kapat

13.12.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
Bilisim99
Sabah İnternet
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
SELAHATTİN DUMAN(sduman@sabah.com.tr )


Aşık Fistani rakçı mıydı?

Evet, rakçıydı.. 1963'te Almanya'ya gitti.. Rakla orada tanıştı.. Birbirlerini sevdiler, evlendiler.. İki oğulları oldu.. Birinin adını Ali Haydar Rock, diğerinin adını da Halil İbrahim Roll koydu.. Alman gavuru müziğe doydu..

Hayırlısı ile Avrupa'ya girdik, daha doğrusu müracaat dilekçemizi işleme koymayı kabul ettiler.. Artık o günü "Arzuhalciler bayramı.." olarak mı yoksa başka birşey niyetine mi kutlarız, bilemem..

Katsayısı ağır konularda fikir işlemeye hiç niyetim yok.. Şunun şurasında Galatasaray-Beşiktaş maçına beş saat kalmış.. Televizyonun karşısında ısınma hareketleri yapıyoruz, zihnimizi dağıtmadan maça konsantre olmamız gerekir..

ooo

Söz temsili Avrupa'ya asaleten girmiş olsaydık, benim sadece bir problemim kalmış olacaktı.. Şu fani ömrümde hemen hemen aklıma takılan bütün önemli soruların cevabını buldum..

* Hayatın mânâsı nedir?

* Bizi leylek mi getirdi, Orta Asya'dan mı geldik?

* Mustafa Altıoklar saçına neden kurdela takmıyor?

* Marmara Fay Hattı ne zaman yırtılacak?

Daha bir sürü soru.. Misal biri çıkıp "Issız bir adaya düşerseniz yanınıza alacağınız üç şey ne olur?" diye sorsa cevap hazır: Karpuz, karpuz bıçağı, servis tabağı..

Hal böyleyken sadece iki sorunun cevabını veremem.. Birincisi, diş macununu ağzı kapalı tüpe nasıl sokuyorlar, sorusu.. İkincisi de "Rock nedir?" sorusu..

Eeee! Neymiş bu rock?

"Rock nedir?" sorusu benim için mühim.. Çünkü haftanın en az iki günü evde rock konusunda hır çıkıyor.. Malımız mülkümüz var diye övünüyorum gibi olmasın ama bir radyo sahibiyiz..

Özellikle de kahvaltı ederken mutlaka dinlerim.. En büyük merakım da şu türkü rock, bu değil, deyip oyalanmak.. Yeğenim Beran da müziğe dair sorduğum soruları cevaplandırmakla mükellef..

- "Vokalde uluyan kim?"

- "Bilmiyorum.."

Müzik konusundaki hırlarımız bu tür sorulardan çıkmıyor.. Ben ne zaman "Rock" mevzuunu açsam, tartışma başlıyor.. Dün de böyle oldu.. Bir istasyonu dinliyorduk.. Oğlanın biri çok hisli bir parçayı icra ediyordu..

- "Bir rüzgarı bir de seni göremeeeem.."

Ben de kendi kendime "Ulan sanki osuruğunu görebiliyorsun.." diye homurdanıyorum.. Beran da müzisyenlere yapılan her sözlü saldırıyı kendi şahsına bir saldırı saydığından başını sağa sola sallıyor..

Bu onun kızdığının gösterir.. Mesela köpek kızdığı zaman kuyruğunu arkasında halka yapar.. Kedi sırtını diker.. Bu da kafasını sallıyor..

O sırada radyodaki şarkının havası değişti.. Sözler boğuklaşıp, yumuşadı.. Bu kızdı ya! Ben de gönlü olsun diye "Aaaa! Bak şarkının havası birden değişti, oğlanın günahını almışız.." diyecek oldum..

Oğlanın kafasındaki artçıların sayısı arttı.. Meğer onun şarkısı bitmiş, Sezen Aksu'nun şarkısı başlamış.. "Gerçekten iyi bir müzik kulağınız var, kutluyorum.." şeklinde sokuşturduğu laftan sonra durumu anladım..

ooo

O'nunla yaptığım en önemli müzik tartışmaları gelip gelip "Sertap Erener rakçı mı yoksa normal mi?" sorusunda düğümlenir..

Benim fikrimce rakçı.. Çünkü ne zaman türkü söylese, beliği kesilirken makasın ucu kulağını kanırtmış gibi çığlıklanıyor.. Bunca zamandır radyo dinlerim, türkücü kısmından biri çığlıklanmışsa rakçı olmuş demektir..

Bunun koyunlara bir zararı var mı? Yok ama rakçının türküsünde el çırpıp, tempo tutamazsınız.. Çığlığı bir o yana bir bu yana süner.. O yüzden el çırpmaya çalışırsanız tempo tutturamazsınız..

Bu durumda en iyi şey, iki kolu birden yanlara atıp, nefes açma hareketi yapmaktır.. Hem nefesiniz açılır hem de çığlık atmak icap ettiğinde hazırlıklı olursunuz..

Esat Emmi gibi olduk..

Beran fikrime katılmıyor ama ben rakçıları bir de ses tonlarından ayırıyorum.. Bu rock denen meret söylenirken sesin sahip olduğu lirizm kayboluyor..

O sebepten en duygulu parçaları bile tenekenin dibi kazınıyormuş hissi uyandırıyor..

Mesela Sertap Erener'in çok güzel bir sesi var ama lirizmini kullanmıyor.. Kızcağız bile bile tangır tungur şeyler okuyor, ona rakçı dememin sebebi bu..

Belki rakçı değildir ama laf açıldığında "Ben rakçıyım" diyor.. İhtimal ya sarhoş edip rakçı yaptılar veya döve döve itiraf ettirdiler..

O'nun en çok kumsalda çekilmiş bilgisayarlı klipini seviyorum..

Loptop'unu alıyor, kumsala uzanıyor, türkünün laflarını e-mail olaraktan yazıyor.. Bilgisayar firmalarının arayıp da bulamadığı şey..

Günde üç akıllı kızımız Sertap Hanım'a özenip laptop'unu kumlara yaysa, aleti içine kum kaçıp bozacaklarından, durduk yerde ayda 90 yeni bilgisayara ihtiyaç olacak demektir..

Firmaların yerinde olsam, o klibin parasını cepten verip, günde onbeş vakit fazladan çaldırırım ki pazar genişlesin..

ooo

Lafı dolandırdık..

Biz "Rock nedir?" sorusuna cevap ararken köydeki Esat Emmi'ye döndük.. Bir kere anlatmıştım ama olsun, bir daha anlatacağım..

Esat Emmi çok nadir olarak köy kahvesine çıkar, çıktığı zaman da oğlunun Almanya'dan getirdiği transitörlü radyoyu muhakkak yanına alırdı..

Kahveye çıkması da köye bir yabancı geldiği zaman olurdu.. Kahvede yabancının sesini duyabileceği bir yere oturur, konuşulanları dinler, lafın bir boşluğunu bulduğunda yerinden dikilip misafire sorardı:

- "Beyim coğrafya nedir?"

Misafir ne cevap verirse versin tatmin olmazdı.. İsterse Coğrafya profesörü olsun, kitabına uygun tarif yapsın..

Esat Emmi transitörlü radyosunu alır, cevabı tutmadığını belli eden kaş göz hareketleri yapa yapa kahveden çıkar giderdi..

Taaa ki köye yeni bir yabancı gelsin de yanına gidip "Beyim coğrafya nedir?" diye sorsun..

Bugüne kadar Esat Emmi'yi tatmin edecek cevabı veren biri çıkmadı..

O nasıl ki "Coğrafya nedir?" sorusuna cevap arıyorsa, biz de kendimizi bildik bileli "Rock nedir?" sorusuna cevap arıyoruz..

Esat Emmi ile aramızdaki tek fark, elimizde transitörlü bir radyo olmaması..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır