kapat

20.12.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
Sabah İnternet
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
AHMET TAN(tana@sabah.com.tr )


Meclis'teki yazılı

TBMM Başkanvekili kürsüden şok gündemi açıklıyor:

- Sayın milletvekilleri 76. Birleşimi açıyorum. Çoğunluğumuz vardır. Danışma Kurulu'nda bütün parti yetkililerinin ittifakla almış olduğu karar uyarınca görüşmelere bu defa yazılı olarak başlıyoruz.

İktidar ve muhalafet sıralarından "Nasıl yani?..." sesleri...

Başkanvekili devam ediyor:

- Türkçesi, yazılı yapıyoruz!. Evet herkes kağıt kalem çıkarsın.

45 dakikalık bir süreniz var. Cevapları kağıdın bir yüzüne yazacaksınız. Hiç bir sayın üye yanındaki, önündeki veya arkasındakiyle konuşmayacak. Fısıldaşmıyacak.

Salondan "hoppala" sesleri..

Başkanvekili:

- Efendim sessiz olalım. Sizlerden hassaten rica ediyorum. Herhangi bir konuşma, fısıltı mertebesinde bile olsa, kopya olarak değerlendirilecektir. Ve cezalandırılacaktır.

***

Arka sıralardan, "Ama bizim dokunulmazlığımız var!.." sesleri...

TBMM Başkanvekili sesini yükseltiyor:

- Sayın milletvetkili, o dokunulmazlık dışarıda ve başka işler için geçerli. Hem, sayın üyeler böyle laf atmayınız. Laf atmak içtüzüğe de nezakete de aykırıdır.

Bu kez bağımsız milletvekillerinden bir başkası atılıyor:

- Efendim, bizler mektep çocuğumuyuz ki yazılı imtihana çekiyorsunuz? Hem ceza neymiş onu açıklayın:

Başkanvekili:

- Efendim, yazılı sırasında, Meclis TV'nin bütün zumlu kameraları ve başkanlık divanı üyelerinin gözü zaten sizin üzerinizde olacaktır.

Muhalefet sıralarından bir başka ses:

- Ceza neymiş efendim?

Başkanvekili sertleşiyor:

- Sayın üyeler, dokunulmazlık bu yüce çatı altında geçerli değildir. Yoksa Meclis nasıl çalışır! Hem madem dokunulmazlık varsa, o arada bir birbirinize savurduğunuz o yumruklar, küfürler de neyin nesi. Demek ki dokunulmazlık Meclis çatışı içinde söz konusu değil.

Muhalefet sıralarından bir başka üye bağırıyor:

- Sayın Başkan, bir dakika. Bu Yüce Meclis bire bir, Yüce milletimizin temsilcisidir. Egemenlik de milletindir. İstiklal Savaşı'mızdan beri bu böyledir. Bu millet gündelik hayatında kavga etmiyor mu? Ediyor. Tepesi attığında küfür etmiyor mu. Ediyor. Ediyorsa ve bu sayın milletvekilleri de bu milleti temsil ediyorsa, onlar da...

O sırada yanındaki milletvekilinin sesi önünde açık olan mikrofondan salona yansıyor:

- Oğlum, bu birebir temsil meselesini fazla abartma. Yoksa, laf, madem millet kendi arasında çalıp çırpıyor, komisyon alıyor temsilcileri de meselesine gelip dayanır! Yapma.

Muhalefet kanadından bir başkası atılıyor:

- Milletvekiline yazılı sınav ve daha da vahimi ceza tehdidi, resmen adayı olduğumuz Avrupa Birliği hukukuna da aykırıdır.

Başkanvekili sesini daha da yükseltiyor:

- Sayın milletvekilleri, hatırlayın. Bu Meclis'in koridorlarında çok değil bir kaç dönem önce, bir sayın üye, maalesef bir başka üye tarafından tabanca ile öldürülmüştü. Ne yazık ki ve çok şükür ki, ölen için de öldüren için de dokunulmazlık geçerli olmadı. İkisi de sonuca katlandı.

***

O sırada Başkanlık makamındaki Divan Katibi'nin yüksek sesle mırıldandığı işitiliyor:

- Bizim başkan resmen tehdit ediyor..

Başkanvekili gerginliği artan bir tonda sözlerini sürdürüyor:

- Evet başlıyoruz. Yazılı sırasında sayın miletvekillerimiz, Meclis TV'nin zoomlu kameraları tarafından ve yakından takip edileceklerdir. Eğer Allah muhafaza kopyaya yeltenen olursa kameraların tesbit edeceği bu kopya sahneleri tüm televizyonların haber kanalarına ücretsiz olarak dağıtılacaktır.

O sırada DYP'li Kamer Genç'in sesi duyuluyor:

- Bari para ile satın, gelirini de depremzelere gönderin!

ANAP sıralarından bir üye:

- Sen önerilerini saksılara sakla!

TBMM Başkanvekili elindeki tokmakla önündeki çana vuruyor. Yanındaki Divan Katibi'ne dönüyor:

- Evet soruyu okuyun.

Divan Katibi okuyor:

- Sayın milletvekileri, ilk kez 15 yıl önce rahmetli Özal'ın başlattığı kıyak emeklilikle ilgili yaşanan son sıkıntılardan sonra, aşağıdaki 5 kelimelik soruyu 55 kelimeyi aşmayacak biçimde yanıtlayınız.

Soru: Milletvekili olmak nasıl bir duygu?

Genel Kurul Salonu'nda bir uğultu patlaması oluyor... Herkes birbirine bakışıyor. Daha sonra da sayın milletvekilleri homurtular çıkararak ve kağıtları kalemleri ellerinin tersiyle öndeki sıralara doğru iterek salonu terk ediyorlar.

Yazılı başlamadan bitiyor.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır