kapat

24.12.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
Sofra
L E I T Z
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Bu kez iddialıyız!
Hükümet, enflasyonla mücadele konusundaki kararlılığını net bir şekilde ortaya koydu. IMF, 1.5 milyar doları 2000 sonuna kadar verilecek 4 milyar dolar krediyi onayladı. Yepyeni bir dönem başladı.

Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Recep Önal, IMF ile imzalanan 3 yıllık stand by'ın ardından toplumun tüm kesimlerinin elini taşın altına koyması gerektiğini söyledi. Önal, "Kendimize güvenir ve dediğimizi yaparsak, bu program bizi zamanından önce hedefe götürecektir" dedi.

Önal, Merkez Bankası Başkanı Gazi Erçel ve Hazine Müsteşarı Selçuk Demiralp'la birlikte düzenlediği basın toplantısında, "şeffaflık" ve "kredibilite" kavramlarının altını çizdi ve öncelikle şu mesajı verdi:

"Türkiye; layık olduğu kredibiliteyi kazanacaktır. Kredibilitemizin artmasında hükümetimizin bugüne kadar gösterdiği kararlılığı bundan sonra da sürdürmesi, alınacak kararlarda en geniş konsensusun sağlanması ve IMF ile yapmış olduğumuz Stand By düzenlemesi önemli bir rol oynayacaktır.

Önal, baştan beri iki şeyi ön planda tuttuklarını belirterek, şeffaflık ve kredibilitenin önemine değindi. Kredibilitenin kararlılıkla sağlanacağını belirten Önal, gerekenlerin yapılması halinde programın bizi zamanından önce hedefe götüreceğini söyledi."

REEL FAİZ DÜŞECEK
"Bütçe dışı fazla ile birlikte reel faizlerde de ciddi bir azalış hedefliyoruz" diyen Önal, 3 yıla yayılan tedavi sürecini şöyle özetledi:

"Para ve kur politikalarında belirsizliğin ortadan kalkması sayesinde ekonominin bugüne kadar ödemek zorunda kaldığı risk primi azalacaktır. Bunun sonucunda da iç borç GSMH oranı 1999 yılındaki tahmini yüzde 27 düzeyinde sabit kalacaktır."

İç borçlanma enstrümanlarının reel getirilerinin en az yüzde 25 olacağını belirten Önal, "Bu reel getiri en az olup değişik ihalelerde oluşan nominal faiz oranlarına baktığımızda reel getiri vergi sonrası yüzde 40-45 seviyesine kadar çıkmaktadır. Bugün 45 milyar dolara ulaşan iç borçlara ödediğimiz faiz, geçtiğimiz iki yılda toplam 30 milyar doların üzerinde gerçekleşmiştir. Maliyetlerin toplumun bütün kesimleri arasında orantılı olarak dağıtılması hükümetimizin temel prensibidir" dedi.

KAMU FİNANSMANI
Programın başarısı için kamu kesimi borçlanma gereğinin azaltılması gerektiğini ifade eden Önal, şu noktaların altını çizdi:

"Özelleştirme gelirleri 2000 yılı içerisinde GSMH' nın yüzde 3.5'ine tekabül eden 7.6 milyar dolar düzeyinde gerçekleştirilecektir. Açık finansmanda dış borçların ağırlığı artacaktır. 2000 yılı içerisinde IMF kaynakları hariç 5 milyar doların üzerinde bir dış borçlanma hedefliyoruz. İç borç yönetimiyle ilgili olarak ise, bu yıl başlattığımız değişken faizli tahvillerin ihracı gibi çeşitlendirlmiş borç yönetimi politikasına ağırlık vereceğiz. 1999-2000 yılları Türkiye ekonomisinde yeni bir başlangıcın tarihidir."

FONLARIN TASFİYESİ
Önal, "bütçede şeffaflık" ilkesi çerçevesinde 61 bütçe fonundan 20'sinin Şubat 2000 tarihine kadar, 25 tanesinin de Ağustos 2000 tarihine kadar tasfiye edileceğini de belirtti ve "Kalan fonlar da 2001 yılının ilk yarısında kaldırılacaktır. Bütce dışı fonların ise çok önemli bir bölümü 2000 yılı Haziran ayına kadar tasfiye edilecektir" dedi.

İstikrar böyle gelecek
* 2000'de IMF kaynakları hariç dış borçlanma 5 milyar dolar olacak.

* Konsolide kamu sektörü temel fazlası 4.5 katrilyon lira olacak.

* İç borçların GSMH'ye oranı yüzde 27 olacak.

* Tarımda doğrudan gelir desteklemesine geçilecek.

* Bütçe fonlarının 20 tanesi Şubat ayına kadar tasfiye edilmiş olacak.

* Çiftçilere verilen kredi sübvansiyonları, 1999'da GSMH'nin yüzde 2'si, 2000'de binde 6'sı düzeyinde olacak.

* İç borçlanmada çeşitlendirilmiş borç yönetimine ağırlık verilecek.

GAZİ ERÇEL:
Söylenti zarar verir

Merkez Bankası Başkanı Gazi Erçel, "Bankaların resmi çekilmiş ve bazı önlemlere yer verilmiştir. Bundan sonra hiçbir şey yok. Kimsenin aklına birşey gelmesin. Söylentiler sistemde zarara yolaçar. Bundan sonra ne herhangi bir banka vardır ne de onlarla ilgili bir operasyon. Söylentiler devam ederse, dedikodu olursa altını çizerek söylüyorum, normal sağlam bir bankayı bile götürür" diye konuştu. Murakıp raporlarının halihazırda bundan sonra hiçbir bankanın bu türden olaylarla karşılaşmayacağını gösterdiğini vurgulayan Erçel şöyle devam etti: "Bu operasyon ekonomik programın bir parçasıdır. İleriki dönemlerde tabii ki birtakım sıkıntılar çıkabilir. Ama önlemleri alınmıştır. Son derece önemli bir Bankalar Kanunu oluşturulmuştur."

SELÇUK DEMİRALP:
İç borca sınır geldi

Hazİne Müsteşarı Selçuk Demiralp programın en önemli bölümlerinden birinin faiz dışı fazla hedefinde yoğunlaştığını kaydetti ve şu bilgileri verdi:

"Programın içinde her yılla ilgili faiz dışı fazla hedefi yeralmaktadır. Bunun temel nedeni iç borçlanmayı 1999 yılındaki düzeyinde tutmaktır. İç borçların GSMH'ye oranı yüzde 23.5 civarındadır. Artışın dondurulması için faiz dışı fazla yaratmak gerekir. 2000 yılında GSMH'nin yüzde 5'i kadar faiz dışı fazla sözkonusudur. 2001 ve 2000'de de yüzde 4-5 civarında faiz dışı fazla olmalı."


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır