


Yağmur duası
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer dün Bursa'daydı... Enerji sıkıntısı... Barajlardaki su seviyesinin düşmesi konuşulurken...
Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır "Sayın Bakan" diye sesini yükseltti.
Herkes, Yalçınbayır'a döndü.
Ertuğrul Bey "bir önerim var" dedi.
Ersümer:
- Öneriniz nedir Ertuğrul Bey?
- Sayın Bakanım... Acaba diyorum... Topluca... Yağmur duasına mı çıksak?
***
Yağmur duası "Allahümme eskina, gaysen, muğisen, henien, merien, gadakan, mücellenen, seyhan......" diye başlar.
"Türkçesi" özetle şöyle:
Allahım, bize yardım eden, içimize sinen, ferahlık veren, bol, yararlı her tarafı sulayan bereketli bir yağmur ihsan eyle.
Allahım bizi yağmurla sula.
Ey yüce yaratıcımız, bizim için ekinleri yetiştir, sütlerimizi bollaştır, bizi gökyüzünün bereketi ile sula.
Ey cömert Allahımız.
Bize gökten bol, bol yağmur yağdır.
***
Yurdumuzun pek çok yerinde...
Özellikle de "Orta Anadolu'da" zaman, zaman yağmur duasına çıkılır.
Geçen pazar Isparta'daydık...
Oralarda... Örneğin Demirel'in "İslamköyü'nde" de çıkılır.
Şevket Demirel dedi ki:
- Çocukken babamız, ağamı (Süleyman Demirel), beni, Hacı Ali'yi de alır, yağmur duasına götürürdü.
- Hangi mevsimde giderdiniz?
- Sonbahar'da... Yağmur gecikince... Bir de İlkbahar'da.
- Şevket Bey, "hâlâ" yağmur duasına çıkar mısınız?
- İki yıl önce... İslamköy'de çıkıldı... Ben de çıktım... Çok etkileyicidir... Duygulanırsın.
- Çıktınız, dua ettiniz... Ya yağmur?
- Allah seni inandırsın... Dua bitti... Toros Dağları'ndan bir bulut geldi... Ardından yağmur... Bütün Isparta şahittir.
***
Süleyman Demirel'i "mühendisliğe... Suya... Baraja... Siyasete... GAP'a" itekleyen neden, işte budur.
Çocuk yaşta yaşadığı susuzluk.
Köylünün, kentlinin "akın, akın" yağmur duasına çıkışı.
"Sonunda" Demirel "zirveye kadar" tırmandı.
Ama hâlâ "Su... Baraj... Enerji" diye haykırıyor.
"Fikret Otyam patentli" bir anı...
GAP'ta, Demirel konuşurken, bir köylü "Ula Haso" diye yanındakine seslenir:
- Koca Demirel'in kafasında saç yohtir ula Haso.
Haso'nun tepkisi:
- Ula Memo, görmirsen, Demirel "su, su" diye saçını, başını yolir.
Gerçekten de Baba, "saçını, başını yoldu."
Ama son yıllarda...
"Derdini" anlatmakta çok zorlandı.
***
"Konuyu" iyi bilenlerden biri de "Baba'nın eski bürokratlarından" Recai Kutan'dır.
- Recai Bey, elektrikler neden kesildi?
- Her yıl üç milyar dolar enerji yatırımı gerekiyor...Bir milyar dolar da nakil hatlarına yatırım... Sayın Demirel, Çankaya'ya çıktıktan sonra bu işler aksadı.
- Tek sebep bu mu?
- Türkmen doğalgazı 1999'da Ankara'da olacaktı... Bu proje de gecikti... Elektrikler kesildi... Zira Türkiye iyi yönetilmiyor.
***
Cumhur Ersümer de dün "saçını, başını" yoluyordu:
- 20 barajda, su seviyesi, altı metre düştü... 1987'de seçim sloganımız "enerji alan değil, satan Türkiye" idi... Gerçekten de biz dışarıya satıyorduk...
Hakkını yememek gerek, Ersümer de, tıpkı Baba gibi, uzun süredir "enerji... Yatırım" diye gırtlağını patlatıyor.
***
2000'e 27 gün kala "yağmur duasından medet umar" halde mi olmalıydık?