|
|
Sanki kendini oynuyor!
Geçmişin "çocuk yıldızı" Mine Çayıroğlu, atv için çekilen filmde sönüp giden çocuk yıldızı canlandırıyor. Çayıroğlu, akıbetinin sönüp gitmek değil, "bir numara olmak" olacağını söylüyor.
Mine Çayıroğlu'nu ilk Aydan Şener ile oynadığı "Çalıkuşu" dizisinde tanıdım. Sonra pek çok dizi ve filmde karşımıza çıktı. "Çocuk yıldız" statüsünden "genç yıldız" statüsüne geçebileceği rollerde oynamaya başladı. Şimdilerde aldığı eğitim doğrultusunda sönüp giden çocuk yıldız değil de, "kalıcı yıldız" olma yolunda.
Mine Çayıroğlu ile sevdiklerini konuşmak için sevdiği bir mekân tesbit etmeye çalıştığımızda ilk aklına gelen, setler oldu. Şu aralar atv için -biraz kendi hayatını da yansıtan- film çekimi hazırlıklarında olan Çayıroğlu, en sevdiği mekân olan sette konuşmak istedi. Ne de olsa bildiği, büyüdüğü, kendini en rahat hissettiği ortamlardı setler... Ancak film çekimlerinde her daim yaşanan aksaklıklar nedeniyle Harvard Cafe'de görüştük.
ZAMAN
Gündüz değil de gece yaşamaktan hoşlandığını söyleyen Mine, gecenin gizeminin yaratıcılığı körüklediğine inanıyor.
"Ben gece insanıyım, gece gezmekten, gece yaşamaktan hoşlanıyorum. Zaten gündüz ile geceki mood'um değişiyor. Gece daha gizemli geliyor bana... Yaratıcı ruhlu, üretmeyi seven insanlar genelde gece çalışırlar. Ben de senaryo çalışmalarımı yapmak, şiir yazmak için geceyi tercih ediyorum."
MEKAN
Mine biraz yaşının, biraz da karakterinin özelliği olarak kalabalığı, arkadaşlarıyla birlikte eğlenebileceği yerleri sevdiğini söylüyor. Kendi ile kalmayı arzu ettiği zamanlar ise tercihi evi...
"Genelde insanların çok olduğu, canlı, çılgın ortamları daha çok seviyorum. Kendimle olduğum zamanlarda evi tercih ediyorum. Dışarı çıktığım zaman canlı bir ortam beni daha çok etkiliyor, insanlarla birlikte olmayı seviyorum. Ama sinemaya giderken tek başıma olmayı seviyorum."
HOBİ
Ata biniyor, dalıyor, şiir yazıyor, sinemaya gidiyor Mine. Sadece çalışmak kaplamıyor zamanını. Zevk aldığı şeyleri yapmaya özen gösteriyor, pek çok kişinin aksine.
"En çok sevdiğim şey sinemaya gitmek. İyi olmak kaydıyla günde 3-4 filme gidebilirim. Evde seyretmeyi sevmiyorum. Müziği çok seviyorum. Canlı müzik çalınan ortamları çok seviyorum. Kitapçılara girip, kitap almayı, onlara bakmayı çok seviyorum. Ben birkaç kitabı ayı anda okuyabilirim. O anki mood'uma göre değişiyor okuduğum kitap. En sevdiğim şeylerin başında ise ata binmek ve dalmak geliyor."
EĞİTİM
Sanatçılık için doğuştan bir yeteneğe sahip olunduğuna inanan Mine, bu yeteneği geliştirmek için eğitimin gerekliliğini savunuyor. O bu doğrultuda "çocuk yıldız"la, "kalıcı yıldız"lığın ayrımını çoktan yapmış bile...
"Kendimi bir oyuncu olarak eğitebilmek için İngiltere'de bir okula gitmeye karar verdim. İlla ki okullu olmakla sanatçı olunabilineceğini düşünmüyorum. Çünkü yetenek doğuştan gelen bir şey... Ama insanların yeteneklerine güvenip aynı yolda ilerlemelerine de karşıyım. Değişik yolları deneyip, yeteneklerini geliştirebilmeliler. Eğitim için yurtdışını tercih etmemin sebebi bu işi uluslararası boyutta yapmak istememdir. Uluslararası ve çok yönlü bir oyuncu olmak istiyorum. Gittiğim okul, temelde tiyatro eğitimi veriyor. Bunun yanı sıra sinema ve tiyatro oyunculuğu, dans ve şan eğitimi de veriliyor. Önümde büyük bir yol var. Ben bu yola hazırlıklı çıkmayı istiyorum. Büyük oynamayı seviyorum."
YAPMAK İSTEDİKLERİ
Herkes kendine hayatta bir çizgi çizerken Mine kendine bir üçgen çizmiş. Yapmak istediklerini de bu üçgen üzerinde işaretlemiş. Geriye sadece üçgeni hayata geçirmek kalmış.
"Benim yapmak istediğim şeyler Türkiye-İngiltere-Amerika üçgeninde... Kendime böyle bir yol çizdim. Ama Türkiye'deki projeler öncelikli olacak. Televizyon dizilerine ağırlık vereceğim. Ama sinemayı çok seviyorum. Çok iyi bir sinema filminde oynamak istiyorum. Müziği düşünüyorum. İlk etapta latin-jazz şeklinde bir single yapmak istiyorum. Okuldan mezun olduktan sonra İngiltere'de tiyatrolarda oynama şansım da olabilir. Ayrıca sinema ve televizyon oyunculuğu yapabilirim ama orada ajanslar aracılığıyla yapılıyor bu işler. Bunun yanı sıra Amerika'ya gitmek istiyorum. Amerika'daki ajanslara resimlerim gitti, belki orada bir şeyler yapabilirim. Tüm bunlar hayal gibi görünse de biraz çaba ile olabilir gibi geliyor. Çünkü her şey hayal etmekle başlıyor."
KARAKTER
Mine uzaktan biraz soğuk, hatta burnu havada görünüyor ama konuşmaya başlayınca son derece sıcak ve cana yakın olduğunu kavrıyorsunuz. Bu bana has bir saptama değil, herkes aynı şeyi söylüyormuş...
"Genelde insanlar beni ilk gördükleri zaman çok ağır diye düşünüyorlar ama çok asi zevklerim var benim. Hiperaktifim, bazen hiperaktifliğimden ne yapacağımı şaşırıp bunalıma girdiğim bile oluyor. Arkadaşlık benim için çok önemli. Azimliyim ve tuttuğumu koparmam gerekiyor mutlu olabilmem için. Hayatta tek tahammül edemediğim ve tek korktuğum şey başarısızlık. Özel yaşamıma yönelik plan yapmayı sevmiyorum. İnsanın yarın ne olacağı belli değil. Her anı doyasıya yaşamak gerektiğine inanıyorum. Sürprizleri çok severim hatta kendi kendime sürprizler yaparım. Tekdüzelikten ve monoton yaşamdan nefret ediyorum. "
|
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|