kapat

24.12.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
Sofra
L E I T Z
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Zengin köylüye çalışmayacağız
Türkiye'nin, IMF'ye verdiği taahhütlerin en çarpıcısı, tarıma yapılan sübvansiyonların 2000 yılında yarıya indirilmesi oldu

Türkiye, önceki gün IMF ile ekonomik hayatımızı derinden değiştirecek üç yıllık bir anlaşmaya imza attı. 17. stand-by ile Hükümet Türkiye'yi kronikleşen yüksek enflasyondan kurtarmayı ve herkesin yaşam standardını yükseltmeyi hedefliyor. Bu refah düzeyine çıkarken de toplumun her kesimine bir "kemer sıkma payı" düşecek.

SÜBVANSİYONLAR
Dün kamuoyuna açıklanan Türkiye'nin IMF'ye sunduğu niyet mektubundaki en çarpıcı bölüm ise tarım kesimine verilen sübvansiyonların bir yılda yaklaşık yarıya azaltılmasına yönelik reform kararıydı. 1999 yılında GSMH'nin yüzde 1.2'si düzeyinde verilen tarım sübvansiyonlarının, 2000 yılında yüzde 0.6'ya düşürülmesi taahhüt edildi. Bu kısıntı ile birlikte 2000 yılında desteklemede "doğrudan gelir desteği" sistemi de uygulamaya konulacak.

Sübvansiyondaki bu dramatik düşüşün gerekçesi ve sistem değişikliğinin nedeni de mektupta açıklandı. Desteklemenin yoksul çiftçi yerine, zengin köylülere gittiği ve adrese ulaşmadığı ifade edildi.

Bu arada Ziraat ve Halk Bankası'nın görev nedeniyle verdikleri kredi tutarlarına da yasal sınır getirildi. Bankaların verdikleri sübvansiyonlu kredi miktarındaki artış yüzde 55'i geçmeyecek. Mektupta faiz oranlarının da kademeli olarak bir yıllık hazine tahvili oranına eşitlenme hedefi de bulunuyor.

IMF'yi gönderilen niyet mektubuna göre, Hükümet şu andaki tarım destekleme sistemini kademeli olarak değişrecek. Tarım reformunun orta vadeli hedefi, fakir çiftçileri hedef alan doğrudan gelir desteği sistemi olacak. Bu öncelikle 2000 hasat yılı sırasında pilot bölgelerde uygulamaya konacak. Sistem 2001'de yaygınlaştırılacak. 2002'de de son şeklini alacak.

TAAHÜTLER
Türkiye'nin IMF ile birlikte aynı zamanda tüm dünyaya da verdiği üç yıllık taahütler arasında ücret artışlarını hedef enflasyona göre ayarlama da yer alıyor. Daha önce bilinen ve kamuda tartışmalar yaratan bu ücrette artış hedefine, özel sektörden de destek gelmişti. Önümüzdeki üç yıl içinde gelir artırıcı kaynakları arasında özelleştirme önemli yer tutacak.

Türkiye bu mektupla ayrıca özel emeklilik sistemine de geçmeyi taahhüt ediyor. Gelişmiş ülkelerde çok önem verilen ve milyarlarca dolarlık uzun vadeli kaynak yaratan özel emeklilikle, dileyenler SSK'nın yanı sıra bu sistemle de geleceklerini garantiye alabilecekler.

Özelleştirme Takvimi

Merkez Bankası'nın İnternet sayfasında önceki gece yayınlanan IMF niyet mektubunun Ek II'sinde yer alan özelleştirme programı şöyle:

THY

Tüpraş

POAŞ

İsdemir

Tügsaş

Deniz Nakliyat

Asil Çelik

Turban

Sümer Holding

Taksan

Tumosan

TDI Liman

Ataköy Gr, Sigortalar

İgsaş

Seka

Ebaş

KBI

Trabzon Limanı

TZDK

İştirakler ve Erdemir.

TARIM REFORMU GELİYOR
IMF'YE verilen taahütler doğrultusunda, tarımda Avrupa Birliği'ne uyumu sağlamak amacıyla Tarım Reformu Yasa Tasarısı hazırlandı. Bakanlar Kurulu'nda ele alındıktan sonra TBMM'ye sevkedilecek pakette, 10 yeni yasanın yürürlüğe girmesi öngörülüyor.

Tarımın Anayasası
Tarımsal reform için ilk adım da atıldı. Tarımsal veri tabanı çalışmalarının yürütülmesi amacıyla Bakanlar Kurulu kararıyla Tarımda Yeniden Yapılandırma ve Destekleme Kurulu oluşturuldu.

Tarım Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp, pakette yeralan ve Türkiye'nin ilk Tarım Çerçeve Kanunu olacak Tarım Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkındaki Kanun Tasarısını "Tarımın Anayasası" olarak nitelendirdi. Gökalp, "Parite sistemi uygulanacak, telafi edici ödeme sistemi gelecek. Ürün fiyatı borsada belirlenecek. Tahmini fiyat tutturulamazsa, aradaki farkı devlet üreticiye verecek" dedi. Gökalp, yeni yasalarla hayvan kaçakçılığının önleneceğini, kimliksiz büyükbaş hayvan kalmayacağını söyledi.

TOPRAK KORUNMALI
Gökalp, "Türkiye'de tarım ve hayvancılıkta kayıt sistemi bulunmuyor. İşletme sayıları düzensiz, üreticiler örgütlenmemiş. Toprağın korunması gerekiyor, 1998'de 1.5 milyon hektar arazi tarım dışına çıktı. Tarım arazileri, 40 milyon hektar alandan 12 milyon hektara düştü" dedi.

Nevin BİLGİN


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır