kapat

02.01.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
microbanner
Sofra
L E I T Z
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Büyüme olmadan asla
Ekonomi açısından son yılların en dolu dolu geçen yılı 1999'du. 2000 yılı için de birçok umudun doğmasına yol açtı.

Bu yılki en büyük umudumuz enflasyonu yüzde 20'ye indirebilmek. Ama tek başına yüzde 20'lik enflasyon hedefi pek anlam ifade etmiyor. Amaç enflasyonu indiriken, aynı zamanda büyümeyi de sağlamak. Zaten toplumun hemen hemen tüm kesimlerini saran umut dalgasını da sürdürülebilir bir enflasyon ve sürdürülebir bir büyüme hedefi besliyor.

Geçmiş hükümetler döneminde de kamu fiyatlarına suni baskılar uygulayarak, maaş zamları düşük tutularak, faizlere baskı kurularak enflasyonu düşürme girişimleri yaşandı. Bunun en son örneği 1997 yılında yüzde 91'e vuran enflasyon sonrasında ANAP Hükümeti'nin uygulamalarıyla ortaya çıktı.

Geçmiş yıllara bakıldığında enflasyonla büyüme arasında pek fazla bağlantı olmadığı görülüyor. Önümüzdeki yıl yüzde 5.5'luk büyümeyle beraber yüzde 20 enflasyona ulaşılması tuturulması zor bir hedef olarak görünmüyor. Zaten yüzde 65'lerde giden kapasite kullanım oranı, şirketlerin büyümelerini sağlarken fiyat politikalarında da enflasyon hedefine uygun hareket etmelerine olanak tanıyor.

ANALİZLER DEĞİŞECEK
İşte tüm bu öngörülen ve oluşması beklenen sürdürebilir büyüme ve düşük enflasyon ortamı İMKB analistleri açısından da yeni bir döneme işaret ediyor.

Artık analizler şeklini değiştirecek gibi görünüyor. Örneğin özellikle şirket değerlendirmelerinde kullanılan "ilerideki nakit akışlarının bugüne indirgenmesi" yöntemindeki oranların değişmesi gerekiyor. Bugünkü fiyat kazanç oranları üzerinden hesap yapmak tarihe karışıyor. İMKB'nin 30 fiyat kazanç oranı 'fiyatlar şişti anlamına gelir' öngörüsü de tarihe karışacak gibi görünüyor.

PERDE KALKIYOR
Artık Türkiye'deki şirketlerinde düşük enflasyon ortamında tıpkı Avrupalı örneklerinde olduğu gibi değerlendirilmesi gerekiyor. Yüksek stok maliyetlerinin ve yanlış yatırımların enflasyona yedirilerek yıllar içerisinde yok edilmesi dönemi bitiyor.

Kısacası; artık hesapların yeniden yapılması, değerlemelerin yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor.

CÜNEYT TOROS


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır