kapat

05.01.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
microbanner
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.

Rutin mi değil mi...
ANADOLU yakasında 200 bin kişiye su sağlayan Elmalı Barajı geçtiğimiz ay "bakım ve onarım"a alındı.

İSKİ Genel Müdürü Veysel Eroğlu bunun "rutin bir işlem" olduğunu belirtti. Oysa barajın bundan önceki bakım ve onarımının üzerinden henüz 1 yıl bile geçmedi. Uzmanlar diyor ki:

"15 milyon metreküp suyun boşaltılmasını gerektiren genel bakımlar yılda 2 kez yapılmaz. Bu kadar kısa zamanda ikinci müdahale yapılmışsa yolunda gitmeyen bir şey var demektir."

BİR baraj için "yolunda gitmeyen şeyler"in başında kirlenme gelir. Elmalı'ya kısa aralıklarla müdahale nedeni acaba aşırı kirlenme mi?

SANAYİ atıklarının ve evsel atıkların suyu zehirlediği saptanarak Elmalı Barajı 1993 Eylül'ünde Hıfzısıhha Kurulu kararıyla devre dışı bırakıldı. 1994'te aktif karbon tekniğiyle temizlenip yeniden işletmeye alındı. 1999 Ocak'ında baraj, kirlenme nedeniyle bir kez daha 1, 5 ay devre dışı kaldı. İSKİ, 1999 sonlarında Elmalı'nın suyunu yine derelere verdi, bir "bakım onarım" daha yaptı.

SAYIN Eroğlu "rutin temizlik" diyor ama dünyanın hiç bir yerinde standart fiziki ve hijyenik koşullara uygun şekilde korunup işletilen bir baraj, yaz-boz tahtası gibi böyle ikide bir müdahaleye uğramaz.

ZATEN acı gerçekler ortada: İstanbul'un su havzalarında koruma delinmiş ve çarpık yapılaşmaya teslim olunmuş durumda.. Atıklar ya yeraltı sularıyla ya da-ne yazık ki-doğrudan doğruya barajlara karışıyor. Deterjanların, kimyasal maddelerin yolaçtığı köpüklü katmanlara en fazla rastlanan barajlardan biri de Elmalı. İSKİ Genel Müdürü Eroğlu'na yeniden sormak isteriz: Elmalı'da bir yılda 2 bakım gerçekten "rutin" midir?

"HAYIR, rutin değildir. Aşırı kirlenmenin kronikleşmesi bizi baraja sık sık müdahale etmek zorunda bırakıyor" şeklindeki bir yanıt, Sayın Eoğlu'nu sadece yüceltir. Çünkü Elmalı havzasındaki çarpık yerleşimden Eroğlu, doğrudan sorumlu tutulamaz. Yasama ve yürütme erklerinden yerel yönetimlere uzanan geniş bir mekanizmanın dişlileri tıkır tıkır çalışmazsa, su havzalarını korumak için Eroğlu'nun elinden, tek başına bir şey gelmez. Sayın Eroğlu'nun, "rutin olmayan"ın altını çizmesi uyarıcı olabilir. Belki bu sayede akılcı çizgide buluşulur; su havzalarındaki-ve tüm İstanbul'daki-çarpık yapılaşmayla mücadelede kararlı bir eşgüdümün umut ışıkları belirir.


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır