kapat

04.12.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
Sabah İnternet
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Teba
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
RAUF TAMER(rtamer@sabah.com.tr )


O duygu...

İçimizde hep bir şüphe var.

Gaz'dı, enerji'ydi, uçak alım satımıydı, şuydu, buydu, hangi alışveriş gündeme gelse, acaba kimler zıkkımlanıyor diye kahredici bir şüpheyle kıvranıp duruyoruz.

Türkiye'nin ihtiyaçları unutuluyor... Bu projelere sahiden gerek olup olmadığı kaynayıp gidiyor.

Kafamızda sadece hırsızlık, yolsuzluk gibi kavramlar yaşıyor.

Sürekli acaba mı?

Acaba mı, acaba mı?

*

Gerçi bu güvensizlik duygusu boşuna doğmadı...

Birçok pervasızlık, hem kafamızı hem midemizi bulandırdı. Meclis soygunu denen paketi bile henüz anlayabilmiş değiliz.

Ama sürekli şüphe'yle yaşanır mı?

Hep iğne üstünde oturulur mu?

Prefabrik evlerden tutun helikopter siparişlerine kadar, ruhumuzu bir acaba mı rüzgârı kapladı... Deprem yardımları bile kafamızda bir soru işareti olarak kalmış ki, artık yardımlarımızı devlet eliyle değil, bizzat kendimiz yapmaktayız. Deprem Vergisi denen yeni düzenleme, bizi bu yüzden isyan'a sürüklüyor.

Çok fena.

*

Önce bu güvensizlik duygusu'nun kalkması lazım.

Nasıl deprem olacak korkusuyla yaşanmazsa, hırsızlık olacak kaygısıyla da yaşanmaz.

O zaman kimse iş yapamaz.

Kimse karar veremez. İmza atamaz. Sorumluluk alamaz. Böyle hükümet de olunmaz... Böyle muhalefet de fayda getirmez.

*

Bu güvensizliği bize kimler vermişse vermiş... Kahrolsunlar.

Menfaatler öylesine iç içe girmiş ki, kafalarımız karmakarışık.

Ama biz, bu güvensizliğe teslim olup pes edemeyiz.

Türkiye'yi bir hırsızlar cenneti olarak algılarsak, hiçbirimiz mesleğimizi yapamayız.

Her taşın altında bir hile, her projenin dibinde bir hülle arayarak nereye varabiliriz?

Sap'la saman da karışmıştır.

Türkiye'nin yararı'na olan en safiyâne hamleler bile maalesef soygun'la eşdeğer tutulmaya başlamıştır.

Zaten bize en pahalıya patlayacak olan da budur.

Çünkü temizler, kirlilerin yanında kirleniyor, kirliler ise temizlere sığınarak yoluna devam ediyor. Devran aynı devran.

Çare... Şeffaflık.

*

Güvensizlik duygusuyla yaşamak, vurgunlardan daha büyük tahribat getiriyor.

Bu duygudan kurtulmak için, acaba kaç vurgun'a daha katlanmak lazım, bilemiyorum.

Ama bana diyebilir misiniz ki:

- Artık köprü yapmayalım.

- Santral kurmayalım.

- İhale düzenlemeyelim.

- Tunel açmayalım.

- Türkiye'nin önünü tıkayalım.

- Gazsız ve elektriksiz yaşayalım...

Diyemezsiniz.

Öyleyse, güvensizlik duygusunu aşmaya mecburuz.

Bu duyguyu aşmak için Ankara bize zerre kadar yardım etmese bile, biz bu duyguyu aşmaya mecburuz.

Evet, Türkiye'de hırsızlar var.

Ama bütün Türkiye hırsız değil.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır