Enerji işi: Çok para. Milyon dolarlar, milyar dolarlar. Krediyle, Hazine garantisiyle alınan borç paralar. Dünya finans kurtlarına ödenen yüksek faizler.
Petrol: Oyun içinde oyun.
Doğalgaz: Akıntı içinde takıntı.
Süperler arası çekişmeler. Büyük şirketler arası kapışmalar. Lobici şirketlerin komisyon tırtıklama yalakalıkları. Amigo gazeteciler... Büyük çıkarlar. Çatışan menfaatler. Çok para, çok laf, çok dedikodu, pis söylenti, çok çarpıtma, çok kirlenme.
Sağlam bilgi hangisi?
Mutlaka gerçeği bulmalıyız.
Kim bize doğruyu söylüyor? Doğrunun peşindeyiz. Enerji Bakanlığı Müsteşarı Yurdakul Yiğitgüden'den iki gündür bu köşede Bakü-Ceyhan Boru Hattı ile ilgili tekrarladığımız 10 soruya cevap geldi.
Uzun uzun yazılmış.
Özetliyorum: Bakü-Ceyhan Petrol Boru Hattı'nın, 2.4 milyar dolara biteceği hesaplanmaktadır. Azerbeycan'dan, Gürcistan'dan geçip Türkiye sınırından girecek, Ceyhan'da denize kavuşacaktır. Hattın sahibi Türkiye Devleti değildir. Hattın sahibi, içlerinde Türk devlet şirketi TPAO'nun da yüzde 6.75 oranında ortak olduğu ABD, Norveç, Japonya, Suudi Arabistan, İngiltere, Rusya, İskoçya, Azerbeycan petrol şirketlerinden oluşan 11 ortaklı AIOC'dir. Hattın yapım parasını bu AIOC karşılayacaktır. Azerbeycan ve Gürcistan Hattı'nı AIOC yaptıracak, boru hattının Türkiye sınırından Ceyhan'a kadar olan bülümünü yaptırma müteahhitliğini ise Türk devlet şirketi BOTAŞ üstlenecektir. BOTAŞ aynı zamanda Ceyhan'daki terminalin de müteahhitliğini yapacaktır. Türkiye bölümünün maliyeti götürü usül, sabit fiyat, anahtar teslimi 1.3 milyar dolar seviyesinde olacaktır. Ayrıca 100 milyon dolar da arazi kamulaştırma bedeli tutacaktır. Projenin Türkiye kesiminin yapımı, belirlenen 1.3 milyar doların üstünde olması halinde aradaki farkı BOTAŞ karşılayacaktır. Türkiye Hazinesi, BOTAŞ'ın bu tür ödemelerini garanti edecektir. BOTAŞ, hattın Türkiye bölümünün hem döşeme-yapım müteahhitliğini yapacak, bittikten sonra da işletmeciliğini üstlenecektir. Dolasıyla BOTAŞ, bu hattan gelip Ceyhan'a ulaşacak her varil petrolün üstünden bir Türkiye toprağından geçiş kirası, bir de boru hattı işletme geliri olmak üzere iki kalem getiri alacaktır. Bunun yıllık toplamı 100 milyon dolar ile 300 milyon dolar arasında olacaktır. Bu hat çekildi diye Türkiye'nin petrolü ucuz fiyata alması söz konusu değildir. Bu hattın yapılıp boş kalma tehlikesi yoktur. Hattın bittiğinin ilk yılı günde 200 bin varil, 8 yıl sonra da günde 1 milyon varil petrol Ceyhan'a ulaşacaktır.
Bunlar tamam.
Fakat kafa kurcalayan...
Mide bulandıran durumlar var.
Devlet şirketi BOTAŞ, niçin müteahhit yapıldı? BOTAŞ'ın boru inşaatı yapmak gibi bir uzmanlığı, tecrübesi, birikimi yok. BOTAŞ sadece yapılmış boru hatlarını işleten bir kuruluş. Uzmanlığı işletmecilik. Acaba BOTAŞ'ın müteahhit yapılmasının altında Gürcistan ile Azerbeycan hatları yapılamazsa bunu da BOTAŞ üstlenir gibi bir hinoğlu hinlik mi yatıyor? Hattın Türkiye bölümü 1.3 milyar doların çok üstüne çıkarsa diyelim ki, 3.8 milyar dolar olursa aradaki farkı niçin BOTAŞ ödüyor? Hakikaten bu boru hattı Türkiye'ye kaç milyar dolara patlıyor? Ve Türkiye'nin borç bulup faiz ödeyerek yatırdığı parayı geri kazanması kaç yılı alacaktır?
Tertemiz, kirlenmemiş...
Kafa karıştırmayan...
Mide bulandırmayan...
Cevapları bekliyoruz...
Türkiye için biraz daha ışık!
Mavi Akıntı: Takıntı!
Soru: Mavi Akım Projesi'nin Samsun-Ankara bölümünün yapımı ihalesiz bir şekilde biri Rus ikisi Türk olmak üzere üç şirkete verildi. Bu ihaleyle hattın kilometre maliyeti 680 bin dolara geliyor. Oysa Refahyol döneminde ihalesi yapılan Sarıkamış Erzurum Boru Hattı'nı bir Türk şirketi (STFA) kilometresini 430 bin dolara yapıp teslim etti. Üstelik o sırada dünya ekonomik krizi patlamamıştı ve dünya çelik fiyatları şimdikinden yüzde 30 daha pahalıydı. Bu hatlar çelikle yapılıyor, çelik fiyatları yüzde 30 ucuzlamışken niçin Mavi Akım Hattı'nın kilometresi 680 bin dolar fiyata yaptırılıyor? İki hattı da ihale eden BOTAŞ... Niçin bir hattın kilometresi 430 bin dolar, diğerinin 680 bin dolar?
Soru: Mavi Akım'ın Samsun-Ankara bölümü boru döşemesi işini Rus şirketi Stroytransgas ve iki Türk şirketi Hazinedaroğlu ile Öztaş'a vereceksiniz ve isim de koyarak, üstelik işi ihaleye çıkartmadan bu şirketlere yaptıracaksınız diye Meclis'ten kanun da geçirterek bağlayan BOTAŞ, niçin yasaya şirket ismi yazdırdı? Rusya'da ve Türkiye'de başka şirketler de bu boru yapma işine talip olabilirdi, belki de daha ucuz teklif verebilirlerdi? BOTAŞ ve ona bu ihaleyi yaptıranların arkasındaki hükümet güçleri, rekabeti niçin idam ediyor?
Cevapları bekliyoruz...
Anlaşılır olsun...
Veri tabanlı olsun...
Ve kirlenmemiş olsun...
Türkiye için biraz daha ışık.