Sakın neticeye bakıp da Beşiktaş'ın iyi futbol oynadığını zannetmeyin. Beşiktaş takımı yine dağınık bir görüntüde. Hücuma hem ağır çıkıyorlar hem de organizasyon yok. Attıkları ilk iki gol tamamen tesadüf. Üçüncünün başlangıcı büyük ihtimalle ofsayt, dördüncü gol faul. Yani dün gece her şey ve özellikle şans siyah-beyazlılardan yanaydı.
Arkada kaleci Shorunmu oyundan kopmamak için devamlı kendi kendine hareket yaparak ısındı. Birkaç defa top gelmesine rağmen zamanlama ve yer tutuşu çok kaliteli. Zeki bir kaleci.
Ali Eren daha maçın başında sakatlandı. Fakat sakatlığın üzerine üzerine gitti. Sonunda sedyeyle sahayı terketti. Kalitesiz bir 90 dakika oldu. Türkiye'de bu kadar kalitesiz futbola yine de iyi seyirci geliyor.
Yıllarca futbol oynamış, sonra oynadığı kulübün başkanı olmuş, en ufak kirli işe karışmamış, o makamı kullanarak çıkar sağlamamış, tek düşüncesi Beşiktaş'a hizmet olan geçmişi tertemiz bir insan. Hatası mı? Var tabii. Koltuğa fazla yapışması.
Ama bu kadar bir kusur için ona küfür etmek Beşiktaş seyircisine yakışmıyor. Bu değerleri gittikten sonra anlayacaksınız. O zaman iş işten geçmiş olacak. Seba, bu tarz dalga geçilecek ve alay edilerek küfür edilecek bir insan değil. Ama ülkemizde primi seviyesizler topluyorlar. Gerçeği gören çoğunluk sessiz kalıyor.
Hakem ve yardımcıları da aynen maç gibi keyif vermediler. Bu kadar kalitesiz futboldan Milli Takım nasıl az hasar alıyor ve Avrupa Şampiyonası finallerine gidiyor? Hayret doğrusu.
Bu yıl maalesef futbolda her şey kötü gitti. Ne sahada keyif var ne saha dışında. İnşallah 2000 yılında bu uğursuz 99'u bir daha hatırlamayız.