|
|
Yeter artık
Altay, dün sahada her hattıyla rakibinden daha üstün olan takımdı. 90 dakika boyunca savunmada Trabzonsporlu oyunculardan kaptıkları toplarda, hızlı ve çabuk yaptıkları karşı ataklar sonucu önemli gol pozisyonları yakaladılar. Şurası bir gerçek ki, bordo-mavili takım kendisinden beklenilen oyunu bir türlü sahaya yansıtamıyor.
Dünkü maçta, Trabzonspor savunması, her zaman olduğu gibi öylesine basit ve acemice hareketler yaptı ki, şaşmamak mümkün değil. Yenilen ilk iki golde de sayısal olarak rakiplerinden fazla olmalarına karşın, sadece seyrettiler. Okan, Osman ve Selim'den oluşan savunma ile bordo-mavili takımın maç kazanması gerçekten imkansız derecesinde zor. Çünkü bırakın geriden olumlu top kullanmayı, savunma ilkelerine bile bağlı kalamıyorlar.
Fatih küs gibi oynadı
Orta alanda kimin ne yaptığı belli değil. Nesim, geldiği günden bugüne kadar ki en kötü oyununu sahaya yansıttı. Oliveira oyunda kaldığı ilk yarıda rakip atakları başlatan isim olarak öne çıktı! Yerine giren Fatih ise sanki bir şeylere küs gibi. Halbuki, kenarda bekleyen bir oyuncunun daha istekli olması gerekir.
Kabul etmek gerekir ki, bordo-mavili takım çok yavaş hücuma çıkıyor. Gereksiz yan pas yapan bir orta saha ile gerekli gol pozisyonu zenginliğine kavuşamazsınız. İkinci yarıda 2-0 mağlup duruma düştükten sonra bile gerekli riskleri göze alıp, daha direkt toplarla rakip kalede gol pozisyonları yakalamak yerine gereksiz yan pas yaparak hem rakibin savunmada kalabalıklaşmasını sağladılar, hem de oyunun temposunu arttırmadılar.
İleride Tetteh dünkü görüntüsüyle aranılan oyuncu olmadığını gösterdi. Bordo-mavili takımda herkes Hami'den birşeyler bekliyor. Halbuki belirli bir oyun ritminin sahaya yansıdığı anlarda, Hami sonucu değiştiren isim olur. Yoksa, dünkü gibi sahada ne yaptığını bilmez bir takımda onun da kaybolması doğal karşılanmalıdır. Sonuç olarak, bordo-mavili takım oynadığı futbolun karşılığını aldı.
|
 |
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|