|
|
Kuş öyle değil böyle yıkanır
Avrupalı çevreciler sadece "iyi niyetle" değil "bilimsel" bir biçimde de çalışıyor. Son büyük fırtınada Erika adlı tankerden yayılan yakıt Fransa sahillerini kirletip, kuşları öldürmeye başlayınca kolları sıvadılar ve kuşları tek tek yıkayarak hayata döndürdüler
Doğayı kirleten, çevredeki yaşamı darmadağan eden, kuşları öldüren kazalar sadece Türkiye'de olmuyor. Benzeri bir durumu geçenlerde Fransa yaşadı. Fransa'nın kuzey batı sahiller 25 Aralık tarihinde tam anlamıyla "karaya büründü." Erika adlı tanker tüm ülkeyi etkisi altına alan fırtınanın kurbanı oldu. Bu öylesine güçlü bir fırtınaydı ki etkileri hala sürüyor: Yeni yıl geldi ama binlerce eve elektrik verilmiş değil.
Erika adlı tanker de işte bu fırttınaya yakalandı ve sonuçta binlerce ton mazot kıyı şeridine yayıldı. Hem de ne yayılma! 400 kilometrelik bir sahil kirlendi.
10 BİN KUŞ KURTARILDI
Fransa'nın bu konuda bizimle bir başka benzerliği de yönetmeliklere rağmen yerel yönetimlerin etkisiz kalışı. Polmar-Terre adlı bir operasyon planları olmasına karşın ne belediyeler ne de devlet bu çevre felaketine karşı etkili olamıyor. Çünkü her şeyden önce ellerinde yeterli donanım yok (aynı bizim gibi) ve ayrıca kuruluşların elemanları da yeterli tecrübeye sahip değil. (aynı bizim gibi).
Orada da aynı bizde olduğu gibi gönüllüler hareket geçtiler. Amaç kanatlarına, gagalarına petrol bulaşmış kuşları kurtarmak ve temizlemekti. Üstelik hava şartları insanların çalışmasına da izin vermiyordu.
Fransız çevreciler ve hayvan severler naylon eldivenleri giyip, çizmeleri çekerek işe koyuldular.
Onlara çevredeki köy ve kasabalarda ki halk da yardımcı oldu. Geçen günler içinde tahminen 10 bin tane kuş sahil şeridinden canlı olarak kurtarıldı.
TEMİZLİK YILLARCA SÜRECEK
Bu arada Nantes Veterinerlik Fakültesi'nde özel bir merkez oluşturulmuştu. Bu merkezde çalışan tecrübeli elemanlar kuşların nasıl temizleneceğini bilmiyordu. Bu arada Lique de Protection des Oiseaux (LPO: Kuşları Koruma Derneği) onlara yardımcı oluyordu. Hatta bu alanda uzmanlaştıkları için, neyin nasıl yapılacağını herkesten iyi biliyorlardı.
Bütün bunlar olup biterken insanların canını sıkan bir başka şey daha vardı. Evet binlerce gönüllünün katılımı ile ayın 26'sında kıyı şeridi epey temizlenmiş, kuşlar kurtulmuştu.
Ne var ki dalgalar kıyıya vurmaya devam ediyordu. Bu da yeni petrolün kuma, kayalara ve tabii ki kuşlaraa bulaşması anlamına geliyordu. Bu mücadele daha yıllar boyu sürecekti.
Bizimkiler daha yeni uyanıyor...
Volganeft adlı tanker İstanbul kıyılarını tarumar etti. Resmi kuruluşlar iş işten geçtikten sonra harekete geçebildi
İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Tamer Dodurga başkanlığındaki bir grup, "Volganeft 248" adlı tankerden sızan yakıttan etkilenen kuşları toplayarak temizlemeye başladı. Omur Marin Şirketi'nin sponsorluğunda iki öğretim elemanı ve 10 öğrenciden oluşan 14 kişilik grup, Florya Sahili'ni tarayarak yakıttan etkilenen martı ve karabatakları topladı. Ekip bir saatte, biri canlı, 18 kuş buldu. Canlı olan temizlenmek, diğerleri de otopsi yapılmak üzere fakülteye götürüldü.
Çalışmalarla ilgili bilgi veren Doç. Dr. Tamer Dodurga, yakalayacakları kuşları deterjan yerine, özel bir solüsyonla temizleyeceklerini, petrol türevi maddelerle kuşların temizlenmesinin yanlış olduğunu söyledi. Salı öğle saatlerine dek Veteriner Fakültesi'ne 100'e yakın kuş getirildiğini, ancak bunlardan hiçbirinin kurtarılamadığını anlatan Doç. Dodurga, hayvanlara müdahale edilmekte geç kalındığını kaydetti: "Eğer sahilde petrolden etkilenen bir kuş görürseniz, ilk önce solunum yollarını açın. Daha sonra hiçbir müdahale yapmadan bize haber verin. Biz kısa bir süre sonra 155 polis telefonu gibi bir telefon birimi kuracağız. Bu sayede olaylara anında müdahale edeceğiz."
YÜZDE 90'I ÖLECEK
Bu arada geminin Uluslararası Denizcilik Standartları'na uymadığı ve dünya limanlarına yanaşmasının mümkün olmadığı ortaya çıktı. Türk Deniz Araştırmaları Vakfı Başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk tankerden sızan yakıtın yaklaşık 5 kilometrelik bir alanı kapladığını belirterek, bölgede yaşayan hayvanların yüzde 90'ında toplu ölümlerin başladığını dile getirdi. Prof. Dr. Öztürk, "Temizleme 24 saat içinde başlamalıydı. Geç kalındı. Bölge en az 40 yıl sonra eski haline gelir. Bu zarar parayla ölçülemez," dedi.
Mehmet KAYNAR- Hüseyin BELİBAĞLI (SHA)
|
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|