kapat

08.12.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
Sabah İnternet
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Teba
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
NECATİ DOĞRU(ndogru@sabah.com.tr )


Öpüyorlar!

Takvim Gazetesi'nin manşetindeki haber ne kadar ilginç! Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan, İstanbul'daki hastanelerde denetimlerde bulunmuş, Çapa Tıp Fakültesi'nde bir hastanın 1 günde 4 bin 400 kez muayene edilmiş gösterildiğini ve 7.5 milyar lira muayene bedelinin SSK'ya fatura edildiğini görmüş.

Bir günde bir hastayı...

4 bin 400 kere muayene...

Buna çüş denir...

Nitekim Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan da dayanamamış, "SSK'yı işte böyle soyuyorlar, işte böyle öpüyorlar..." demiş.

Ne kadar ilginç!

Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan, bundan iki hafta önce de bir açıklama yapmıştı. Bakan olunca göreve kendisinin önerdiği ve Cumhurbaşkanı Demirel, Başbakan Ecevit, Başbakan Yardımcısı Bahçeli'nin imzalarıyla İş ve İşçi Bulma Kurumu'nun Genel Müdürlüğü'ne getirilen Muzaffer Karataş'ın göreve başladığı gün makam odasındaki telefonları pahalı telefonlarla değiştirdiğini, makam odasındaki perdeleri, koltukları, masaları atıp 8 milyar liraya yeni mobilya koyduğunu ve görevde daha birinci ayı dolmadan 15 günlük Filipinler, 14 günlük de Almanya gezisine çıkma izni istediğini söylemişti.

Bakan söylemişti!

Ne kadar ilginç!

Ben bu haberi takip ettim, araştırdım. Doğru çıkmadı. Mobilyaları değiştirdi diye suçlanan Genel Müdür, tek bir değişiklik yapmamıştı. Filipinler'e gitmek için izin istedi diye suçlanan Genel Müdür'e geziye katılma önerisi İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Saim Çotur'dan gelmiş fakat kabul etmemişti. Almanya'ya gezi talebi de kuruma bilgisayar satan firmanın eğitim amaçlı daveti olarak gelmiş, bu da bakana yazılı olarak iletilmiş, izin çıkmayınca geziye gidilmemişti. İş ve İşçi Bulma Kurumu Genel Müdürü Muzaffer Karataş, sadece makamın 15 yıllık telefon santralini değiştirdiğini söylüyordu.

Ne kadar ilginç!

Kimdir bu İş ve İşçi Bulma Kurumu? 1946 yılında kurulmuş. 53 yaşında. Amacı işsizi iş sahibiyle buluşturmak. İşsizlere iş bulmak. Tekel durumunda. Fakat bu kurumdan özel sektör hiç işçi almıyor. 54 yıldır özel sektör İş ve İşçi Bulma Kurumu'ndan gelen hiç bir işçiyi almamış. İşçi Bulma Kurumu, sadece devlete alınacak işçi ve memurlara aracılık ediyor. Türkiye'de şu anda 14.5 milyon işsiz var. Bu kurumun yaptığı bir şey yok. 12 bölge müdürlüğü, 80 ilde il müdürlüğü var. 1832 kişi çalışıyor. 20 trilyon lira yıllık bütçesi var bunun 12 trilyonu maaşlara gidiyor. Dünya Bankası'ndan kredi alıp 106 tane makam aracı alıyor. Dünya Bankası'ndan 14 milyon dolar kredi alıp bilgisayar satın alıyor, bu bilgisayarları soğutmak için 300 milyar liralık yatırım yapıyor. Fakat bu İş ve İşçi Bulma Kurumu hiç bir işe yaramıyor. Bakan Yaşar Okuyan, bu kurumu kapatma yoluna gidecek yerde Yalova'dan ortaokul öğretmeni Mehmet Aslan'ı 3 ay önce getirip Genel Müdür Yardımcısı yapıyor.

İş ve İşçi Bulma Kurumu...

İşte böyle öpülüyor...

Mavi Akım: Tam gaz borulama!

Bakü-Ceyhan Boru Hattı ile Mavi Akım Boru Hattı ayrı cins yatırımlar. Biri petrol taşıyacak. Diğeri doğalgaz. Bu iki boru hattı hakkında söylenenler doğru, saklananlar az olsun diyerek açtığımız "Türkiye için biraz daha ışık..." köşesinde epey yol aldık, bazı temel bilgilere ulaştık.

Son durum şudur.

Çözdükçe dolaşıyor.

Ve benim anladığım kadarıyla Mavi Akım Projesi'nin altından; ülke kaynaklarını tam gaz borulama eğilimi çıkıyor.

Şöyle ki;

Millet Meclisi'nden kanun geçirerek Rus şirketi Stroytransgas ve onun iki ortağı Hazinedaroğlu ile Öztaş'a Samsun-Ankara hattını ihaleye çıkmadan verdiler. BOTAŞ, Mavi Akım boru döşeme işini bu 3 şirkete kilometresi 570 bin dolara yaptırıyor. Boru çapı 48 inç olacak. Borular Amerikan çeliğinden ve standart et kalınlığında olacak. Aynı BOTAŞ, Erzurum-İmranlı doğalgaz boru hattını Alarko firmasına kilometresi 480 dolara yaptırıyor. Yine 48 inç, Amerikan çeliği ve et kalınlığı aynı. Aynı BOTAŞ, İmranlı-Kayseri hattını ise TEPE firmasına kilometresi 457 bin dolara yaptırıyor. Boru çapı yine 48 inç, çelik Amerikan ve et kalınlığı standart. Aynı BOTAŞ, bu üç boru hattını yapacak firmalara da daha işe başlamadan dolar bazında yüzde 15 oranında avans verdi. İş başlamadan müteahhiti avansla destekleme imkanı nerede görülmüş? Aynı BOTAŞ, Doğubeyazıt-Erzurum hattını da STFA-FERSAN firmasına kilometresini 602 bin dolara döşetti. 48 inç, Amerikan çelik ve aynı et kalınlığı.

Çözdükçe dolaşıyor.
Mavi Akım, ihalesiz olarak, kanun zoruyla verildiği için mi kilometresi 570 bin dolar? Erzurum-İmranlı hattı ile İmranlı-Kayseri hattı, ihaleye çıktığı ve şirketler yarıştığı için mi 480 bin dolar? Neden şirketler işe başlamadan avanslar verildi? Mavi Akım niçin pahalı?

Tam gaz borulama....
Bu 4 ihale yapılırken Başbakan Mesut Yılmaz, Enerji Bakanı Cumhur Ersümer, BOTAŞ'ın üst düzey bürokrasisi aynı kişiler. Peki bu fark nereden geliyor, Türk halkına anlatmaları gerekiyor.

Kirlenmemiş bilgilerle anlatın.

Söyledikleriniz doğru olsun.

Sakladıklarınız az olsun.

Türkiye için biraz daha ışık.

Hergün biraz daha...

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır