|
|
İşte Türkiye'nin 3 yıllık niyeti
Recep Önal ile Gazi Erçel'in imzalarını taşıyan 64 maddelik Niyet Mektubu, ekonominin bütün alanlarında düzenlemeler içeriyor. 9 Aralık'ta IMF'ye sunulan Niyet Mektubu, enflasyonun son 25 yıldır Türkiye ekonomisini birçok açıdan zayıflattığını bildirdi
IMF'ye sunulan niyet mektubunda, hükümetin ekonomik programın, Türkiye'yi enflasyondan kurtarmak, büyüme ve toplumun bütün kesimleri için daha iyi yaşam standardı beklentilerini artırmak gibi iddialı bir hedef üzerine odaklandığı kaydedildi. Hazine'den sorumlu Devlet Bakanı Recep Önal ile Merkez Bankası Başkanı Gazi Erçel'in imzalarını taşıyan, 64 maddeden oluşan niyet mektubu, ekonomin bütün alanlarında ayrıntılı düzenlemeler içeriyor. 9 Aralık 1999'da IMF'ye sunulan niyet mektubunda, enflasyonun, son 25 yıldır Türkiye'nin ekonomik performansını farklı açılardan zayıflattığı bildirildi. Enflasyon Türk Lirası'na olan güveni sarsarak, yüksek ve istikrarsız nominal ve reel faizlere de neden olduğu, bunun da toplum üzerinde dramatik sonuçlar ortaya çıkardığı vurgulanan niyet mektubunda, şöyle belirtildi: "Spekülatif ve arbitraj (döviz işlemlerinden para kazanma) faaliyetleri giderek daha fazla kaynağı çekmiş ve mali piyasalar ile kurumların işleyişlerini bozmuştur. Dahası, bu yüksek reel faizler zayıf bütçe temel dengesi ile birlikte kamu finansmanını sürdürülemez bir yola sokmuştur.
2000 MALİ TEDBİRLERİ
Devlet bankalarının görev zararı ve Merkez Bankası net varlık pozisyonları dahil olmak üzere tanımlanan kamu sektörü borcu, 1998 sonunda GSMH'nin yüzde 44'ü iken, bu miktarın 1999 sonu itibariyle GSMH'nin yüzde 58'ine ulaşacağı tahmin edilmektedir. Bu durum Türkiye'yi uluslararası mali piyasaların güvenindeki ani değişikliklere karşı zayıf hale düşürmektedir." Niyet mektubunda ayrıca, hükümetin çabalarının, tarım reformu, sosyal güvenlik reformu, kamu mali yönetimi ve şeffaflık ile vergi politikası ve idaresi alanlarında yoğunlaşacağı bildirildi. Bütçe hedeflerinin, gerektiğinde 2000 yılı içinde düzeltici mali tedbirler uygulamaya konulmak suretiyle, sıkı sıkıya takip edileceği, enflasyonla mücadele çabalarının güçlendirilmesi ve döviz kuru taahhütünün desteklenmesi için, gerektiğinde, IMF uzmanlarıyla görüşülerek ek tedbirler de uygulamaya konulacağı kaydedildi. Hangi kaynaktan olursa olsun elde edilecek ek özelleştirme gelirlerinin borç azaltımında kullanılmak üzere Hazine'ye aktarılacağı vurgulanan niyet mektubunda, kamu kesimi net dış borçlanması ise, IMF kaynakları hariç, deprem harcamaları için sağlanan dış destek dahil, GSMH'nin en az yüzde 2.5'ine (5.25 milyar ABD Doları) ulaşacağına dikkat çekildi.
2000 enflasyon hedefleri
1. Nisan 1999 seçimlerinden sonra oluşan Hükümetin ekonomik programı Türkiye'yi enflasyondan kurtarmak, büyüme ve toplumun bütün kesimleri için daha iyi yaşam standardı beklentilerini artırmak gibi iddialı bir hedef üzerine odaklanmıştır.
2. Enflasyon, son 25 yıldır Türkiye'nin ekonomik performansını farklı açılardan zayıflatmıştır. Bunun en belirgin etkisi, ekonomik büyümede yaşanan istikrarsızlıktır. Hızlı ekonomik gelişme dönemlerini aynı hızda ekonomik faaliyetlerdeki azalış dönemleri izlemiştir.
3. Enflasyon Türk Lirasına olan güveni sarsarak, yüksek ve istikrarsız nominal ve reel faizlere de neden olmuş, bu da toplum üzerinde dramatik sonuçlar ortaya çıkarmıştır.
4. Dahası, bu yüksek reel faizler zayıf bütçe temel dengesi ile birlikte kamu finansmanını sürdürülemez bir yola sokmuştur.
5. Sonuç olarak, yüksek enflasyon ortamı, yüksek reel faizler ve istikrarsız büyümeden en fazla zarar görenler yüksek getiri sağlayan varlıklara yatırım yapamayan ve sadece çalışmaları karşılığı elde ettikleri gelirle geçine toplumun düşük gelirli insanlarıdır.
6. Türkiye'de yaşanan enflasyonun sürgit özelliği dikkate alındığında, 2000-02 yılları için enflasyonla mücadele hedeflerimizi belirlenmesinde enflasyonu aniden tek haneli rakamlara indirmenin güçlüğü ile geçmişteki uygulamalardan açıkça farklı olunacağının sinyalinin verilmesi ihtiyacının dengelenmesine büyük önem verilmiştir.
7. Programımız üç temel unsura dayanmaktadır : programın başlangıcında kamu sektörü temel fazlasının mümkün olduğunca yüksek tutulması, yapısal reformlar ve tutarlı gelir politikaları ile desteklenmiş sıkı döviz kuru taahhütleri. Başlangıçta kamu sektörü temel fazlasının yüksek programlanması gereklidir. çünkü kamu hesaplarındaki zayıflık yüksek enflasyonun arkasında yatan temel faktördür. Sıkı döviz kuru taahhütü ve tutarlı gelir politikası, özellikle enflasyonla mücadelenin ilk aşamasında, enflasyon ve faiz oranlarının daha hızlı indirilmesi için gereklidir.
8. Programımızın gücü enflasyonla mücadele hedeflerimizin kredibilitesini artırmakta ve bu yolla aynı anda hem enflasyonun düşürülmesi hem de büyümenin gerçekleştirilmesini mümkün kılmaktadır. 2000 yılında GSMH büyüme oranını, 1999 için eksi 2 olarak tahmin edilen büyümeden toparlanma etkisini de yansıtacak şekilde %5-5.5 aralığında tahmin etmekteyiz (yıl içindeki büyüme muhtemelen daha düşük olacaktır). GSMH büyümesinin 2001-02 yıllarında ise %5-6 aralığında olması beklenmektedir.
9. Ekonomik faaliyetlerin hızlanmasıyla 1999'da GSMH'nın %0.5'i olan cari işlemler açığının 2000 yılında artarak GSMH'nın %1.5-2'sine ulaşması beklenmektedir. Aynı büyüklükteki açıklar 2001 ve 2002 yılları için de beklenmektedir. Bu tür açıklar, Türkiye gibi yatırımı ve büyümeyi desteklemek için dış tasarruflara dayanmaya ihtiyaç duyan bir ülke için uygundur.
10. Enflasyonla mücadele programızın desteklenmesi için 2.892 milyon SDR tutarında (kotanın %300'ü) üç yıllık bir stand-by düzenlemesi talep etmekteyiz. Bu kaynaklar, ödemeler dengesi ihtiyaçları için kullanılabilir uluslararası döviz rezervlerimizi artıracak, uyum programımıza olan güvenin somut bir belirtisi olacak ve uluslararası kamu ve özel yatırımcıların desteğini hızlandıracaktır. Programın performansı ilk yılda 3'er aylık gözden geçirmeler, daha sonraki yıllarda ise yılda iki kere yapılacak gözden geçirmeler ile izlenecektir.
2000 Yılında Özelleştirme Gelirleri ve Borç Yönetimi
23. Mali uyum, faiz ödemeleri yükünü hafifletmek için daha aktif ve çeşitlendirilmiş bir borç yönetimi politikası ve özelleştirmenin hızlandırılması ile tamamlanacaktır.
24. Ayrıca, kamu kesimi net dış borçlanması, IMF kaynakları hariç, deprem harcamaları için sağlanan dış destek dahil, GSMH'nın en az % .'ine (5.25 milyar ABD Doları) ulaşacaktır.
25. İç borç yönetimi ile ilgili olarak 1999ïda başlatılmış olan ve değişken faizli tahvil ihraçlarına dayanan çeşitlendirilmiş borçlanma politikasına ağırlık vermeye devam edeceğiz.
26. Genel olarak, 2000 yılı net kamu borcu / GSMH oranının 1999 sonuna oranla (GSMH'nın % 58'i civarında) aşağı yukarı sabit kalacağını tahmin etmekteyiz.
27. 2001-02 yıllarında maliye politikası, kamu sektörü iç borcunun GSMHïya olan oranını en azından sabitleyerek 2000 yılında ulaşılan mali sonuçları pekiştirmeye yönelik olacaktır.
28. Toplam borcun GSMH'ya olan oranının 2000 yılı sonu için tahmin edilen % 58oranından küçük bir oranda azalarak 2001 yılında %56.5'e, 2002 yılında %54.75'e inmesi beklenmektedir.
29. Özelleştirme gelirlerinin 2001'de en az GSMH'nın % 3.25'ine ve 2002'de en az % 2'sine ulaşması sağlanarak sürdürülecektir.
Kur Politikaları
30. Para ve döviz kuru politikalarımız iki düşünce ışığında yönlendirilecektir. Enflasyonun indirilmesi ve faiz oranlarında hızlı düşüş, para ve döviz kuru gelişmelerinin daha çok önceden tahmin edilebilir hale getirilerek, yerli ve yabancılar için finansal yatırımın değeri üzerindeki belirsizliğin azaltılmasını gerektirmektedir.
31. Program altında, para ve döviz kuru politikası bu gerekliliklere uygun olacaktır.
32. Stand-by anlaşmasının ilk 18 ayında (bu dönem döviz kurunun izleyeceği merkezi yol etrafında bir bandın olmadığı dönemdir) para politikası kurallara dayandırılacaktır.
33. Bu çerçevede, kısa dönemli dalgalanmalar dışında tüm para tabanı, ödemeler dengesi yolu ile yaratılacak ve iç faiz hadleri tamamen piyasa tarafından belirlenecektir.
34. 2001 yılının ikinci yarısı boyunca ve önceden ilan edilmiş döviz kuru yolu etrafında aşamalı olarak genişleyen band uygulamaya koyuldukça, tamamen döviz kuru üzerine oturmuş bir para politikasından enflasyon hedefine ulaşmak için daha fazla esnekliğe izin veren bir para politikasına aşamalı geçişe olanak sağlamak üzere net iç varlık politikasına daha fazla esneklik tanınacaktır.
Maliye Politikası
11. Enflasyon sadece kamu finansmanı sürdürülebilir bir yola sokulabilir ve artık enflasyon vergisine başvurulmaz ise ortadan kaldırılabilir. Bu durum, bir yandan kamu borcunun azaltılması için özelleştirmenin hızlandırılmasını, diğer yandan kamu sektörü dengesinde önemli ölçüde bir fazla yaratılmasını gerektirmektedir.
1999 İçin Bütçe Hedefleri
12. 1999 yılının ilk yarısında bütçe politikaları önemli ölçüde gevşetilmişken, yeni hükümet bütçe temel dengesindeki bozulmayı sınırlandırmayı başarmıştır. Deprem nedeniyle ortaya çıkan maliyetler hariç tutulduğunda 1999'un ikinci yarısındaki gelişmeler Yakın izleme Anlaşması ile ortaya konulan hedefler ile uyumlu olmuştur. 1999ïun kalanında bütçeye ilişkin gelişmeleri güçlendirmek için yatırım harcamalarında ve diğer cari harcamalarda GSMH'nın %0.4'üne varan kesintiler yapılması kararlaştırılmıştır. Bu, 26 Kasım 1999 tarihinde kabul edilen vergi paketinin etkisi ile birlikte 1999 yılında konsolide merkezi bütçe temel fazlasının 1 katrilyon TL'den (GSMH'nın %1.2'si) aşağı düşmesine imkan vermeyecektir. (performans kriteri; Ek-A) Deprem maliyetleri hariç (yaklaşık GSMH'nın % 0.8'i) bu hedef Temmuz başında Yakın izleme Programı çerçevesinde belirlenen hedef ile tutarlıdır.
2000 Yılı Bütçe Programı
13. Temel amacımız 1999'da GSMH'nın % -2.8'i olan kamu sektörü temel fazlasını, 2000 yılı için GSMH'nın yaklaşık %1.5'u olarak tahmin edilen deprem harcamaları hariç, 2000'de GSMH'nın %3.7'sine yükseltmektir.
14. Bu bütçe hedeflerinin tutturulması bir dizi performans kriteri ve endikatif hedefler aracılığıyla izlenecektir:
15. Yukarıdaki rakamlar depremle ilgili bütçe harcamalarını kapsamamaktadır.
16. 26 Kasım 1999 tarihinde Parlamento'da onaylanan vergi paketi bu hedeflerin tutturulmasını kolaylaştıracaktır.
17. 1999 Bütçesindeki Vergi Usul Kanunu'nun 279. Maddesi'nin uygulamasının ertelenmesinin sona ermesiyle vergi gelirleri de artacaktır.
20. 2000 yılı mali paketindeki birçok tedbir tek defaya mahsustur. Trende göre yapılması gereken tasarrufun boyutu dikkate alındığında bu gereklidir.
21. 2000 bütçesinin onaylanması da Stand-by düzenlemesi konusundaki talebimizin IMF icra Direktörleri Kurulu'na sunulması için ön koşullar olacaktır.
22. Yukarıdaki bütçe hedefleri, gerektiğinde 2000 yılı içerisinde düzeltici mali tedbirler uygulamaya konulmak suretiyle, sıkı sıkıya takip edilecektir.
|
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|