|
|
Krize kamuflaj
G.Saray'daki maddi sıkıntılar takımı olumsuz etkiler mi? Kalan 20 maçta büyük bir düşüş bekliyor musunuz? G.Saray'daki maddi krizin boyutları çok büyük. Camiada kimse bunun farkında değil gibi görünüyor. Futbol dışındaki branşlarda durum daha da vahim. Voleybolcular sezon başından beri hiç para alamamış. Basketbolcular ancak, "Sahaya çıkmayız" tehdidiyle bir şeyler koparabiliyor. Bu sorunun bir an önce çözülmesi lazım. Ama G.Saray çözümü konuşmuyor; sürekli erteliyor. Toplanan kongreler saçmasapan komisyonlar oluşturmakla vakit kaybediyor. Böyle bir krizin takımı etkilememesi söz konusu olamaz. İşler iyi giderken bir müddet götürebilirsiniz. Şu an, başarı krizi kamufle ediyor. Ama kötü gitmeye başladığında tepetaklak olur. G.Saray krizi çözemezse gerilemez. Gerilemeye başladığı anda "Güm" diye düşer.
* Kongrenin Başkan Süren'e güven sarsıldığı için satışa izin vermediği söyleniyor. Oysa şirketleşme 1960'larda gündeme geldiğinde yine izin çıkmamış ve içinde yine İnan Kıraç'ın yer aldığı bir komisyon kurulmuş. G.Saray'da, "Küçük olsun, benim olsun" zihniyetinden söz edilebilir mi?
G.Saray'da çok tatsız bir İnan Kıraç faktörü var. İnan Kıraç, bildim bileli G.Saray'ı perde arkasından yönetmeye talip. Ama hep perde arkasında kalır. Elini taşın altına hiç sokmaz. Geçmişte meşru mazereti vardı: "Vehbi Bey istemez." Şimdi Vehbi Bey de yok; Koç'tan da emekli oldu. G.Saray'ı yönetmeye talipsen, gel aday ol. Kıraç'ın kulübü elinden kaçırmamak için herşeyi yaptığını görüyorum. "Bir komisyon kurulsun. İçinde İnan Kıraç olsun." Diğerleri önemli değil. Böyle bir önerge var mı?
Çobanlı'nın heykeli dikilir
Necdet Ağabey'i, öz ağabeyim kadar severim. Ona karşı kulüpteki hareketi lanetliyorum. G.Saray'ın Çobanlı'ya sadece teşekkür borcu var. FIFA'da "Onur üyeliği"ne gelirken, "Başarılarımı G.Saray'a borçluyum. G.Saray'da yetişmesem buralara gelemezdim" diyecek kadar büyük G.Saraylı Çobanlı'yı, kim olduğunu bilmediğim birileri Haysiyet Divanı'na vermeye çalışıyor. Oysa G.Saray'ın Çobanlı'nın heykelini dikmesi gerek. Yine de, ben onu, bilerek veya bilmeyerek İnan Kıraç'a alet olduğu için eleştiriyorum.
* Sergen'in transferi ve geniş kadronun Terim için nasıl bir sınav olacağına gelirsek...
Daha önce de söyledim: G.Saray'ın Sergen'e bu sene ihtiyacı yok. Ama Hagi bırakınca olur. İhtiyacı olan Sergen'i de bugünden alıp takıma ısıtmak fevkalâde yararlı. Terim'in geniş kadroyu yönetme sorunu yok. Onun en başarılı yanlarından biri bu... Oyundan çıkan Hagi, buz gibi havada kulübede oturup maç sonu sevinçten havalara sıçrıyor. Hagi, bu ülkenin en son G.Saraylısı. İşte takımdaki hava bu... G.Saray lig, kupa ve UEFA'da yoluna devam ediyor. Artık lige ara da yok. Sakatlar bitiyor, ama yenileri de çıkacak.
Bülent Yavuz büyük hata yaptı
* Hakem seminerinde Bülent Yavuz'un bazı hataları açıklaması doğru muydu?
Baştan aşağı yanlış. Birincisi, bunlar Yavuz'un değil, TV'lerin seçtiği hatalar. Kayıtlara sadece Teleon veya Cine 5'in göze çarpmasını istediği hatalar geçiyor. Sadece son F.Bahçe-G.Saray maçında bile Teleon'un nasıl yanlı yayın yaptığının şahidiyim. Yalnız F.Bahçe aleyhine olan hatalar tekrar tekrar gösterildi. Hakem hatalarını hakem gözlemcileri yazar. Ne zaman? İşte zurnanın zırt dediği yer burası. Maç bittikten 1 saat sonra raporların yazılıp, federasyon temsilcisine verilmesi gerekir. Ama bizde raporlar maç TV'den izlendikten sonra yazılıyor. Hatta Filipescu örneğinde olduğu gibi ek rapor yazılıyor. TV'nin göstermediği maçta ayak kır; TV'ye yakalanmayınca, daha doğrusu o TV'yi yönetenlere yakalanmayınca gemini yürüt!
MHK sözcüsü böyle bir hata yapmamalıydı. Ama yaptı ve yığınla dedikoduya çanak tuttu.
|
 |
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|