kapat

05.01.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
microbanner
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
GÜNGÖR MENGİ(gmengi@sabah.com.tr )


Aklın ışığı..

Aklın ışığı doğruya uygun davranmamıza izin vermiyorsa başkalarını köleleştirmenin aracı haline gelir.

Bu sözleri ilkçağ Hıristiyanlığının en büyük düşünürü olan Augustinus söylemiş..

Dini akıldan soyutlamak isteyenlerin de varmak istedikleri amaç bu değil mi?

Mollaların cemaat tutkusu, bireyi yok edip insanları sürüleştirmek değil mi?

Kökten dinciliğin elde etmeyi hayal ettiği güç, dogmalarla uyutulmuş insanları yığın halinde uzaktan kumanda etmek ve onların ürkütücü itaatkârlığını tehdit olarak kullanarak iktidar elde etmek değil mi?

Din, yeni yüzyılda da olacak.

Maneviyattan yoksun bir laikliğin kendi yokoloşunu içinde taşıdığını tarih öğretti.

Mesele, kökten dinciliği aşmak..

Türkiye bu konuda avantaja sahip. Tarihten gelen farklı yaşam kültürü, Cumhuriyet devriminin kazanımları ile güçlenmiştir.

Bireysel vicdan özgürlüğü ile devlet gücü arasındaki sınırın nereden çekileceği tartışması bitmedi ama çoğulculuk üstünde uzlaşma vardır.

İdeolojik ve dinsel dogmaları, kabile zihniyetini ve karşısındakini yok etme zihniyetini tasfiye eden yeni uygarlığa Türkiye, İslâm dünyasının en yakın üyesidir.

Gerçek anlamında İslâm, Arap ulusları için ideoloji, Türk halkı için dindir.

Arap milliyetçiliğini İslâm diye yutturma çabaları Türkiye'de işte bu farkın kayalarına toslamıştır.

Kadir Gecesi'ni havai fişekli şenliklerle kutlayan Türk Müslümanlığı, aslında o mübarek gecenin semalarını yalnız teknolojinin değil aklın ışığı ile aydınlatmıştır.

Dinsel bir olayı, dünyevi bir kutlamanın sebebi yapmış, iyi de yapmıştır.

Dini, demokrasi ile ve çağdaş yaşam ile bağdaştıracak yaratıcılığı bulmak zorluğunda Türkiye'nin İslâm dünyasına büyük hizmetleri olacak..

Şehit kanı ticareti
Zor olan "ilk yalan"mış.. Sonrakiler kolay.. Yanlışlar da onun gibi..

Din sömürüsünden sabıkalı partilerin şimdi "şehit kanı" sömürüsü yapması tesadüf değil.

DYP doğrudan "Apo'yu asalım" diye tutturdu. Fazilet ise "İnfazı bekletmeyelim, kararı meclis versin" diye bastırıyor, bir yandan da hükümetin ahengini bozmak için MHP'yi kışkırtan nifaklar üretiyor.

Sözde bu iki parti Avrupa Birliği'ne üyelikten, toplumsal barıştan yana..

İdam bizi Avrupa'dan koparırmış, hükümet bunalımı, enflasyonla mücadeleyi daha yolun başında sabote edermiş; ne gam?.

İktidar rakiplere yar olmasın da ne olursa olsun.. Kafa bu.. Çünkü enflasyon iner ve Avrupa kapısı Türkiye'ye açılırsa, siyaset yepyeni değerler üstüne oturacak, bu kafayla orada asla bulunamayacaklar.

Öyleyse enflasyon savaşı kundaklansın..

Apo asılsın, varsın sefil bir suçlu, durduk yerde siyasi bir idol olarak hortlasın, felâket üreten bir hayalet olarak dolaşsın..

Ama unuttukları şu ki Türkiye'de artık toplumsal vicdan sağduyunun düşmanı değil.

İnsanlar "şehit kanı" ticareti yapanların, yeni şehitlerin mezarını kazma şaşkınlığı içinde çırpındıklarını şükür ki görüyor!

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır