kapat

04.12.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
Sabah İnternet
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Teba
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
YILMAZ KARAKOYUNLU(yilmazk@sabah.com.tr )


Mülkiye / 140...

Bir ülkenin varlığına nitelik katan kurumlar vardır. Değeri yıllar sonra fark edilir. Mülkiye bu gerçeğin ülkemizde en özgün ve en nitelikli örneğidir.

Bugün Mülkiye'nin 140. kuruluş yıldönümü... Dün Mülkiye salonlarında 140 yıllık onurlu geçmişin geleceğe uzanan gururunu yaşadık. Türkiye siyasetçisiyle, iktisatçısıyla, yöneticisiyle, bürokratıyla, diplomatıyla bu büyük ocağın ruh ve heyecanı ile coştu.

Yüzlerce ağızdan tek ses yükseldi: Hey Mülkiye!.. Selam sana, şan sana...

Önce İstiklal Marşı'nı sonra, Mülkiye Marşı'nı söyledik...

Başka bir aşk istemez, aşkınla çarpar kalbimiz...

Ey vatan göz yaşların dinsin yetiştik çünkü biz...

Yüz kırk yıllık Mülkiye disiplininin çocukları dün Türkiye idrakinin ahlakında ve Cumhuriyet ideali etrafında, demokrasiye, laikliğe ve özgürlüklere sahip çıkmanın heyecanını paylaştılar.

***

Ben Mülkiye'nin 100. yıldönümünde mezun oldum. Rahmetli dekanımız Fehmi Yavuz bizim sınıf için "yüz yıllık aş ermenin çocukları" derdi. Geriye dönüp bakıyorum; 40 yıl önce Türkiye'nin iftihar ettiği büyük kadroyu yetiştiren Mülkiye nerede diye kendime soruyorum. Ve sonra dönüp günümüzün gerçeğinde Mülkiye'nin yerini ve değerlerini arıyorum.

Hiç kuşku yok ki değişen koşullar Mülkiye'nin geleneğine yenilikler ekledi. Bu yenilikler, hedeflerini ve değerlerini bilen ulus ve ülke terbiyesi ile yoğruldu. Ve yeni yüzyıla hazırlanışın sorumluluğunu yüklendi.

Medeni hukuk hocamız rahmetli Kemal Fikret Arık dekan seçildiği yıl açılış konuşmasında Mülkiyeli tarifi verirken çok nitelikli kelimeler seçmişti: "Mülkiye demek, Türkiye ahlakı demektir. Zira her Mülkiyeli'nin aklında ve imanında bu ülkenin bekası, ihyası, milli ve manevi manası vardır" diyordu.

Cebeci'nin en ihtişamlı binasında eğitime başlamak bize büyük iftihar fırsatı vermişti. Bütün memuriyet yıllarımızda bu iftiharı canlı tutmayı bildik. Nice valiler, büyükelçiler, genel müdürler, müsteşarlar, büyük şairler, bestekârlar, ressamlar çıktı. Nice bakanlar, başbakanlar, Meclis başkanları bu okulun sıralarından yetişti.

***

Mezun olduğumuz gün, eğitimimize yön veren değerli hocalarımız hayattaydı. Her biri Türk üniversite yaşamının abide şahsiyetleriydiler. Yetişmemiz için bilgilerini, deneyimlerini böylesine cömertçe öğrencisinin emrine veren kadrolar bir daha bulunur mu bilmem. Biz tarihli bir nesildik ve böyle değerli hocaların sınıflarında vatan hizmeti için yetiştirildik...

Çoğu ebediyetin sırlarında yaşıyorlar. Fikret Arık, Bedri Gürsoy, Bahri Savcı, Seha Meray, Yavuz Abadan, Aziz Köklü, Reşat Aktan, Burhan Koni, İsmail Hakkı Ülkümen, Tahsin Bekir Balta, Ahmet Şükrü Esmer, Kemal Arar, Fadıl Hakkı Sur, Hamit Sadi Selen, Nejat Bengül, Fahir Armanoğlu, Şefik İnan...

Kırk yıl önce mezun ettiği öğrencilerinin dudaklarında aziz ruhlarına bir şükran duası ve fatiha vardı...

Yaşayan hocalarımız var... Cahit Talas, Sadun Aren, Nermin Abadan Unat, İlhan Unat, Cumhur Ferman, Feyyaz Gölcüklü, Suat Bilge, Mehmet Gönlübol, Arif Payaslıoğlu, Mazhar Hiçşaşmaz. Hepsine uzun ömürler diliyoruz...

***

Mülkiye'nin 2000'li yıllara ilişkin iddialarını genç dekan Celal Göle'nin azimli ve kararlı açıklamalarından öğrendik. Yeni yüzyıla hazırlığın gereklerinde hiçbir aksamaya meydan vermeyen ciddiyet hemen kendisini gösteriyordu. Mülkiye, bugün aynı azmin ve kararlılığın içinde ve emin ellerde geleceğe hazırlanmaktadır...

Dün Mülkiye öğrencilerine hitaben bir konuşma yaptım. 20. yüzyılın eşiğinde Türkiye gerçeğini irdeleyen iki Mülkiyeli'nin 1899 yılındaki dünyaya ve Türkiye'ye bakışlarını anlattım. Bu iki kişiden birisi iktisadi liberalizmin babası Maliye Vekili Mehmet Cavit; ikincisi siyasi liberalizmin babası, Tanin'ci Hüseyin Cahit idi.

İkisi de özgür ve müreffeh Türkiye'nin yaratılmasında yoğrulacak hamurun teknesi olarak Mülkiye'ye güveniyorlardı.

100 yıl sonra bu güvenin onuruyla ve milenyumun sorumluluk idrakiyle Mülkiye diyoruz...

Mülkiye selam sana, şan sana...

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır