kapat

04.12.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
Sabah İnternet
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Teba
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
ZÜLFÜ LİVANELİ(livaneli@sabah.com.tr )


Yakınımızdaki iki saatli bomba

Son günlerde basında, enerji konusu üzerine yazılar çoğaldı. Bu yazıların hepsinin büyük bir dikkatle okunduğuna ve ilgi çektiğine eminim.

Çünkü bu konuda çok büyük rantların söz konusu olduğunu ve her paralı işte olduğu gibi büyük oyunlar döndüğü kuşkuları var.

Bir eski Başbakan, kardeşiyle birlikte Amerika'daki en büyük enerji şirketleriyle görüşüyor ve onları dehşete düşürecek önerilerde bulunuyor.

Görüşmeden sonra, şirket yetkilileri Amerika yasalarının suç saydığı bazı konuların gündeme getirilmesinden dolayı büyük bir korkuya ve tedirginliğe kapılıyorlar.

Mavi Akım işi kafaları karıştırıyor.

Bakü-Ceyhan projesinin bir içyüzü var bir de görünen yüzü!

Kısacası enerji 2000'li yılların en önemli gündem maddesi olmaya aday görünüyor.

Çünkü 65 milyon insanın kullanacağı, tüketeceği enerji, akla durgunluk verecek paraların harcanmasını gerektiriyor.

Bu harcamalardan pay almak isteyen çok.

***

Şimdi de nükleer enerji gündeme geldi.

Herhalde bu konu çok tartışılacak, enine boyuna görüşülecek.

Benim dikkat çekmek istediğim konu eski ve kötü işletilen nükleer santrallerin yaratabileceği tehlikeler.

Biz, yeni santrallerin güvenliğini tartışırken, yanıbaşımızdaki iki büyük tehlikeyi unutuyoruz.

Bulgaristan sınırımızdaki Kozluduy ve Ermenistan sınırımızdaki Metsamor nükleer santrallerinin, aynen Çernobil gibi felaket yaratabilecek bir konumda olduğu yıllardır yazılıp çiziliyor.

Depremde gördüğümüz gibi bu tip faleketler sınır tanımıyor. Türkiye sınırları içinde değil diye bu saatli bombalara göz yumamayız.

Türkiye'deki santraller tartışılırken bu konunun da enine boyuna görüşülmesi gerekiyor.

Not 1: Dünkü "Mavi Akım derken..." yazımız üzerine Şarık Tara aradı ve Mavi Akım projesinin hiç bir aşamasıyla en ufak bir ilgisinin bulunmadığını söyledi. Kendisini bir masa çevresinde Lujkov, Gasprom başkanı, Mesut Yılmaz, Turgut Yılmaz, Enerji Bakanı Cumhur Ersümer ve Moskova Büyükelçisi Nabi Şensoy'la toplantı yaparken gösteren fotoğrafı sorduğumda da, resimdeki kişinin Gasprom başkanı değil bir ressam olduğunu açıkladı.

Not 2: Bu köşede yayınlanan "Küçük Diktatörler" yazısına çok olumlu okuyucu mesajları geldi. Bazı dostlarım ise "kime kızıp da o yazıyı yazdığımı" sordular. İnanın kimseye kızmadım, kimseyi de kastetmedim. Ben dahil herkesi sorgulayan genel bir yazı yazdım. Elimize küçük ya da büyük bir iktidar olgusu geçirdiğimizde, yozlaşmaya açık hale gelişimizi anlatmaya çalıştım.

Yazılarımın genel anlamıyla ele alınması beni sevindirir. Çünkü bu köşe, kişilere saldırma, aşağılama ya da karalama köşesi değildir.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır