


Ev ödevi zevklidir
Artık, oturup dersimizi çalışacağız.
Yani, yıllardır çalışmadığımız dersimizi.
Niye ihmal ettik, bilmem ki.
Ödevler üst üste yığıldı, çok birikti...
Şimdi hepsini birden çalışıp, beynimize sokacağız...
*
Okul sıralarında bize ev ödevi veren öğretmenlere kızardık.
Demek ki bir anlamı varmış.
Ev ödevlerini yapmayan çocuklar, hayatta da zorluk çektiler... Çünkü ödev yapma alışkanlıkları olmadı.
Ödevlerini muntazam ve günü gününe yapanlar ise sorumluluk'la tanıştılar... Sonra da sorumluluğa alıştılar.
Fark burada.
*
Şimdi ne karışır Avrupa diyerek, yine ev ödevlerinden kaytaracak mıyız?
Bırakalım bu bahaneleri.
Birikmiş ödevlerimizden kaçmak yok.
Dersimiz çok gibi gözüküyorsa da, aslında tek kitap... Ve iki kelimelik özetle:
- İnsan haysiyeti.
Hepsi bu.
Bunu kendimize çok mu göreceğiz?
*
Kolları sıvarsak, biz bu kitabı yutarız...
Gecikmeleri gideririz.
Kitap bitince de, emin olun, deriz ki:
- Meğer ne kolaymış.
Üstelik:
- Çok da zevkliymiş.
Pişman bile oluruz, niçin daha evvel bu zevki tatmadık diye.
Yeter ki, hükümetlerden beklemeyelim herşeyi..
Bütün kurumlarımızla birlikte aynı anda derse oturalım.
Haydi... Zil çalıyor.
*
Kaç yılda özümleyebiliriz biz bu güzel kitabı.
Ortak kanaat:
- 10 yıl.
Hayır.
5 yılda da bitirebiliriz...
Hatta 4 yıla niye sığdırmayalım? Niye sınav taihini erkene çekmeyelim.
En aksi "mümeyyiz"lerden bile korkmak yok.
Haydi... Hedef 10 üzerinden 10 puan.
*
Tutun ki sınıfta kaldık.
Bir şanssızlık oldu ve çaktık...
Yahut haksızlığa uğradık.
Olsun.
Öğrendiklerimiz yanımıza kâr değil mi?
İnsan haysiyeti denen o şaheser, çocuklarımıza ve torunlarımıza en büyük miras değil mi?
Nerden bakarsanız bakın, kârlıyız.
Haydi... 50 yıllık tatil bitti... Şimdi hayat ve hakikat başlıyor.
*
Türkiye'nin bütün problemleri bu kitapta yatmaktadır:
- İnsan haysiyeti.
Gerisi boş.
İki fabrikamız, üç köprümüz eksik olsun.
Yeter ki... Bana insanımı geri verin.
Cezaevlerindeki şartlardan adaletteki arıza'ya kadar, hastane kapılarından eğitimdeki düzene kadar, arabaların düştüğü çukurlardan fay hattındaki sanaiye ve iskân sahasına kadar... bana insanımı geri verin... Verin.
Hepsi bu işte.
Hayır veremem diyebilir misiniz?