Bugün, dış politikamızın başka pencerelerini açıp, bu konularda ne gibi beklentilerimiz olduğunu gündeme taşımak istiyoruz..
Bakü-Ceyhan petrol boru hattı ile başlayalım.. Bu konuda pürüzler sürüyor. Olup biten hiçbir olumlu gelişme yok.. Son olarak Gürcistan'ın bazı istekleri Azeri konsorsiyumu tarafından reddedildi. Gürcistan, Bakü'den topraklarına gelecek olan petrol boru hattının yapım maliyetini AIOC denilen konsorsiyuma yüklemek istedi. Konsorsiyum ise bunu hemen reddetti.. Bir gelişme olursa, sizlere derhal duyuracağız..
Bakü-Ceyhan bilmece gibi olduğu noktada dururken, İran hattı yeniden gündemde.. Türkmenistan bizden ümidi kesmiş olmalı ki, Rusya ile yeni bir doğalgaz anlaşması imzaladı.. Bu arada İran'ın Türkmen doğalgazını swap yolu ile alıp bize kendi gazını vermesi bazı odalarda konuşuluyor. Çünkü İran'ın yeterli doğalgazı yok.. Bu durumda kendi gazını bize vermesi halinde içerdeki tüketimde doğacak boşluğu ancak Türkmen doğalgazı karşılar. O zaman İran da rahatlar ve bize doğalgaz verebilecek düzeye gelebilir..
Bir küçük parantez de, daha önce açmıştık, ama tekrar Ankara-Atina ilişkilerine açalım. Yunanistan Dışişleri Bakanı'nın ziyaretinden sonra devreye AEGEE "Avrupa Gençlik Forumu" giriyor.. UNESCO'nun 2000 yılını Barış Kültürü Yılı ilan etmesine paralel olarak, Forumun Ankaralı gençleri, Atinalı gençlerle Nisan ayında Ankara'da biraraya geliyor. 44 kişi oturup iki ülke kültürlerinin ortak noktalarını araştıracaklar. Onları kutlarız.. Bu toplantı bir ay sonra da Atina'da yapılacak..
Dönelim ve bu sefer bir başka pencereyi açıp, buradan gözüken Balkanlara bakalım.. Bu konuda beklentilerimiz iki yönlü.. Birincisi Miloseviç'in Sancak veya Karadağ özerk bölgelerinde yeni bir delilik yapması, ikincisi ise tam tersi bir davranış içine girerek, bölgeyi kendi haline bırakması.. Birinci ihtimal biraz daha ağır basıyor gibi.. Kosova'da iki yıl sonra yapılacak referandum ise kaygı yaratmıyor değil.. Bulgaristan ve Romanya ile ilişkilerimizde de gelişme bekliyoruz gelecek dönemde.. Bize göre, Türk iş adamları, gelişmelerde çok önemli roller oynayabilecekler..
Pencereleri açıyoruz ve açtığımız bir başka pencereden Rusya görünüyor.. Putin'in Rusyası.. Başbakan Ecevit, Putin'i tanıyor.. Tanımasına tanıyor da, Ankara ile Moskova'nın, özellikle Kafkaslar, boru hatları ve Boğazlar konusunda birbirleri ile tamamen çelişen çıkarları ne olacak? Bu çıkarlardan Ankara'nın vazgeçmesi mümkün değil.. Rusların da öyle.. O zaman iki ülke bu sorunlarla birlikte yaşamaya devam edecekler görüntüsü veriyorlar.. Rusya, Türkiye için çok önemli bir ülke.. Biz de onlar için aynı durumdayız.. Peki Rusya, Polonya sınırına asker getirirse ne olacak? Olmaz öyle şey demeyin, çünkü bu konu çeşitli çevrelerde tartışılıyor.. Veya Gürcistan'da darbe yaptırırsa Ankara çok sert tepki vermeyecek mi yani?
Beklentilere ilerki yazılarımızda da devam edeceğiz. Ve bu sefer Washington penceresini açacağız sizlere...