|
|
Kur-an'da mal sevgisi
Yüce Kur'an-ı Kerim bir de mal sevgisinden bahsetmektedir. "Malı pek çok seversiniz" (Fecr, 20) Sahip olduğu şeyleri sevmek, insanın doğasında vardır
Sevgi duygusunun terbiye edilmediği kişilerde, mal sevgisi kutsal bir sevgiye dönüşebilir. Mal sevgisinin doğal olduğunu şu ayet anlatmaktadır: "İnsanlara, kadılar, oğullar, altın ve gümüşten istiflenmiş yığınlar, yaylıma salınmış atlar, davarlar ve ekinlerin sevgisi süslenmiştir. Fakat bunlar dünya hayatının geçici menfaatleridir. Halbuki, sonuç güzelliği Allah katındadır." (Ali İmran, 14) Bu ayetten çıkaracağımız esaslar vardır.
1- Yüce Allah İnsanı yaratırken, dünya hayatını çeşitli maddi değerlerine karşı sevgiyi iç aleminde yerleştirmiştir.
2- Bu sevgi türü, insanın iç aleminin süsüdür.
3- Bu maddi değerlerin geçici olduğunu söyleyerek, onların kutsallaştırılmamasının eğitimini yapmaktadır. Dünya değerlerinin sevgisi, bu dünyada kalır, ama Allah katında değerli olan şeylere daha çok yönelmesini tavsiye etmektedir.
HIRS İNSANA ZARAR VERİR
Bu bilgilendirmesinden anlaşılıyor ki, Fecr suresinin 20. ayetinde ki gibi, insanların sahip oldukları mallarını aşırı bir şekilde sevip tanrılaştırmaları muhtemeldir. Fecr suresinin 20. ayetinde ki gibi, insanların sahip oldukları mallarını aşırı bir şekilde sevip tanrılaştırmaları muhtemeldir.
Mal sevgisi hırs haline dönüşürse, insanın yaratanına karşı görevlerini yapmasını engeller. İbadetleri yerine getirmesine mani olur. İşte bu durum, malın sevgisinin ona kulluk haline dönüştüğünün işareti olmaktadır. Ayette Yüce Allah, aşırı mal sevgisinin hırsa dönüştüğünde, insana nasıl zarar vereceğini anlatarak, insanın mal sevgisine karşı şuurlu bir şekilde tavır koymasının eğitimini koymaktadır. Mal sevgisini kutsallaştırmayı engelleyen, diğer bir eylem de, cömertliktir. Yetimin ve fakirin elinden tutmak, onları doyurmak için maldan fedarkarlık yapmak, dünyanın en asil davranışı olduğu gibi, Allah indinde de en önde olan bir ameldir. İnsanın malından karşılıksız harcaması, fedakarlık yapması, o malı tanrı edinmediğinin en önemli ispatı olmaktadır.
İFLASIN KENDİSİ
Öyleyse, insanlara cömertliğin önemi aşılanmalı ve fakirin elinden tutmanın Allah katındaki değerinin büyüklüğü anlatılmalıdır.
Cimrilik, mal sevgisi denen tanrıya yapılan ibadettir. Mal sevgisinin sebep olduğu cimriliğin neticesinde de yığılan mallar, öldükten sonra evlatları tarafından yenilip telef edilmesi, iflasın kendisi olmaktadır. Baba neslinin tanrı edindiği bir maddi değerin, bir sonraki nesil tarafından telef edilmesi çok büyük bir aldanış değil midir? Tanrının yenip telef edilmesi, Hz. Ömer'in şu ifadesine ne kadar uygun düşmektedir: "Helvadan tanrı yapardık sonra acıkınca yerdik." Cahiliyet döneminde olan buy olay, halen devam etmektedir. Cimri babaların tanrılarını, evlatları yemektedir.
BAYRAKTAR BAYRAKLI
|
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|