müdür'ün aması şu: İş ve İşçi Bulma Kurumu'nu yeniden yapılandırmayı planlıyorlarmış. Yeni üretim biçimleri, yeni teknolojiler Türkiye'de artık eğitimsiz, vasat işçi tipinden eğitilmiş, becerikli, elinden bir yerine bir kaç iş gelebilen işçi tipine geçilmesini gerektiriyormuş. İş ve İşçi Bulma Kurumu, yeniden yapılanarak "aktif işgücü uyum programları ile vasıflı iş gücü" yaratılacakmış. Yeni fabrika kuracak işverenler, İş ve İşçi Bulma Kurumu'na gelecek, "Çok yüksek teknolojide fabrika kuruyorum benim için 500 işçi... 700 işçiyi eğit ve gönder..." diyecekmiş. Ayrıca İş ve İşçi Bulma Kurumu, işsizlik sigortası sisteminin taşıyıcısı olabilmek için de yeniden yapılanmaya başlayacakmış.
Bu kurum 1946'da kuruldu...
53 yıldır hiç bir işe yaramadı.
Ve yeniden yapılanması planlanan İş ve İşçi Bulma Kurumu'ndan sorumlu Bakan Yaşar Okuyan, seçim bölgesi olan Yalova'dan tanıdığı ortaokul öğretmeni Mehmet Aslan'ı getirip Genel Müdür yardımcısı yaptı.
Ecevit fedekarlık istiyor.
Yaşar Okuyan bildiğini okuyor.