kapat

24.12.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
Sofra
L E I T Z
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
YAVUZ DONAT(ydonat@sabah.com.tr )


Dönüşü olmayan yol

Meclis'te, Fazilet Partili milletvekilleri ile sohbet ediyorduk... Söz "hükümetin ömründen" açılınca... Abdullah Gül ile Salih Kapusuz "ağız birliği etmişcesine" aynı "vadeyi" biçtiler:

- En az üç yıl...

Hükümetin ömrü "yabancıların" da merak konusu.

Dün, Devlet Bakanı Prof. Tunca Toskay ile konuşurken...

Hoca dedi ki:

- Her ay üç, dört yabancı banka temsilcisi ve fon yöneticisi geliyor... "Aynı soruyu" soruyorlar... "Hükümetin ömrü ne kadar?

Tunca Hoca devam etti:

- Sadece bana değil... Görüştükleri "bütün Bakanlara" soruyorlar.

Biz de Hoca'ya sorduk:

- Sahi, hükümetin ömrü ne kadar?

Prof. Toskay:

- Sıkıntı çıkmaz.

- Hocam, ne kadar?

- Hükümet "bu programı" uygular... Kimsenin şüphesi olmasın.

- İyi de Hocam... Hükümetin ömrü?

- Türkiye'nin başka çaresi yok... Söylediklerimizi gerçekleştirecek kadar süremiz var

- Hocam süre... Süre ne kadar?

- En az üç yıl.

***

Mesut Yılmaz'la, Cumhur Ersümer'le, Yaşar Okuyan'la ve diğer ANAP'lılarla konuşurken de "benzer havayı" alıyoruz.

"Orta vadeye... İki, üç yıl sonrasına dönük" konuşuyorlar.

Ankara'da esen "rüzgar" şunu gösteriyor:

Hükümet, sanki "tek yönlü yola... Dönüşü olmayan yola" girmiş.

Ve bu yolda, ortaklardan hiçbiri "tekere taş koyacak gibi değil."

Zira "herkes" şunun farkında:

Kim, tekere taş koymaya kalkarsa...

"Kabak" onun başında patlayacak.

***

- Sayın Tunca Toskay... Apo konusu... İdam meselesi... Koalisyonda bir "lastik patlamasına" yol açabilir mi?

- Hayır.

- Ama... Sanki... Bazı değişik söylemler var.

- Tabii ki var... Unutma... Farklı partileriz... Farklı görüşleri seslendireceğiz... Ama Türkiye, demokratik hukuk devleti. Bütün sorunlar normal süreçlerinde çözülür... Yeter ki... Sistem işlesin... Sistem, sorunları halleder.

***

Tunca Hoca ile konuşurken "alınan bazı kararlar ve bunların IMF ile ilişkisi" konusu da açıldı.

Hoca dedi ki:

- Tabii... IMF de istiyor... Ama biz "IMF istiyor" diye karar almıyoruz... "Alınması gerektiği için" alıyoruz... Mesela şu son bankalar operasyonu... Evet, IMF de istedi... Ancak, ekonomiyi dengeli hale getirmek için biz zaten bunları yapacaktık.

***

Biz Tunca Hoca ile konuşurken, Kızılay'da da "memur mitingi" sürüyordu.

Memurlar "IMF" diyorlardı.

"Yüzde 15 zamma" ateş püskürüyorlardı.

Dün memurun "halini... Hicranını... Haykırışını" gördükten sonra...

Hükümetin "dönüşü olmayan yola girdiğini" daha iyi fark ettik.

Hükümet "bazı şeyleri" yapmaya mecbur.

Hatta "mahkum."

Ve bazı şeylerin yapılmasıyla birlikte "memuru... Emekçiyi" rahatlatmaya da mecbur.

Hükümet "halkın... Medyanın... Ve hatta muhalefetin" tanıdığı avansın değerini iyi bilmeli.

Eğer bilmezse...

"Kızılay'dan yükselen protesto" dalga dalga yurda yayılır.

***

Günü "Baba'nın sözleriyle" noktalayalım.

Çarşamba, saat 23.30'u geçiyordu.

Baba'ya dedik ki:

- Bankalar operasyonu... İmzayı, anında bastınız... Biri yeğeninizin bankası... Diğerlerinin ise... Çoğunun sahibini yakından tanıyorsunuz... Zor olmadı mı?

Cumhurbaşkanı:

- Ben, devletin hizmetindeyim. Devletin işi nasıl gerektiriyorsa, öyle hareket ederim. Hareketlerimi "şu şöyle diyecek, bu böyle diyecek" diye tanzim edemem.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır