Bu yılki en büyük umudumuz enflasyonu yüzde 20'ye indirebilmek. Ama tek başına yüzde 20'lik enflasyon hedefi pek anlam ifade etmiyor. Amaç enflasyonu indiriken, aynı zamanda büyümeyi de sağlamak. Zaten toplumun hemen hemen tüm kesimlerini saran umut dalgasını da sürdürülebilir bir enflasyon ve sürdürülebir bir büyüme hedefi besliyor.
Geçmiş hükümetler döneminde de kamu fiyatlarına suni baskılar uygulayarak, maaş zamları düşük tutularak, faizlere baskı kurularak enflasyonu düşürme girişimleri yaşandı. Bunun en son örneği 1997 yılında yüzde 91'e vuran enflasyon sonrasında ANAP Hükümeti'nin uygulamalarıyla ortaya çıktı.
Geçmiş yıllara bakıldığında enflasyonla büyüme arasında pek fazla bağlantı olmadığı görülüyor. Önümüzdeki yıl yüzde 5.5'luk büyümeyle beraber yüzde 20 enflasyona ulaşılması tuturulması zor bir hedef olarak görünmüyor. Zaten yüzde 65'lerde giden kapasite kullanım oranı, şirketlerin büyümelerini sağlarken fiyat politikalarında da enflasyon hedefine uygun hareket etmelerine olanak tanıyor.