kapat

20.12.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
Sabah İnternet
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
SELAHATTİN DUMAN(sduman@sabah.com.tr )


Evren Paşa'dan hayır bekleme..

Evren Paşamız vakti zamanında, yani talebeyken okulu kırıp kırıp Fenerbahçe idmanını seyretmek için top sahasına seyirtirmiş.. Tahta perdeleri aralayıp idman sahasına girer, oyuncuları seyredermiş.. Seyredermiş ama..

Sanki "Fenerbahçe Cumhuriyeti'nde darbe çağrısı.." haberini bilerek yapmışlar.. Beni ayar etmek için de köşemin yanına koymuşlar..

Gazeteyi ortasından açtığınızda sağ tarafta benim sıfatım sırıtıyor, sol tarafta ise bir tankın üzerine zıplamış olan Çevik Paşam'ın karikatürü, dayakçı amigoların üzerine hamle ediyor..

Orta yerde ise Hüsnü Çil'in yani Fenerbahçe'deki demokrasiden umudu kesen yazarımızın fotoğrafı.. Elinin biri cebinde, diğeri böğründe, boş gözlerle okura bakıyor..

ooo

Hüsnü Çil önceki gün bir yazı yazmış..

Kenan Evren'den Çevik Bir'e, İsmail Hakkı Karadayı'dan şimdiki Genelkurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu'na kadar bildiği ne kadar paşa varsa, tutmuş hepsini göreve davet etmiş..

Görev dedimse dernekçiliğe davet filan anlamayın.. "Biz siviller beceremiyoruz, gelin işleri siz devralın.." çağrısı yapıyor, resmen Fenerbahçe Cumhuriyeti'ne askerlerin el koymasını istiyor..

Kenan oğlana tokat..

İsmen çağrılanlar arasında İlhan Kılıç, Rasim Bekir, Atilla Ateş, Ahmet Çörekçi, Necdet Timur gibi paşalar da var.. Kimi emekli kimi hâlâ üniformalı..

Diyeceksiniz ki bunların hepsi Fenerli mi? Değil ama Hüsnü Çil bilerek yelpazeyi geniş tutmuş, otoriteyi sektirmemek için de "emir komuta zinciri dahilinde" bir darbe önermiş..

Mesela Çevik Bir paşamız Altay sempatizanıdır ama bu hengamede Fenerli ilan edilmiş.. Öte yandan yedi numaralı cumhurbaşkanı Evren Paşamız doğuştan Fenerlidir ama böyle bir çağrının içine katılması doğru mu orası tartışılır..

Çünkü Evren Paşamız vakti zamanında, yani talebeyken okulu kırıp kırıp Fenerbahçe idmanını seyretmek için top sahasına seyirtirmiş.. Tahta perdeleri aralayıp idman sahasına girer, oyuncuların seyredermiş..

Birgün yine okulu kırıp, kendisi gibi aylaklık eden çocuklarla birlikte idmanı seyretmeye durmuş.. Eski futbolculardan Esat da kızıp, bunları kovalamış.. Evren Paşamız iyi kaçamadığından ele geçmiş..

Futbolcu Esat bunun kulak tozuna bir iki tokat akşetmiş.. Niye, bilinmiyor.. Evren Paşa hiçbir günahı olmadığını söylüyor.. Doğru kabul edelim, demek ki tipi futbolcu Esat'ı taaa o zamandan kıllandırdı.. Belki de içinden;

- "Bu oğlan büyüyünce memleketin başına iş açacak, şimdiden şuna bir iki şaplak vurayım, sonra el kaldıramayız belki.." dedi..

İşte bu yüzden Evren Paşa'yı ayırıp, göreve çağrılan paşaların arasına katmamak iyi olurdu.. Çünkü göreve gelip de o tokatların hıncını çıkarmak var..

ooo

Hüsnü Çil arkadaşımız; aralarında, eski yeni üç genelkurmay başkanının da bulunduğu dokuz paşaya çağrı yapmış ama yelpazenin öbür ucuna da sivilleri katmayı ihmal etmemiş..

Tüsiat'tan Müsiat'a uzanan ne kadar sivil şer kuruluş varsa hepsine ayrı ayrı name yazmış.. Hepsi de çağdaş isimler.. Eskilere itibar etmemiş..

Göreve çağrılanlar arasında Tabanıyassı Mehmet Paşa yok mesela.. Boynueğri Mehmet Paşa da yok.. Sivil ahaliden Fenerli olarak bilinen Lagari Hasan da..

Bir art niyeti olduğunu sanmam çünkü Hüsnü Çil kadar samimi bir Fenerli tanımadım.. Sevgili arkadaşımızın bir ara sağlığı kötülemiş ve kendisine böbrek nakli icap etmişti..

Tam iki sene verici bulamadılar.. Daha doğrusu bulunan böbrekleri "Şu verici Galatasaraylı, diğeri Beşiktaşlı.." diye seçen Hüsnü'nün bünyesi kabul etmedi..

Öylesine Fenerlidir.. Çok şükür şimdi sıhhatı yerinde..

Cemahiriye gibi..

Paşaları göreve çağırıyoruz ama el koyacakları Fener'in ne kadar cumhuriyet olduğu ayrıca tartışılır.. Fener bu yapısı ile cumhuriyete değil, Kaddafi'nin cemahiriyesine benziyor..

Libya Cemahiriyesine..

Orada kamuoyu filan yok.. Başkentin orta yerinde bir meydan var.. Araplar hep orada birikip, pineklemekte.. Kaddafi kimi vakit yaya olarak, kimi vakit beygirine atlayıp bu meydana geliyor.. İki laf edip, kamuoyuna ayar veriyor..

Bu bakımdan paşalara boşuna zahmet vermiş olmayalım, diyorum..

Benim kafama takılan bir başka şey daha var.. O da bir köye yazarının yazısının, ertesi gün aynı gazete muhabiri tarafından imzalı haber yapılması..

Hüsnü Çil'in askerlere çağrı yaptığı makaleye yaptıkları gibi.. Bu da yeni bir icat oldu..

ooo

Şimdi, haber merkezimizden Bahadır Özdener'in yaptığı işe bakın..

Hüsnü Çil'in makalesini alıyor.. "Nasıl olsa kimse görmemiştir.." deyip içindekileri haber yaptıktan sonra üzerine imzasını çakıp, yazı işleri masasına bırakıyor.. Bütün basını atlatmanın huzuru içinde yerine dönüyor..

Hüsnü'nün yazısı kısa, zeybek donu kadar birşey olsa "Eh görmemişlerdir belki.." deyip hak vereceğim.. Lakin bakıp, ölçtüm.. Taşıyıcı kolon kalınlığında..

Görülmemesi mümkün değil.. Hal böyleyken bir köşe yazarının makalesinden haber çıkarmanın mânâsı, hayra alamet değildir.. "Bu yazarı benden başka okuyan yok!" demek gibi bir şey..

Yazı işlerimiz de gaflete düşmüş..

Hüsnü Çil'in yazısını ertesi gün gazete olarak mesele yapıp tartışmak başka bir şey, üzerine muhabirin imzasını atmak başka bir şey..

O sebepten; çekirdeksiz üzüm benim iki gözüm, amirim, genel yayın müdürüm Ufuk Güldemir'e soruyorum..

Köşe yazılarını bir gün sonra haber yapıp, altına muhabirin imzasını atmanın yaratacağı tehlikeden haberi var mı?

Bu iş sonra yol olmaz mı?

Patron kısmının aklına "Bu köşe yazarlarına ne gerek var, bunları ya muhabir olarak çalıştırmalı ya da dehlemeli.." fikri düşmez mi?

Bu iş kötü oldu kötü.. Hem demokratik şey bakımından hem de köşe yazarlarının mesleki şeyi bakımından..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır