kapat

07.01.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
microbanner
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.

Kendimiz koruyalım..

DÜN tarih/kültür mirasımızın artık sadece biz ait olmadığından sözetmiştik. Altına imza koyduğumuz uluslararası sözleşmeler ve tam üyesi olmayı beklediğimiz AB'nin koşulları, bu mirası "evrensel paylaşım"ın içerisinde kabul etmemizi gerektiriyor. AB'nin kuralını bir kez daha tekrarlayalım:

"...ORTAK mirasın koruma sorumluluğu yalnızca ilgili devletlere değil, Avrupa ülkelerinin tümüne aittir."

YİNE dün, Kültür Bakanlığı ile Türk Tarih Vakfı arasındaki çekişme yüzünden bakımsız kalan, yıkılmaya yüz tutan tarihi Darphane binasının hazin öyküsüne değindik.Bu konudaki gelişmeleri AB'nin izlemediğini sanmak safdilliktir. Topkapı Sarayı'nın avlusundaki binanın eriyip gidişini AB bir yere kadar uzaktan izler, sonra başka şeyler olur.

DARPHANE gibi, Zeyrek'te de bir "kültür/tarih mirası hovardalığı" sergiliyoruz. En görkemli Bizans eserlerinden Pantokratör Manastırı'na açılan Zeyrek sokakları kaderine terkedilmiş durumda. Bu müthiş tarih hazinesini göz göre göre yok ediyoruz. Eski İstanbul'un simgesi cumbalı ahşap evler yangınlara kurban gitmezse, bakımsızlıktan kendi kendine çöküyor. Fatih Belediyesi Saadettin Tantan döneminde Zeyrek'i kurtarmak için kapsamlı bir proje hazırlamıştı. Projeye Avrupa Konseyi de coşkulu ve yoğun bir destek vermişti. Ne zaman ki Tantan milletvekili seçilip Ankara'ya gitti, Zeyrek'i kurtarma projesi de rafa kalktı. Zeyrek yine "sonun başlangıcı"na döndü; yok oluş sürecini yaşamaya başladı. Fakat, AB aday üyesi Türkiye'de kültür/tarih mirasının harcanmasına izin verileceği sanılmasın. Şimdilik bu hovardalığı uzaktan izleyen Avrupa yarın, "Hele dur bakalım! O saçıp savurduğun mirasta benim de payım var; sana yağmalatmam!" diye müdahale edecek. Bizim koruyamadığımızı o koruma altına alacak. AB hukuku işleyip te bizim başaramadığımız "İstanbul'daki tarih/kültür mirasının korunması" işine Avrupalılar el koyunca ne olacak? Ulusal onurumuz zedelenecek.

GERÇİ "evrensel miras" olduklarını altına imza koyduğumuz sözleşmelerle kabul ediyoruz; ama yine de kendimize ait tarih/kültür hazinelerini kendimiz korumasını öğrenmeliyiz. Çünkü konu, ülkemizin ulusal onuruyla da doğrudan bağlantılı.


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır