IMF ile Türkiye arasında 1997 yılından bu yana sürdürülen görüşmeler nihayet bir Stand By Anlaşması'yla sonuçlanıyor. Devlet Bakanı Recep Önal ve Merkez Bankası Başkanı Gazi Erçel tarafından imzalanan Niyet Mektubu bu hafta IMF Yönetim Kurulu'nde ele alınarak onaylanacak. 17 sayfadan oluşan tarihi belgeyle Türkiye'yle IMF arasında 3 yıllık evlilik kurulacak.
IMF 1.5 milyar doları ilk yıl olmak üzere Türkiye'ye 2002 yılına kadar 3'er aylık dilimler halinde toplam 4 milyar dolar kaynak sağlayacak. 2000 yılında TEFE yüzde 20, 2001 yılında yüzde 10, 2002 yılında ise yüzde 5'e indirilecek. Türkiye 3 yıl içinde 19.6 milyar dolar özelleştirme yapacak. Mali sektör tarım ve personel reformlarını gerçekleştirecek.
İşçilik maliyeti açısından AB ülkelerindeki maliyetin Türkiye'ye göre 3 kat fazla olduğu ancak bu ülkelerdeki verimliliğin Türk işçisinin 6.2 kat üzerinde olduğu görüldü. Türkiye'nin dış piyasalardaki rakipleri Macaristan, Çek Cumhuriyeti, Meksika, Kore, Tayvan ve Portekiz'de işgücü maliyetinin daha düşük, verimliliğin ise Türkiye'den fazla olduğu belirlendi.
Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) geleneksel "İşgücü maliyeti" raporunda 2000 yılı ve sonrası için üretimi ve rekabet gücünü esas alan işçi, işveren ve hükümet tarafından ortaklaşa hazırlanan Ulusal Ücret Politikası uygulanması istendi. Patronlar bu politikanın temel esaslarını şöyle sıraladılar:
İşletmelerin ve ekonominin üretim- rekabet gücü gözönünde tutulmalı.
Çalışanın satın alma gücü korunmalı, mümkünse yükseltilmeli
Verimlilik artırılmalı.
Enflasyonu yükseltici etkiden kaçınılmalı.
İstihdamın korunup geliştirilmesi ön planda tutulmalı.
Yatırımlar desteklenmeli.
Eğitime yeni teknolojilere ve işgücünün niteliğini yükseltme hedefi gözetilmeli.