kapat

05.01.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
microbanner
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
İslam çalışmayı emreder
İnsan, Allah'ın kendisi ve çoluk-çocuğu için takdir ettiği rızkı meşru yoldan arayacaktır. Bunu Yüce Allah'ın rızasını umarak ve ibadet niyetiyle yapmalıdır

Yüce dinimiz İslam, çalışmayı, kazanmayı, daima ileri gitmeyi, bilim ve teknolojide yükselmeyi emretmektedir. Tembelliği, zamanı boşa harcamayı ve yerinde saymayı ise hoş görmemektedir. Yüce Allah Kur'an-ı Kerim'de "İnsan için kendi çalıştığından başka bir şey yoktur. Ve çalışması da ileride görülecektir. Sonra ona karşılığı tam olarak verilecektir." (Necm Suresi: 39-41) buyurmaktadır. Öyleyse Müslüman çalışacak, Allah'ın kendisi ve çoluk-çocuğu için takdir ettiği rızkı meşru yoldan arayacaktır. Bunu Yüce Allah'ın rızasını umarak ve ibadet niyetiyle yapmalıdır. Çünkü dinimizde Allah'ın rızasını umarak yapılan her türlü davranış ibadet sayılmıştır. Nitekim bir hadis-i şerifte buna işaret edilmektedir: "Bir sabah vakti Sevgili Peygamberimiz ashabı ile otururlarken güçlü, kuvvetli bir gencin oradan geçtiğini görürler. Bir kısım sahabi: "Keşke şu genç gençliğini gücünü ve kuvvetini Allah yolunda harcasaydı ne olurdu? dediler. Bunun üzerine Peygamberimiz: "Öyle söylemeyin, eğer o genç kendi ihtiyacı için, yahut anne-babasını geçindirmek için koşuyorsa yine Allah yolundadır." (Riyazu's Salih”n Ter. I/569) buyurmuştur.

İslam dini kişinin kendi yararına olduğu kadar diğer insanları yararına olabilecek her türlü çalışmasını da en hayırlı davranış olarak kabul etmektdir. Nitekim Sevgili Peygamberimiz (SAV) bu konuda şöyle buyurmaktadır: "İnsanların en hayırlısı, insanlara faydası dokunandır." (250 Hadis. 152. Hadis)

İslam'da tembellik ve uyuşukluğun yeri yoktur. Müslüman daima dinamik, atılgan, müteşebbis ve çalışkan olma durumundadır. Her işe başlarken söylediğimiz besmle de bile o işin sonunu getirme azmi yatmaktadır. Peygamberimiz (SAV) "İki günü birbirine eşit olan Müslüman zarardadır" (Keşf'ül- Haca, c. I, hadis no: 2406, s. 305) buyurarak Müslüman'ın bugününün dünden daha ileri olması gerektiğini düşündürücü bir şekilde vurgulamıştır.

Şimdi kendi kendimize soralım. Acaba biz Müslümanlar sadece Peygamberimiz'in (SAV) sözünde yatan bu mesajı anlayarak hareket edebilseydik hiç geri kalır mıydık? Tabii ki kalmazdık. Bilakis tüm dünya toplumlarından ileride olurduk. Çünkü İslam, Müslüman bir toplumun en ileride olmasını hedeflemektedir.

İyi bilmeliyiz ki, milletlerin hayatında durmak yoktur. Bir millet ne kadar ilerlerse ilerlsin, ne kadar yükselirse yükseklere çıkarsa çıksın, olduğu yerde durdu mu mahvolur. Koşan, yarışan milletler arasına katılıp ilim, medeniyet ve teknoloji yarışını daima en önde götürebildiğimiz müddetçe dinimizin prensiplerine uygun bir Müslüman toplum olabiliriz.

Fahri KAYADİBİ


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır