Avrupa Ekonomik Topluluğu olarak doğduğunda bir süre 9 üyeli bir ortaklıktı. O günlerde (1975) İngiliz yazar Kenneth Tynan şöyle anlatıyordu:
- AET kuşkusuz, bir aşk birleşmesi değildir. Yaşlanmaya yüz tutmuş çiftlerin yılın belli zamanlarında Brüksel'de bir otelde buluşmaları kendilerine "gelecek hazırlama" çabasıdır. Ama nafile. Avrupa artık yaşlı, üreme organları işlevini doldurdu!
Bu sözler elbette tüp bebek ve viagra öncesi Demir Perde dönemine ait saptamalardır. Aradan çok uzun zaman geçti.
Aşk uyarıcısı olabilecek yeni buluşlar ortaya çıktı. Ama AB, hiçbir zaman aşk birleşmesi olamadı, mantık beraberliği olarak kaldı.
Avrupa Ordusu kurmaya karar veren İngiltere ile Fransa aralarındaki et kavgasını bile sulhe bağlıyamıyorlar.
Ortak Para birimi ECU'nün, Şengen Vizesi'nin sadece adları ortak. ingilizler ne parayı tanıyorlar ne de söz konusu vizeyi..
Uzun yıllar İngiltere ile öteki üyeler arasında ekmek kavgası vardı. Hamurunda fazla beyazlatıcı var diye birçok AB ülkesi İngiliz ekmeğini sakıncalı ilan etmişti.
AB üyeliği Hıristiyan Avrupalılar için bile aşk birleşmesi olamıyor.
Laik Müslüman Türkler için, AB üyeliği, olsa olsa bir mantık beraberliği olacak.
Çünkü karşı taraf çok yaşlıdır. Üretkenliğinin sınırına ulaşmıştır.
Bana göre AB'ye buyur edilmemizin altındaki önemli nedenlerden birisi de budur.
90 milyon nüfus demek en az 25 milyon aile demektir. 25 milyon kere çarpı adet tüketim ürünü demektir. Avrupa ordusunda asker demektir. Ve Başkan Clinton'ın de belirtiği gibi Avrupa'nın sınırlarını Orta Asya'ya, Kafkaslar'a doğru genişletmek demektir.
Cümle alem biliyor ki, Avrupa kimi zaman içten pazarlıkçı ve çifte standartçı, kimi zaman ise ırkçıdır. Dinci bir bağnazlık sergilemekten çekinmez ve en azından bu tür davranışlara seyirci kalabilen bir karaktere sahiptir.
Tarihi karıştırmaya gerek yok. Daha birkaç yıl önce Bosna-Hersek'te Kosova'da yüz binlerin katledilmesini içine sindirebilmesi de, yıllar yılı bizim ırkçı PKK terörüne göz yummaları da bu yüzdendir.
Yunanistan'la olan sorunlarımızı bahane etmeleri, tam 36 yıl boyunca henüz adaylığa ehil değilsiniz diyererek, Atina'yı da tetikçi olarak kullanmaları bu karakterin bir parçasıdır.
Avrupa Ortaçağdan bu yana birbirlerine kız alıp kız veriyor. Söz gelimi bugünkü İngiliz hanedanının kanındaki Alman ve Rus genlerini bizim Tarih Vakfı da ortaya dökebilir, tarih bilinci olan herhangi bir SSK dispanserinin laboratuvarı da.
Ama Avrupa'nın birbirleriyle yakın akrabalığı iki dünya savasında da birbirini yemesine engel olamadı.
İngiltere ile Almanya, Almanya ile Fransa iki dünya savasında birbirlerinin yurtlarını ateşe verdi, işgal etti.
Ama çok geçmeden mantık evliğiyle yeniden bir araya geldiler.
Aile nasıl genişler?
Elbette yeni ülkelerle ve yeni nüfuslarla.
Pekiyi ordu kurmaya neden karar verilir?
Çevreyi kontrol altında tutmak için.
Çevre neresi?
Elbete Balkanlar, Kafkasya ve Ortadoğu; yani Türkiye.
Ordu kurmaya karar verince, NATO'nun en büyük ordusunu dışarda tutmak demek başına dert almak demek.
Bir oru daha: Ordu neyle kurulur?
Elbette gençlerle..
Çevrede Türkiye'den daha genci daha kalabalığı var mı?
Yok.