kapat

13.12.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
Bilisim99
Sabah İnternet
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
TAYFUN DEVECİOĞLU(tayfund@sabah.com.tr )


Haklarını verelim

İlk 100 gün her hükümet için önemli bir karnedir. Her Başbakan, önce ilk 100 günde yapacaklarını vaat eder. Sonra da bunun hesabını verir. 57'inci hükümet bu yolu seçmeyip, hiç tarih vermeden yola koyuldu

18 Nisan seçimlerinin hemen sonrasını hatırlayın. Sandıktan çıkan belki de tek hükümet formülü DSP-MHP-ANAP. Üç partinin toplam milletvekili sayısı 350'yi aşıyor. Ama kamuoyu yine de çok umutlu değil. DSP birinci parti. 55 ve 56'ncı hükümet dönemindeki performansının çok iyi olmasına rağmen Bülent Ecevit'e, "Tecrübeli ama yaşlı, Türkiye'yi 2000'li yıllara taşıyamaz" deniyor. MHP, sürpriz bir oy oranıyla ikinci parti. Devlet Bahçeli kapalı kutu. Seçmenleri dışında herkes MHP'yi sorguluyor: "Acaba değiştiler mi? Yoksa 1980 öncesindeki sertlikle mi karşılaşacağız?" ANAP, kurulduğu yıllarda aldığı oy oranının neredeyse dörtte birine inmiş. Barajın az üstünde. Kamuoyu, "Mesut Yılmaz artık dayanamaz. Önüne gelen tüm fırsatları tepti, Özal'ın mirasını har vurup harman savurdu" görüşünde.

Bu üç parti koalisyon görüşmelerine başlıyor. DSP ile MHP'nin biraraya gelmesi hiç de kolay değil. Kimse 12 Eylül öncesi gerginlikleri aklından çıkartamıyor. Her şeyi bir kenara bırakıp el sıkışmak kolay değil. Nitekim tetiği önce Rahşan Hanım çekiyor ve hesaplaşma başlıyor. Atışma kısa sürüyor ama işe yarıyor. DSP-MHP fay hattındaki gerilim küçük bir depremle boşalıyor. ANAP, zaten hükümete girmekten yana. Bakanlık paylaşımında fazla sorun çıkmıyor ve 57'nci hükümet 28 Mayıs 1999'da kuruluyor.

6.5 AY ÖNCEKİ FOTOĞRAF
Uyumlu çalışması kuşkulu olan hükümetin karşısında çok ağır sorunlar var. Öcalan İmralı'da. Dünya adil bir yargılama için Türkiye'yi mercek altına almış. Büyük kentlerde terör paniği yaşanıyor. Ekonomi 1998 ortalarından itibaren ağır bir krizin pençesinde. Enflasyon yüzde 50'lerde, faiz yüzde 140. Büyüme hızı çoktan eksiye düşmüş. 1999'un ortasına gelinmiş ama hâlâ Türkiye'nin bütçesi yok. Lüksemburg Zirvesi'nden bu yana AB'yle ilişkiler buzdolabında. Toplum daha fazla demokrasi istiyor. Türban Türkiye'yi gerdikçe geriyor. Cezaevleri karışık. Cumhurbaşkanı'nın görev süresi bir yıl sonra bitiyor. Hemen çözülmesi gereken hayati düğümler Türkiye'nin nefes almasını giderek zorlaştırıyor.

200 GÜNE SIĞAN İŞLER
İlk 100 gün her hükümet için önemli bir karnedir. Her Başbakan, önce ilk 100 günde yapacaklarını vaat eder. Sonra da bunun hesabını verir. 57'inci hükümet bu yolu seçmeyip, hiç tarih vermeden yola koyuluyor.

Bugün 13 Aralık 1999. Hükümetin kurulduğu günden bu yana 200 gün geçmiş. Bugünkü manzara en azından moral olarak çok daha farklı. Manzaraya geçmeden önce 200 güne sığan 10-15 yıllık işlere bir bakalım:

* DGM'lerin sivilleşmesine yönelik olarak Anayasa değişikliği ve uyum yasaları çıkartıldı.

Yılda 6 milyar dolar yutan sosyal güvenlik sisteminin ayağa kalkmasını sağlayacak reform Meclis'ten geçti. Erken emeklilik tarihe karıştı. Yaklaşık 40 milyon kişinin rahatını kaçıran bu düzenleme, topluma o kadar açık açık ve samimiyetle anlatıldı ki, yasaya karşı göstermelik muhalefet bile zayıf kaldı.

* Krizler nedeniyle zayıflayan Türk bankacılık sisteminin rehabilitasyonu ve daha iyi denetlenmesini öngören Bankalar Yasası yürürlüğe girdi. Bu yasada bazı rötuşlar yapan bir dizi yeni düzenleme de Meclis'ten geçmek üzere.

Yerli sanayii baltalayan anti-dampinge karşı mücadele yasası çıkartıldı. Gümrük Kanunu değiştirildi.

Cezaların İnfazı Hakkındaki Kanun değiştirilerek komik para cezaları günün koşullarına göre arttırıldı. Para cezaları biraz olsun caydırıcı hale geldi.

Çete suçlarının cezaları arttırıldı.
Reel faizlerin daha da yükselmesine yol açan faiz gelirlerinin beyanı uygulamasından vazgeçildi. Mali Milat ertelendi.

Anayasa'nın 68 ve 69. maddeleri değiştirilerek siyasi partilerin kapatılması zorlaştırıldı.

Özelleştirme ibaresi ilk kez Anayasa'ya girdi. Uluslararası Tahkim kabul edildi. Böylece özellikle altyapı ve enerjide dış yatırımların, yabancı kredilerin önü açıldı.

İşkence suçuna verilen cezalar artırıldı.

PKK'nın çökertilmesi için Pişmanlık Yasası yürürlüğe girdi.

Memurin Muhakemat Kanunu değiştirildi. Yöntemi tartışılsa da memurların yargı önüne çıkması kolaylaştı.

Bedelli Askerlik Yasası'yla deprem hasarlarının finansmanı için yaklaşık 300 trilyonluk kaynak yaratıldı.

Meclis dışındaki icraatlar
HÜKÜMET 6.5 ayda Meclis'ten 95 kanun geçirdi. Bunların 50'si uluslararası anlaşmalar. Diğer 45 kanun arasında Türkiye'nin yıllardır yapmaya çalıştığı çok önemli düzenlemeler var. Hükümet Meclis dışında da çok önemli icraatlar gerçekleştirdi. İşte bazıları:

Önce IMF'yle imzalanmak üzere olan stand-by anlaşması çerçevesinde 2000 yılı para ve kur programı açıklandı. Türkiye'de ilk kez, tüm bir yılın döviz kurları gün gün önceden ilan edildi. İlk kez bir istikrar programı son derece kapsamlı bir şekilde, hedefleriyle birlikte ortaya konuldu. 6-7 ay önce yüzde 140'larda olan faiz yüzde 45'lere geriledi. Türkiye 1990'dan bu yana ilk kez faizin yüzde 50'nin altına indiğine tanık oldu. Sanayi, ticaret ve finans kesimine büyük bir güven geldi. Uluslararası bankalar müşterilerini, Türkiye'ye yatırım yapmaya davet ettiler.

Türkiye 1959'dan beri süren Avrupa macerasında çok önemli bir virajı dönerek AB'ye aday üye ilan edildi. Ankara, Kıbrıs ve Ege sorunlarını aday üye statüsünde çözmeye karar vererek hem Türkiye'nin ilelebet AB dışında kalmasını önledi hem de bu sorunların çözümü yolunda önemli bir adım attı.

Bin yılın son zirvesini mükemmel şekilde organize eden, Kosova krizinde etkin bir rol oynayan, Orta Asya'ya ağırlığını koyan Türkiye uluslararası politikada dünyanın en etkin ülkelerinden biri haline geldi. Cumhurbaşkanı Demirel, Başbakan Ecevit ve Dışişleri Bakanı Cem geniş bir coğrafyanın en güvenilir ve aktif isimleri arasında yer aldılar.

* Türkiye, bu ağırlığı sayesinde 7 yıldır üzerinde çalışılan Bakü-Ceyhan projesini de 57. Hükümet sırasında imzaladı. Cumhurbaşkanı Demirel'in tabiriyle soğuk savaş döneminde Batı'nın kalesi olan Türkiye şimdi Avrupa ile Asya arasındaki en önemli köprü haline geldi.

Öcalan son derece şeffaf biçimde yargılandı. İdam kararı haricinde Batı yargılama sürecine ilişkin tek olumsuz eleştiri bile yöneltilmedi. Terör yok denecek kadar azaldı.

Türkiye 19 Nisan'da 2000'li yıllar için endişeliydi. 13 Aralık'ta bu endişelerin büyük kısmı giderildi. Yaşlı denen Ecevit, 200 güne 10-15 yıllık işi sığdırdı. Özal'ın 1987'de durduğu ekonomik reformlar yeniden başladı. 1987'deki tam üyelik başvurusundan bu yana sürüncemede olan AB üyeliğinde önemli bir aşama hayata geçirildi. Kapalı kutu Devlet Bahçeli daha hükümet kurulmadan önce "Ülkenin menfaatlerini, parti menfaatlerinin önünde tutacağız" demişti. Tuttu da... Seçimden ağır bir yenilgiyle çıkan Mesut Yılmaz, kabinenin dışında olmasına rağmen hükümetin denge unsuru oldu. ANAP'lı Bakanlar, sosyal güvenlik gibi çok önemli bir reforma ve Helsinki'den çıkan sonuca büyük katkılar yaptılar. Üç liderin siyasi satrancında sıkışan hamleleri 55. Hükümet döneminde olduğu gibi Hüsamettin Özkan çözdü.

ABD Başkanı Bill Clinton, Meclis'teki konuşmasında hükümetin yasa çıkartmadaki performansını överek "Dönünce bunları Kongre'de anlatacağım" demişti. Clinton son 6.5 ayın hakkını o gün verdi. Kim ne derse desin bizim de 57. Hükümetin hakkını vermemiz lazım. Verelim ki, bu performans devam etsin ve AB'ye tam üyelik tahminlerden önce gerçekleşsin.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır