Canım memleketimi ona tanıtmaya çalışıyorum. Deniz, güneş, tarih, sanat, eğlence... Uzun lafın kısası Romalı Ornella belki de hayatının en mutlu günlerini yaşıyor. Derken bir sabah Ornella, "Bir haftadır çok güzel yedik, içtik, gezdik. Ama beni bu akşam öyle bir restorana götür ki tam anlamıyla yerli olsun, Türk olsun. Orada hiç görmediğim, bilmediği bir yemek yiyeyim ve anılarımda hep yeri olsun," dedi. Gün boyu düşünüp karar verdim. Ornella'yı, İzmir'de İkiçeşmelik Mahallesi'ndeki ünlü kelleciye götürecektim.
Akşam yola koyulduk. Misafirime yiyeceğimiz yemeklerin vitrinde sergilendiğini, bu nedenle de sürprizin bozulmaması için gözlerini bağlayacağımı söyledim. Ornella kabul etti.
Sonunda masaya oturduk. Birer tane iyi pişmişinden kelle ısmarladım. Az sonra rosto edilmiş, kocaman, gözleri patlak patlak iki kelle masadaydı.
Ve Ornella'nın gözlerini açtım. Tabağındaki kelleyi görünce bastı çığlığı. Asıl felaket sonra geldi. Elinde satır ile masaya yanaşan dev gibi kelle ustası, sanatını nefis bir biçimde icra ederek milimetrik bir satır darbesiyle kelleyi ikiye ayırdı. Ardından da şirin şirin gülümsedi. Kızcağız oracıkta bayıldı. Ornella İzmir'deki son gününü, Devlet Hastanesi'nde geçirdi.
Korcan KARAR