|
|
Asker ekonomiyi markaja aldı
Ekonomide yılların birikimi sorunların çözülmesi için birbiri ardına adımlar atılıyor.
Tahkim, Deprem Vergisi, SPK Yasası, Bankalar Yasası, Merkez Bankası para ve kur programı, IMF ile Stand By... Adeta başdöndürücü yapısal düzenlemelerin, iç ve dış piyasalar kadar "askerler"in de dikkatini çektiği bir gerçek. Askerlerin ilgisi özellikle üç alanda yoğunlaşıyor. Mali sektöre yönelik düzenlemeler. Enflasyonla mücadele. IMF'ten sağlanacak kredi.
Demokratik laik cumhuriyetin teminatı olan Silahlı Kuvvetler, ekonomideki son gelişmeleri en yetkili ağızlardan dinliyor. Örneğin, SPK Başkanı Muhsin Mengütürk'le görüşüyorlar. İşdünyasından gelen sinyalleri değerlendiriyorlar. Bize ulaşan bilgilerde, faizsiz bankacılık yapan özel finans kurumlarının tasfiye edilmesi yerine disipline edilmesi hatta kamu bankalarının alternatif yatırım araçları geliştirmesi fikri ağır basıyor. Bunun da ötesinde IMF'den 3 yıl için gelecek 4 milyar doların yeterli olup olmayacağı, bu miktarın artırılması olanağı sorgulanıyor.
Bu yakın temaslarda, enflasyonun indirilmesi programının sonuç vermesi halinde, Türkiye'deki sosyal dengelerin yerli yerine oturacağı, milli gelir dağılımının ve siyasetin yeniden şekilleneceği umudu hissediliyor...
POAŞ'a Rus ilgisi
Petrol Ofisi, 2000 yılı özelleştirme sürecinin prestij ihalesi. İşler şimdilik gayet iyi gidiyor. İş Bankası, Vakıfbank, Koçbank, Sabancı Holding, Cıngıllı Holding POAŞ'ı mercek altına aldı bile. Ancak POAŞ'a öyle bir talip çıktı ki... Rus petrol şirketi Lukoil de POAŞ ihale dökümanını aldı ve gerekli araştırmalara başladı bile. Mavi Akım, türkmen Gazı, Bakü-Ceyhan derken enerji koridoru olmaya hazırlanan Türkiye, bir de bakarsınız ki Rus sermayesini akaryakıt dağıtım sektöründe görebilir...
Alman standardı
Yeni Bankalar Kanunu'nun yansımaları önümüzdeki günlerde alınacak radikal kararlarla bol bol tartışılacak. Örneği, Bankalar Birliği ve İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince anlattı: "Almanya'da bir bankamız var. Mali yapısı gayet sağlıklı, iyi işleyen ve kâr eden bir banka. Ancak, Alman makamları bankanın sermaye büyüklüğüne baktılar ve 'Siz daha fazla mevduat toplayamazsınız' dediler, hatta mevduat iade ettirdiler."
Almanya'da uyulan kuralların, Türkiye'de de tüm bankalar için geçerli olacağı sistemi kurduk, netice uygulama kararlılığına bağlı...
Özelleştirmeyi yakmak çare mi?
Özelleştirme İdaresi'nin hesap ve işlemlerinin denetlendiği KİT Komisyonu'ndayız. 15 yıldır bir türlü başarılamayan özelleştirme, milletvekillerinin hedef tahtasında. İçlerinde biri var ki, söyledikleri yenilir yutulur cinsten değil.
"Özelleştirme İdaresi'ni içindekilerle birlikte yaksanız, halk dönüp de niye yaktığınızı sormaz!"
Bu sözler, Özelleştirme bürokratlarının adeta soluğunu kesiyor. O heyecan fırtınası içinde lojmandan bozma bir binada çalışan Özelleştirme İdaresi'nin daha medeni bir ortamda çalışması önerisi reddediliyor. 2002 yılına kadar 19.6 milyar dolar özelleştirme beklentisi içinde hırpalanan bürokratları teselli etme görevi ise Devlet Bakanı Yüksel Yalova'ya düşüyor. Bakan, bürokratlarına, "Sıkın dişinizi. Özelleştirmede iyi şeyler olacak. Bunun şerefini de sizler paylaşacaksınız" diyor. Galiba özelleştirmeyi şamaroğlanı yapmadan önce siyasilerin, önceliklerini ve onay verdikleri dosyaları daha titiz incelemeleri gerekiyor.
Okan MÜDERRİSOĞLU
|
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|